|
HZ.DAVUT'A
MİRASÇI OLAN PEYGAMBER; HZ.SÜLEYMAN
Cenab-ı Allah peygamberi Hz. Süleyman'ı Hz. Davud'a mirasçı kılmıştır.
Ve kendisine Cenab-ı Allah'a olan duasının bir icabeti olarak daha
önce hiç kimseye verilmemiş bir mülk armağan edilmiştir. Kur'an-ı
Kerim'de Hz. Süleyman'ın Rabbine olan duası şu ayette zikredilir:
"Rabbim,
beni bağışla ve benden sonra hiç kimseye nasib olmayan bir mülkü
bana armağan et. Şüphesiz sen, karşılıksız armağan edensin."
(Sad Suresi 35)
Hz.
Süleyman'da kendisine hüküm ve hikmet verilen peygamberlerdendir.
Allah-u Teala Hz. Davud'a olduğu gibi Hz. Süleyman'a da katından
bir ilim vermiştir. Kur'an-ı Kerim'de Hz. Süleyman inkar edenleri
kontrolü altına alması ve onlar üzerinde hakimiyet kurması ile övülerek
zikredilmektedir.
Nitekim Hz.Süleyman'ın tarihte büyük bir hakimiyet kurduğu bildirilmektedir.
Kuşlardan, cinlerden ve şeytanlardan kalabalık ve çok güçlü bir
ordusu olduğu, hepsinin de Hz. Süleyman'a tam bir itaat ile itaat
ettiği anlatılmaktadır.
Kuran'da ifade edildiği üzere Hz. Süleyman'ın ordusu tam bir disiplin
içinde hareket etmekte ve onun emirlerine kayıtsız şartsız uymaktadır.
Elbette Hz. Süleyman'a küfre karşı savaşacak bu kadar güçlü bir
ordunun verilmiş olması Allah'ın katından çok büyük bir lütuftur.
Ayrıca Hz. Süleyman'a böyle bir orduya hükmedebilmesi için kuşların
konuşma dili de öğretilmiştir. Bunun yanında Allah'ın (c.c.) bu
değerli elçisi karıncaların konuşmasını da anlamaktadır. Kuşkusuz
bu onun için Allah-u Teala tarafından verilen apaçık bir ihsandır.
Kur'an-ı Kerim'de de Allah'ın (c.c.) kendisine bu lütfu şu şekilde
açıklanmaktadır:
"Süleyman,
Davud'a mirasçı oldu ve dedi ki: Ey insanlar, bize kuşların konuşma-dili
öğretildi ve bize her şeyden (bol bir nimet) verildi. Gerçekten
bu, apaçık bir üstünlüktür." Nihayet karınca vadisine geldiklerinde,
bir dişi karınca dedi ki: Ey karınca topluluğu, kendi yuvalarınıza
girin, Süleyman ve orduları, farkında olmaksızın sizi kırıp-geçmesin."
(Neml Suresi 16-18)
Ayrıca
Allah-u Teala Kur'an'da "rüzgarın" Hz. Süleyman'ın emrine
verildiğini haber verir. Allah'ın izniyle rüzgar Hz. Süleyman'ın
dilediği yöne esmektedir. Bunun yanında Hz. Davud'a erimiş demiri
sel gibi akıtan Cenab-ı Allah, Hz. Süleyman'a da bakır madenini
sel gibi akıtmış, onu da böyle bir nimetle ödüllendirmiştir.
Hz. Süleyman'ın kendisine istihbarat konusunda yardım eden, ona
düşman topluluklarından haber getiren bir kuşu da bulunmaktadır.
Sebe Melikesi ve ülkesi hakkında kendisine bilgi getiren ve onlara
Hz. Süleyman'ın mesajını ileten yine Hüdhüd olmuştur.
Hz. Süleyman Cenab-ı Allah'a iman etmeyen ve teslim olmayan Sebe
Melikesi'yle ilgili bilgi alınca, hemen kendisi ona Hüdhüd ile haber
göndermiştir. Ve Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla başlayan bir
mektup bıraktırmıştır.
Sebe
Melikesi Belkıs Hz. Süleyman'ın gücünü ve kararlılığını açıkça gösteren
bu mektup karşısında hemen ileri gelenleri toplamış ve ne yapması
gerektiğini istişare etmiştir. Daha sonra Hz.Süleyman'a hediye göndererek
onun kendi hükümdarlığını ele geçirmesini engellemek istemiştir.
Ne var ki Sebe Melikesi Allah'ın elçilerinin hak yolda ne kadar
kararlı ve dirayetli olduklarını kavrayamadığı için gönderdiği hediye
ile Hz. Süleyman'I ikna edebileceğini zannetmiştir. Hz. Süleyman
ise onun bu tavrına karşılık Allah'ın kendisine verdiğinin daha
hayırlı olduğunu bildirmiş ve Sebe Melikesi Belkıs'a şöyle bir cevap
göndermiştir:
"Sen
onlara dön, biz onlara öyle ordularla geliriz ki, onların karşı
koymaları mümkün değil ve biz onları ordan horlanmış-aşağılanmış
ve küçük düşürülmüşler olarak sürüp çıkarırız." (Neml Suresi
37)
Hz.
Süleyman bir çok ayette zikredildiği üzere oldukça görkemli bir
köşkte yaşamaktadır. Bu mekan cinler ve şeytanlar tarafından özel
olarak Hz. Süleyman'ın emrine göre inşa edilmektedir. Onlar peygamber
için Kur'an'da belirtilen şekilde havuz büyüklüğünde çanaklar ve
yerinden sökülmeyen kazanlar yapıyorlardı. Ayrıca şeytanlar Allah'ın
elçisine bina ustalığı yanında, dalgıçlık yaparak da hizmet etmekteydiler.
Allah bu şeytanların tamamiyle Süleyman'ın kontrolünde olduğunu
ve asla ona itatten dışarı çıkamadıklarını bildirmektedir. Öyle
ki bu şeytanlar ayetin açıklamasına göre sağlam kementlerle birbirlerine
bağlanmışlardır. Ve onların içinden Allah'a isyan ederek kim Hz.
Süleyman'ın emrinden çıkarsa, ateş azabı ile cezalandırılmaktadır.
Bu nedenle hiç biri itaatsizliği göze alamıyordu.
Hz. Süleyman gösterdiği ahlak ile müminlere örnek olan bir peygamberdir.
Zira kendisine görülmemiş bir zenginlik ve mülk verilmişken Hz.
Süleyman tüm mülkün sahibinin Allah(c.c.) olduğunu bilerek, üstün
bir ahlak göstermiştir. Öyle ki sahip olduğu malı Allah-u Teala'yı
zikretmek için istediğini özellikle belirtmektedir:
"Hani
ona akşama yakın, bir ayağını tırnağı üstüne diken, öbür üç ayağıyla
toprağı kazıyan, yağız atlar sunulmuştu.O da demişti ki: "Gerçekten
ben, mal (veya at) sevgisini Rabbimi zikretmekten dolayı tercih
ettim." Sonunda bu atlar (koştular ve toz) perdesinin arkasına
saklandılar."(Sad Suresi 31-32)
Hz.
Süleyman tüm diğer peygamberler gibi Allah tarafından seçilmiş ve
müminlerin başına getirilmiş bir peygamberdir. Bu nedenle güzel
ahlakta, sabırda, kararlılıkta ve imanda tüm müminlerin özendiği
bir güzellik içindedir. Rahman olan Allah bu takvası neticesinde
onu da kendi katından bir yakınlık ile müjdelemiştir. Kuşkusuz bu
iman eden ve Allah'a kavuşmayı dileyen bir mümin için dünyada elde
edilebilecek en büyük şereftir.
"İşte
bu, bizim vergimizdir. (Ey Süleyman) Artik sen de hesaba vurmaksizin,
ver ya da tut. Süphesiz, onun Bizim katımızda gerçekten bir yakınlığı
ve varılacak güzel bir yeri vardır." (Sad Suresi, 39-40)
|