KIYAMET GÜNÜ NASIL BİR GÜNDÜR ? - 3 -

Peygamberler şahitlik için çağırılırlar..

Kıyamet günü haklıların ve haksızların birbirinden ayrılma günü olduğu için elçiler belirli bir vakitte şahitlik için biraraya getirilirler. Ve her toplum kendisini din günüyle uyarıp korkutan ve O'na Allah'ın varlığını anlatan elçiyle birlikte çağırılır. Elçiler kendi ümmetleri için kimin doğrulardan ve kimin yalancılardan olduğuna şahitlik ederler. Böylece iman edenler, inkar edenlerden ayrılmış olur. Allah ahiret günü gerçekleşecek olan bu olayı bize Kur'an'da şu şekilde haber vermiştir.

"Ve resuller de (şahitlik için) belli bir vakitte getirildiği zaman. (Bu,) Hangi gün için ertelenmişti? (Mü'mini müşrikten, haklıyı haksızdan) Ayırma günü için" (Mürselat Suresi,11-13)

Kıyamet günü insanlar sınıf sınıf olacaktır..

Kıyamet, tarih boyunca yaşamış olan bütün insanların bir araya geldiği bir gündür ve insanlar böyle bir kalabalığa hayatları boyunca ilk defa şahit olacaklardır. Ancak kıyamette bu kalabalık ahlaklarına göre birbirinden ayrılan farklı gruplara bölünür. Bunlardan biri Ashab-ı Meymene'dir. Allah bu grubu "sağ yanın adamları" diye adlandırır ve "ne kutludur o Ashab-ı Meymene" (Vakıa Suresi,8) diyerek bu grubun salih müminlerden oluştuğunu bize haber verir. İkinci grup Ashab-ı Meş'eme'dir. Bunlar "sol yanın adamlarıdır" ve Allah'ın ayetlerini inkar edenlerdir. Allah bu insanlar için "ne (mutsuz ve uğursuzdur o) Ashab-ı Meş'eme".(Vakıa Suresi,9) demektedir. Allah bu insanlar üzerinde "Kapıları kilitlenmiş bir ateşin" olacağını bildirir. Bir başka grup ise dünyada gösterdikleri güzel ahlaklarıyla ve takvalarıyla insanların önüne geçmiş olan "yarışıp öne geçenler, öne geçmiş öncülerdir" Allah bu insanların bir çoğunun eski ümmetlerden, az bir kısmının ise sonrakilerden olduğunu bildirir.

Müminler kitaplarını sağ yanlarından alırlar..

Hesap günü iman edenlere kitapları sağ yanlarından verilir. Çünkü onlar dünya hayatında göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbi olan Allah'a iman ve itaat etmişler, her an vicdanlı davranmışlar ve Allah'a olan sevgilerini herşeyin üstünde tutmuşlardır. "Kitabı sağ-eline verilen kişi, der ki: "Alın, kitabımı okuyun. Çünkü ben, gerçekten hesabıma kavuşacağımı sanmış (anlamış)tım (Hakka Suresi, 19-21).

İnkar edenler kitaplarını sol yandan alırlar..

İnkar edenler kitaplarını sol yandan aldıklarında büyük bir pişmanlık içine girerler. Kısa dünya hayatında kendilerine verilen süreyi değerlendirememiş ve gaflet içinde yaşamış olmanın karşılığı olarak sonsuz bir azaba gireceklerini anlamışlardır. Ve dünyada asla yapmadıkları şekilde pişmanlıklarını dile getirerek kendi acizliklerini şu şekilde ifade ederler: "Bana keşke kitabım verilmeseydi. Hesabımı hiç bilmeseydim. Keşke o (ölüm her şeyi) kesip bitirseydi. Malım bana hiç bir yarar sağlayamadı. Güç ve kudretim yok olup gitti." (Hakka Suresi, 25-29)

Kıyamette şeytan ve dostları beraberce haşredilir..

Dünyada insanlar için iki yol vardır. Ya nefislerini dinleyerek şeytanın yoluna uyarlar ya da vicdanlarını dinleyerek Allah'a tabi olurlar. Şeytandan yana olan hayatı tercih edenler, dünyadayken şeytanın telkinlerine kulak verir ve onun teklif ettiği kötülükleri yapmakta bir sakınca görmezler. Şeytanın "gizli-çağrılarını" yerine getirmeyi "Allah ve elçisinin çağrısına" tercih ederler. Allah'ın dostluğunu bırakır ve şeytanı dost edinirler. Ancak dünyada şeytanın yolunu takip eden insanlar, ahirette onun uğradığı sona uğrar ve şeytanla birlikte cehennemin içine atılırlar. Allah şeytanı ve dostlarını beraberce haşreder ve cehennemin çevresine şeytanla birlikte bu insanları da diz çökerterek hepsini kıyamet günü azap için hazır bulundurur.

Andolsun Rabbine, biz onları da, şeytanları da mutlaka haşredeceğiz, sonra onları cehennemin çevresinde diz üstü çökmüş olarak hazır bulunduracağız. (Meryem Suresi, 68)

Kıyamet günü hassas teraziler kurulur..

İnsanların hayatları boyunca yaptıkları her şey ahirette karşılarına çıkmak üzere bir bir kaydedilir. Kıyamet günü hassas teraziler kurulur ve insana ait olan sevaplarla günahlar zerre kadar iyilik ve kötülük gözardı edilmeksizin tartılır. Bunun sonucunda sevaplarıyla Allah'ın rızasını kazananlar cennete, günahlarında ısrar etmiş olanlar ise cehenneme giderler. Hiçkimse Allah'ın sonsuz adaleti gereği en ufak bir haksızlığa uğratılmaz. Enbiya Suresi 47. ayette bu durum şöyle anlatılmaktadır.

"Biz ise, kıyamet gününe ait duyarlı teraziler koyarız da artık, hiç bir nefis hiç bir şeyle haksızlığa uğramaz. Bir hardal tanesi bile olsa ona (teraziye) getiririz. Hesap görücüler olarak biz yeteriz."

Kıyamet apansız gelecektir..

Kıyamet insanların hiç beklemediği ve günlük hayatın devam ettiğini sandığı bir sırada kopacaktır. Kıyamet saati geldiğinde belki insanların bir kısmı alışverişte, bir kısmı evinde, iş toplantısında ya da tatilde olacaktır. Nitekim ayetlerde kıyametin insanlar hiç şuurunda değilken apansız geleceği bildirilir. Allah, Kuran'da kıyamet için "onlar birbirleriyle çekişip-dururken o kendilerini yakalayıverir. (Yasin Suresi,49) diye bildirmiştir.