MÜSLÜMANLARIN GÜCÜNÜN KAYNAĞI ALLAH'TIR

Müslümanlar Yüce Rableri'ne tevekkül eden insanlardır. Onlar, her olayı başından sonuna tüm detaylarıyla yaratan tek gücün Allah olduğuna kalben inanırlar. O'nun, yarattığı herşeyi bir hayır ve hikmet üzere yarattığını ve ancak bu gözle bakmayı bilen kulların bu gerçeği fark edebileceklerini bilirler. Allah Nahl Suresi'nin 30. ayetinde inananların Rableri'nden gelen herşeye hayır gözüyle bakmalarından şu şekilde söz etmektedir:

"(Allah'tan) Sakınanlara: "Rabbiniz ne indirdi?" dendiğinde, "Hayır" dediler. Bu dünyada güzel davranışlarda bulunanlara güzellik vardır; ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Takva sahiplerinin yurdu ne güzeldir." (Nahl Suresi, 30)

Salih müslümanların böyle mütevekkil bir bakış açısına sahip olmalarının en önemli nedeni Allah'ın sonsuz kudret sahibi olduğuna samimi bir kalple iman etmeleridir. Allah daima galip olandır; bu nedenledir ki Allah'a iman edenlere karşı hazırlanan tüm planlar ve kurulan tüm tuzaklar da mutlaka kendi sahiplerine geri döner. Allah onları kendi kurmuş oldukları kötülüklerle karşılaştırır. İman etmeyenlerin içinde bulunduğu bu durumu Allah Fatır Suresi'nde Müslümanlara şu şekilde müjdelemektedir:

"(Hem de) Yeryüzünde büyüklük taslayarak ve kötülüğü tasarlayıp düzenleyerek. Oysa hileli düzen, kendi sahibinden başkasını sarıp-kuşatmaz. Artık onlar öncekilerin kanunundan başkasını mı gözlemektedirler? Sen, Allah'ın kanununda kesinlikle bir değişiklik bulamazsın ve sen, Allah'ın kanununda kesinlikle bir dönüşüm de bulamazsın." (Fatır Suresi,43)

Şu unutulmamalıdır ki, hiçbir güç sahibi Allah'a ve O'na iman edenlere karşı hiçbir şeyle zarar veremez. Çünkü Allah herkesin ve herşeyin üzerinde güç sahibidir. Ve Rabbimiz bir ayetinde "… Allah, kafirlere mü'minlerin aleyhinde kesinlikle yol vermez". (Nisa Suresi, 141) şeklinde haber vermiştir.

Allah, dinine ve samimi müslümanlara karşı kötülük hazırlayanları her yandan sarıp kuşatmakta, onların hayatları ile ilgili tüm detayları en ince noktalarıyla bilmektedir. Bu planların neler olduğunu, kimlerle ve ne zaman yapıldıklarını hatta nerede ve ne amaçlarla yapıldıklarını da tek tek bilen O'dur. Allah, onlar bu planları yaparlarken ve kimsenin de kendilerine şahit olmadıklarına emin oldukları anlarda bile onları her cihetten izleyen ve dinleyendir. Gizli toplantılarında kimse duymasın diye fısıldaşarak kötülüğü planlarken Allah onların arasındadır ve onları en yakın mesafeden dinlemektedir. Çünkü Allah her an herşeyi gören ve duyandır. Unutulmamalıdır ki hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz. Allah bu durumu Mücadele Suresi'nde şu şekilde bildirmektedir:

"Allah'ın göklerde ve yerde olanların tümünü gerçekten bilmekte olduğunu görmüyor musun? (Kendi aralarında gizli toplantılar düzenleyip) Fısıldaşmakta olan üç kişiden dördüncüleri mutlaka O'dur; beşin altıncısı da mutlaka O'dur. Bundan az veya çok olsun, her nerede olsalar mutlaka O, kendileriyle beraberdir. Sonra yaptıklarını kıyamet günü kendilerine haber verecektir. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir. " (Mücadele Suresi, 7)

İnkarcılar, Allah'ı tanımayan ve bu nedenle de O'nun gücünün sınırlarını takdir edemeyen bir topluluktur. Onlar etraflarında olan biten nice güzellikleri ve her an meydana gelen çok önemli mucizeleri tesadüflerin yönlendirdiğine inanırlar. Allah'ın göklerin, yerin ve tüm kainatın Yaratıcısı olduğunu kavrayamazlar. Oysa Allah tüm kainatı içindeki herşeyle birlikte yaratan ve bu yolla kainata hayat veren tek güçtür. Fakat inkar edenler bir kavrama güçlüğü içinde olduklarından dolayı salih müminlere karşı dünya tarihi boyunca kurulan tüm tuzakların neden etkisiz hale geldiğini ve her defasında bu insanların nasıl başarılar kazandıklarını anlayamazlar. Müslümanların etrafını çevreleyen nimet bolluğunun, bereketin, güzelliğin kaynağının ne olduğunu, onları sürekli olarak destekleyen bu büyük gücün kime ait olduğunu birbirlerine sorup dururlar. Fakat Allah'ı tanımayı, O'na yakın olmayı akıllarına getirmediklerinden dolayı bu kuvvetin sonsuz güç sahibi olan Allah'a ait olduğunu anlayamazlar. Allah'ın müminler üzerindeki apaçık desteğini anlamazlıktan gelirler. İnananların samimi kullar olduklarını kabul etmek istemezler.

Oysa ki Allah daima üstün olan ve salih kullarına yardım edendir. Müslümanlar'ın Allah'tan başka hiçbir güçten destek almaya ihtiyaçları yoktur. Nitekim Allah tarih boyunca kullarına olan desteğini pek çok olayla göstermiştir. Bu olaylardan biri Peygamberimiz'in Mekke'den çıkarken yaşadığı zorluk anında Allah'tan gelen yardımdır. Allah bu yardımını şöyle haber vermiştir:

Siz O'na (peygambere) yardım etmezseniz, Allah O'na yardım etmiştir. Hani kafirler ikiden biri olarak O'nu (Mekke'den) çıkarmışlardı; ikisi mağarada olduklarında arkadaşına şöyle diyordu: "Hüzne kapılma, elbette Allah bizimle beraberdir." Böylece Allah O'na 'huzur ve güvenlik duygusunu' indirmişti, O'nu sizin görmediğiniz ordularla desteklemiş, inkara edenlerin de kelimesini (inkar çağrılarını) alçaltmıştı. Oysa Allah'ın kelimesi, yüce olandır. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. (Tevbe Suresi, 40)