MÜMİNLERE DÜŞMAN OLARAK YARATILAN; NEFİS VE ŞEYTAN

İman edenlerin hayatları boyunca mücadele ettikleri düşmanları vardır. Cenab-I Allah'ın birer imtihan vesilesi olarak yarattığı bu iman karşıtı varlıklar, müminlerin doğru yolda olmalarını istemezler ve bu yönde mücadele verirler. Kur'an-ı Kerim'de Allah, salih müminlere kimlerin düşman olduğunu ve müminleri engellemek için ne şekilde yöntemler izleyeceklerini birer birer açıklar. Allah bunlarla birlikte müminlere önemli bir gerçeği de müjdelemektedir; müminler Allah'ın dostudur ve hiçbir negatif gücün müminler üzerinde bir etkisi olamaz; galip gelecek olanlar her zaman Allah'ın fırkasıdır.

İnsana düşman olarak yaratılan şeytan…

Şeytanın Kuran'da bildirilen bazı özellikleri:

- Allah(c.c.)'a karşı büyüklenir ve gurura kapılır.

- Allah(c.c.)'ın emrini yerine getirmekten yüz çevirmiştir ve bütün melekler Adem'e secde ettiği halde o secde etmemiştir,

- Bu enaniyeti sebebiyle cennetten kovulmuştur.

- Şeytan cennette Hz. Adem ve eşine tuzak kurmuş, onları Allah(c.c.)'a isyana davet etmiştir. Onları ebediyen yaşama fikri ile kandırmış, Alah'ın emrine karşı gelmelerini sağlamıştır. Bunun üzerine Hz. Adem ve eşi cennetten dünyaya gönderilmiştir.

- Şeytan, cennetten çıkmadan evvel, Allah(c.c.)'tan kıyamete kadar kendisine süre vermesini istemiş ve bu süre zarfında insanların çoğunu kendisine uşak edineceğine ahit vermiştir.

- İnsan yeryüzüne gönderildiği andan itibaren de iblis amacını gerçekleştirmek için faaliyete başlamıştır.

- Şeytan insanın her an yanındadır, onu bir an bile yalnız bırakmaz.

- Kulu saptırmak için doğru yollarının üzerine oturur, salih amelde bulunmasını engellemeye çalışır.

- Amacına ulaşma yolunda hiç bir şekilde geri adım atmaz. Son derece kararlı ve azimlidir.

- Oldukça ince planlar ve taktikler kurarak mümini kandırmaya çalışır,

- Özellikle Allah(c.c.)'ın adını kullanarak saptırmaya, yoldan çıkarmaya yönelir. Bu şekilde müminleri şaşırtmak ister,

Her ne olursa olsun ahdini gerçekleştirmekte kararlıdır. Kul ölene kadar peşini bırakmaz. Ancak şu çok önemlidir ki; Allah'ın salih kulları üzerinde şeytanın hiçbir gücü yoktur, üstelik hilesi çok zayıftır.

Şeytanın hedefleri:

- Amacı, dünyayı çekici ve süslü göstermek ve insanları boş ve uzun vaadlerle oyalamaktır.

- En çok kullandığı tuzaklardan biri makul sebepler öne sürerek Allah(c.c.)'ın rızasına ve Kur'an'a aykırı bir hareket yaptırmaktır.

- Hata yaptırarak kişinin kendine olan güvenini kırmaya çalışır.

- Gaflete daldırmak, Allah(c.c.)'ı ve ahireti unutturmak en büyük hedeflerindendir. Kişiyi ne kadar dinden uzaklaştırırsa o kadar memnun olur.

- Özellikle inananların üzerine ağırlık vererek, atalete sürüklemek ister. Baskı yaparak dine hizmet etmelerini engellemeya çalışır.

- Müminlerin arasını bozmak için onlara kötü söz söyletmek ister. Müminlerin arasındaki güçlü tesanütü bu şekilde kırmaya çalışır.

- İnsanların kalplerine kin ve öfke vermeye çalışarak onları huzursuz etmek ister.

- İnsanları boş kuruntulara kaptırır.

- Kalplere sürekli vesvese fısıldayarak tedirginlik yaratma gayretindedir.

- İnsanları yese düşürmenin ve hüzne sürüklemenin yollarını arar.

Kur'an'da bildirilen şeytanla mücadele yöntemleri:

- Şeytanın hilesinin çok zayıf olduğunu ve salih müminlere etki edemeyeceğini bilmek onun tuzağını bozmak için ilk adımdır.
· Vesvesenin insanın kendisinden değil, şeytandan olduğunu bilmek.

- Şeytanın vesvesesine karşı hemen ayette bildirildiği gibi Allah(c.c.)'a sığınıp düşünerek gerçeği görmek.

- Şeytanın oyalamasına müsaade etmemek. Aklı her zaman hayır ve hasenatla doldurmak, gaflete kapılmamak için kesin çözümüdür.

- Daima Allah(c.c.)'ı zikretmek, Allah'ı kalpte ve dilde yüceltmek şeytanın planını bozar, mümine asla yaklaşamaz.

- Her olayda hemen Kur'an-ı Kerim'e başvurmak, onun ayetleri doğrultusunda hareket etmek ve mutlaka vicdanın sesini dinlemek.

- Müminlerle arasını açmasını engellemek için Kur'an'ın emri gereği her zaman sözün en güzelini söylemeye niyet etmek.

- Şeytan fiziksel ağırlık vermeye çalışabilir, böyle bir durumda şevki daha da artırmak ve dine daha çok hizmet etmek için yollar aramak.

- Yese düşürmeye çalışabilir. Allah'ın nimetlerini anarak, cennetle müjdelenerek onun bu hilesini etkisiz kılmak

- Kur'an-ı Kerim iman edenler ve tevekkül edenler üzerinde onun hiç bir etkisi olmayacağını bildirir.
Allah(c.c.)'a karşı derin bir saygı dolu korku duymak, vicdanın güçlenmesine ve şeytanın kişi üzerindeki etkisinin kalkmasına vesile olur.

Kuşkusuz tüm bunların yanında şeytanın hiç bir gücü olmadığını, onun da Allah(c.c.)'ın kontrolünde olduğunu bilmek yeterlidir. Şeytan bir insana sadece kötülüğü fısıldar ve bu aslında Allah katından bir denemedir. Vicdanına uyan ise şeytana karşı bir üstünlük sağlar ve Allah'ın rızasını kazanır.

Müminin kendi içindeki düşmanı: nefis…

Nefsin özellikleri nelerdir?

- Hz. Yusuf'un da bildirdiği gibi nefis daima kötülüğü emreder.

- İnsanı Allah(c.c.)'a karşı enaniyete ve kibire sürükler.

- Kendisini ilah edinenleri Allah(c.c.) yolundan şaşırtıp saptırır, dünyaya bağlamaya çalışır.

- Nefis, bencil tutkulara hazırdır. Daima kendi isteklerini ön planda tutar.

- İnkar edenler nefislerini sürekli örtüp sararak onu korurlar.

Nefis ahiret günü her şeyin doğrusu ile karşı karşıya gelecektir.

Nefis, insanı kendisinden daha üstün olana karşı kin, haset gibi duygulara kaptırır. Nitekim bütün kötülükler içinde gizlidir. Her türlü din dışı ahlaka meyyaldir.

· Sürekli kendi menfaatlerini ve kendi rahatını düşünür. Kendi cimri ve bencil tutkularını tatmine çalışır.

- Nefs dünyada insanı dinden saptırmak için sürekli mazeretler öne sürer. Fakat kendisi ne kadar tevil yapsa da her nefis kendisine basirettir.

- Nefis her zaman kendini her türlü hatadan müstağni görür.

- Sürekli dünya nimetlerini güzel ve süslü gösterir. Ahiretin yakınlığını ve gerçekliğini unutturmaya çalışır.

- Nefis insanı en ufak bir olayda yese kaptırmaya çalışır. Neşeli ve canlı olmasını engellemek ister.

- Nefis Allah(c.c.)'a düşman olduğu için müminin dine hizmet etmesini istemez. Ve onu gevşekliğe ve üşengeçliğe sürüklemek amacındadır.

Kur'an'da nefse karşı üstün gelmenin yolları…

Nefsin insanın enaniyetini kabartmaya çalıştığını ve bunun için sürekli fırsat kolladığını düşünerek her an ve her olayda tevazuyu esas almak.

Nefse karşı müminin en önemli silahı vicdanıdır. Vicdanın sesi ne kadar açılırsa nefsin sesi o kadar kısılır.

Vicdan kabul ettiği halde onu bastırmak nefse kapı açmaktır. Vicdanın her söylediğine kayıtsız şartsız uymak gerekir.

Nefsin oyununu hemen bozmak, onun tuzağına düşmemek için çok önemlidir.

Nefse uymanın mutlaka insanın kendisine zarar vereceğine inanmak böyle bir tavra tenezzül etmemek açısından çok önemlidir.

Ölümü ve dünya hayatının geçiciliğini düşünmek nefsin azgınlığını ortadan kaldırır, insanın aczinin ve fakrinin farkına varmasına vesile olur.