KIYAMET GÜNÜ NASIL BİR GÜNDÜR? - 4-

Kıyamet günü inkar edenlerin duyacağı pişmanlık..

Dünyada Allah'ı ve ölümü unutmuş bir şekilde yaşamak insana ahirette büyük bir pişmanlık getirir. Çünkü Allah insanlara yaşamı boyunca iman etmesi ve cehennemden kurtulması için çok fazla fırsat tanır. Allah kurtuluşa erebilmeleri için kullarına kitap gönderir, elçiler gönderir, müminlerin vesilesiyle onları dine davet eder. Ancak insanların bir kısmı her defasında kendilerine tanınan bu fırsatı geri çevirir ve dünyadaki geçici nimetleri ahirete tercih ederler. Bunun sonucunu ve ahirette bu tercihin kendilerine nasıl bir azap getireceğini hiç düşünmezler. Bu insanların ahirette hissedeceği pişmanlık ayetlerde şöyle haber verilir. Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar, doğrusu hüsrana uğramışlardır. Öyle ki, saat (kıyamet günü) apansız onlara geliverince, günahlarını sırtlarına yüklenerek: "Onda (dünyada) sorumsuzca yaptıklarımızdan dolayı yazıklar olsun bize…" derler. Dikkat edin, o işleyip-yüklendikleri ne kötüdür. (En'am Suresi,31)

Kıyamet günü neler olacaktır?

Kıyamet günü, Sur'a üfürülmesiyle birlikte başlayacaktır. Bunun ardından yeryüzü ve dağlar kökünden sökülüp savrulacak ve tek bir çarpma ile birbirlerine çarparak parçalanacaktır. Allah o gün bu çarpmanın ardından dağların darmadağın olup ufalandığını ve toz duman haline gelerek savrulduğunu bildirir. İnsanlar dağların yerlerine baktıklarında orada dümdüz olmuş bir toprak görürler. Artık dünyanın en güzel şehirlerinin kurulu olduğu ve üzerinde milyarlarca insanın yaşadığı dağlar "bir serap oluvermiştir".
İnsanlar göğe baktıklarında ise o güne kadar hiç şahit olmadıkları bir görüntü ile karşılaşırlar. Gökyüzünde yıldızların ışıkları örtülüp silinmiş, erimiş maden gibi olmuş ve gök yarılarak kapı kapı olmuştur. Her bir kapıdan melekler inerler. Allah'ın dilediği insanlar dışında herkes gördüğü bu olaylardan deheşete kapılacaktır. O gün Allah tarafından korunacak olan sadece iman edenlerdir. Bu nedenle insanlar dünya hayatında böyle bir günün nasıl olacağını düşünmeli ve o günün korkusundan Allah'a sığınmalıdır.

"Yeryüzü ve dağlar yerlerinden oynatılıp kaldırılacağı, ardından tek bir çarpma ile birbirlerine çarpılıp parça parça olacağı zaman. İşte o gün, vakıa (bir gerçek olan kıyamet) artık vukubulmuş (gerçekleşmiş)tur. Gök yarılıp-çatlamıştır; artık o gün, 'sarkmış-za'fa uğramıştır.' (Hakka Suresi, 13-16)

Kıyamet günü göklerde ve yerde olanların tümü korkuya kapılır..

Kıyamet koptuğunda insanlar büyük bir korkuya kapılırlar. Bu hem gerçekleşen olayların korkusudur, hem de dünya hayatı boyunca dine karşı umursuz yaşayıp hazırlıksız yakalanmanın verdiği bir korkudur. Bu korku insanların hem yüzlerinden hem tavırlarından hissedilir. Hamile kadınlar bugünün dehşetinden çocuklarını düşürür, çocukların saçları ağırır. Dünyadayken Allah'a boyun eğmeyi reddeden insanların tümü, bu dehşetli günün korkusuyla Allah'ın huzuruna boyun bükmüş kimseler olarak gelirler. Bu durum Neml Suresinde bildirilmiştir.

"Sur'a üfürüleceği gün, Allah'ın dilediği kimseler dışında, göklerde ve yerde olan herkes artık korkuya kapılmıştır ve her biri 'boyun bükmüş' olarak O'na gelmişlerdir." (Neml Suresi,87)

Kıyamet günü şeytana uyanlar yapayalnız bırakılır..

Dünyadayken şeytanın yolunu izleyenler kıyamet günü yapayalnız ve yardımsız kalacaktır. Çünkü dünya hayatında kendisine Allah'a dost olma fırsatı verilmiş ama bu daveti geri çevirmiştir. Bu nedenle Allah kıyamet saatinde inkar edenleri esirgemez ve bağışlamaz.

"Çünkü o, gerçekten bana geldikten sonra beni zikirden (Kur'an'dan) saptırmış oldu. Şeytan da insanı 'yapayalnız ve yardımsız" bırakandır." (Furkan Suresi,29)

İnsanların bir çoğu, kıyametin kopacağı ve kendisinin de buna şahit olacağı hakkında bilgisi olmasına rağmen, bu gerçeği gözardı ederek yaşar. Bunun sebebi günahlarından dolayı verecekleri hesaptan korkmaları ve vicdan azabı çekmekten kurtulmaya çalışmalarıdır. Halbuki kısa bir süre sonra her insan istese de istemese de, dağların bir yün yumağı gibi savrulmasına, gökyüzünden yıldızların silinmesine ya da insanların kabirlerinden çıkışına şahit olacak ve Allah'ın huzurunda hesabını verecektir. O zaman eğer bu güne yönelik bir hazırlık yapmamışsa yüzünün korkudan kararmasına ve yaşayacağı dehşetten gözlerinin kaymasına engel olamaz. Kendisini kurtarması için hiç kimseden yardım isteyemez ve Allah'ın kendisini bağışlaması için ne yapacağını bilemez bir halde kalakalır. İnsanın kendisini bu duruma düşürmemesi, Allah'ın dilemesiyle, kendi elindedir. Eğer vicdanının tasdik ettiği gerçeklere karşı gözünü kapamadan yaşar ve katıksızca Allah'a yönelirse o zaman kıyamet onun için bir kurtuluş günü olur ve sonsuza kadar Allah'ın ayetlerinde "nereye baksan büyük bir mülk görürsün" (İnsan Suresi, 20) diye bildirdiği cennetlerde güzel bir hayatın sahibi olur.