HESAP GÜNÜ PİŞMAN OLANLAR

"... Azabı gördüklerinde pişmanlıklarını saklarlar; biz de inkar edenlerin boyunlarına halkalar geçirdik. Onlar, yaptıklarından başkasıyla mı cezalandırılacaklardı?" (Sebe Suresi, 33)

Allah bu ayetinde azabı gördüğünde pişman olacak olan insanlardan bahsetmektedir. Bu insanların ateşin karşısındaki pişmanlıkları, dünya hayatında yaptıklarından veya yapmayarak ertelediklerinden kaynaklanan bir pişmanlıktır. Allah'ın Kur'an'da cehenneme giden insanların pişmanlıklarını ya da korkularını bildirmesinin sebeplerinden biri bizim ibret almamızdır. Çünkü Allah Kur'an'ı alemlere bir "öğüt" olarak indirdiğini bildirmiştir. Bu nedenle her insanın bu ayetleri kendisi için düşünmesi ve telafi edilemez bir pişmanlık yaşamamak için hiç taviz vermeden vicdanına uyarak yaşaması gerekir.

İnkarcılar, ahiret gününde gerçekleri görüp anlayacaklardır. Dünya hayatında zaten gerçekler onlara anlatılır, ancak yüzçevirmiş ve Allah'ın elçilerini dinlememiş olmaları, hatta onlara karşı mücadele etmiş olmaları, inkarcılara tarif edilemez bir acı verecektir.

Örneğin hakkında cehennem hükmü verilen bir insan eğer dünyada Allah'ın varlığını inkar etmişse bundan dolayı büyük bir pişmanlık duyar. Çünkü ahirette kendisini, Yaratıcısı'nın karşısında bulur. Hayatı boyunca Allah'ın onu izlediğini, ona şahdamarından daha yakın olduğunu anlar. Sahip olduğunu zannettiği herşeyin aslında Allah'a ait olduğunu, Allah'ın yarattığı bir dünyada, Allah'ın yarattığı bir bedenle yaşadığını görür. Bütün bunların farkına vardığında, dünyadayken ne kadar büyük bir gaflet ve cahillik içinde yaşadığı ortaya çıkar. Ancak belki de pişmanlığın bundan daha fazla acı veren yanı şudur. Her insan vicdanında Allah'ın varolduğunu bilir. Çünkü vicdan insana bütün hayatı boyunca doğruyu gösterecek şekilde varedilmiştir. Yani kendisini bilerek ve isyeterek bu durumun içine sokmuştur. Bu gerçeği ahirette şöyle itiraf ederler:

"Öfkesinin-şiddetinden neredeyse patlayıp parçalanacak. Her bir grup içine atıldığında, bekçileri onlara sorar: "Size bir uyarıcı gelmedi mi?"
Onlar: "Evet" derler. "Bize gerçekten bir uyarıcı geldi. Fakat biz yalanladık ve: "Allah hiç bir şey indirmedi, siz yalnızca büyük bir sapmışlık içindesiniz, dedik."
Ve derler ki: "Eğer dinlemiş olsaydık ya da akıl etmiş olsaydık, şu çılgınca yanan ateşin halkı arasında olmayacaktık."
Böylece kendi günahlarını itiraf ettiler. Çılgınca yanan ateşin halkına (Allah'ın rahmetinden) uzaklık olsun." (Mülk Suresi, 8-11)

Dünya hayatındayken yerine getirilmeyen ibadetler de hesap gününde pişmanlığa neden olacaktır. Güç ve kuvveti yerindeyken namaz kılmayanlar, hiçbir sebebi olmaksızın oruç tutmayanlar, infak edebilecekken infak etmeyenler, zekatı vermeyenler veya yoksulların doyurulması için insanları teşvik etmeyenler ahirette bunun pişmanlığını yaşarlar. Bütün bu ibadetlerini dünyadayken yerine getirmemiş olanlar, dünyaya tekrar dönerek bunları yapmayı isteyeceklerdir. Ancak ahiret geri dönüşü olmayan bir vakittir. Ölümle birlikte insana tanınan fırsatlar tümüyle sona erer. Hiç kimsenin geçmişteki hatalarını telafi etme şansı kalmaz. Herkes dünya hayatında ne kadar sevap topladıysa onlarla kalır. Cehennem ehli ise dünya hayatında yapmadıklarını ahirette tek tek itiraf edecektir:

"Sizi şu cehenneme sürükleyip-iten nedir?"
"Onlar: "Biz namaz kılanlardan değildik" dediler.
"Yoksula yedirmezdik.(Batıla ve tutkulara) Dalıp gidenlerle biz de dalar giderdik. Din (hesap ve ceza) gününü yalan sayıyorduk. Sonunda yakîn (kesin bir gerçek olan ölüm) gelip bize çattı." (Müddessir Suresi, 42-47)

Kur'an hükümleri yerine, çoğunluğa uymak da insanlara pişmanlık getirir. Bir çok kişinin Allah'a inanmaması, namazlarını kılmaması, dini yaşamaya yanaşmaması insanı kandırmamalıdır. Çünkü yeryüzünde çoğunluğun doğru düşüneceği, doğru davranacağı, doğru hüküm vereceği gibi bir kanun yoktur. Hatta aksine Allah yeryüzündeki insanların büyük bir kısmının iman etmediğini haber verir. Bu nedenle çoğunluğa aldanarak Allah'ın dininden yüz çevirmek çok büyük bir pişmanlık sebebidir.

Dünyada dinde gevşeklik göstererek bir takım hırsların peşine düşmek de insana ahirette büyük bir pişmanlık verir. Örneğin çok zengin olmayı hırs edinen, bütün enerjisini, hayatını, vaktini, imkanlarını para kazanmak için harcayan bir kişi, eğer iman ederek ölmemişse ahirette koskoca bir emeğin sonucunda elinde hiç bir şey kalmadığını görecektir. Bütün evlerini, arabalarını, iş arkadaşlarını, iş bağlantılarını, ürettiği ürünleri geride bırakarak kendini büyük bir kalabalığın içinde bulacaktır. Bütün insanlarla birlikte tek bir yerde toplanacak, sonra yanında hiç kimse olmadan Allah'ın huzurunda hesabını verecektir. Zengin olması, şehrin en iyi yerinde oturuyor olması, en son marka bir arabaya sahip olması veya emrinde binlerce insan çalıştırıyor olması, onu diğer insanlardan farklı kılmayacaktır. Dünyanın en fakir insanı hesabını nasıl veriyorsa, o da aynı şartlarda kendi hesabını verecektir. Ve eğer hakkında cehennem hükmü verilmişse sahip olduğu herşeyi fidye olarak vermeyi teklif etse bile hakkında verilen hükümde bir değişiklik olmayacaktır. Bu nedenle mal edinme hırsıyla dininde gevşeklik göstermesi ahirette insana büyük pişmanlık getirir. Dünya hayatında elde edilen dünyevi zenginliklerin ahirette hiç bir yarar getirmeyeceği Kuran'da şöyle bildirilir:

"Ne malları, ne çocukları onlara Allah'a karşı hiç bir şeyle yarar sağlamaz. Onlar, ateşin halkıdır, içinde süresiz kalacaklardır. Onların tümünü Allah'ın dirilteceği gün, sizlere yemin ettikleri gibi O'na da yemin edeceklerdir ve kendilerinin bir şey üzerine olduklarını sanacaklardır. Dikkat edin; gerçekten onlar, yalan söyleyenlerin ta kendileridir." (Mücadele Suresi, 17-18)

Ahirette insan gerçek hayatının o anda başladığını görür. Ancak eğer insan kısacık bir süreyi sonsuza kadar bitmeyecekmiş gibi görüp, asıl hayatı olan ahireti aklına bile getirmemişse, bu büyük bir pişmanlık sebebidir. Ahireti unutmanın getirdiği yıkımı başka hiçbir unutkanlık getiremez.

"Onlar, dinlerini bir eğlence ve oyun (konusu) edinmişlerdi ve dünya hayatı onları aldatmıştı. Onlar, bu günleriyle karşılaşmayı unuttukları ve bizim ayetlerimizi 'yok sayarak tanımadıkları' gibi, biz de bugün onları unutacağız." (Araf Suresi, 51)

Bütün bu sayılanlar, insanlara pişmanlık getiren konuların sadece bir kaçıdır. Hesap günü geldiğinde geri dönüşü olmayan büyük bir pişmanlığın içine düşmemek için insanın gücünün yettiğinin en fazlasıyla çaba göstermesi gerekir.