|
HZ.DAVUD
GİBİ ALLAH'A DÖNÜP YÖNELENLERDEN OLMAK
Allah, Kur'an-ı Kerim'de bizlere geçmiş kavimlerden ve birçok peygamberin
hayatından haberler verir. Cenab-ı Allah "Andolsun, onların
kıssalarında temiz akıl sahipleri için ibretler vardır…" (Yusuf
Suresi, 111) ayetinde de bildirdiği gibi salih müslümanların
bu kıssalardan ve peygamberlerin hayatlarından ibret alarak, kendilerini
onlarla kıyaslayarak İslam ahlakını en güzel şekilde taşımalarını
istemektedir.
Her elçi kendi üzerine düşen tebliğ görevini yerine getirmiş, kendi
kavmini Allah'a iman etmeye davet etmiştir. Kur'an'da zikredilen
ve takvaları ve Allah'a olan yakınlıklarıyla övülen peygamberler
arasında, zatına kitap indirilen Hz. Davud ve ona mirasçı olan oğlu
Hz. Süleyman da vardır.
Hz. Davud ve Hz. Süleyman'a Allah-u Teala kendi katından bir rahmet
olarak hüküm ve hikmet vermiştir. Her iki peygamberin de Cenab-ı
Allah'a karşı son derece boyun eğici ve teslimiyetli oldukları ve
sahip oldukları her nimet ve güzellik için Allah (c.c.)'a hamdettikleri
bildirilmektedir.
"Andolsun,
Davud'a ve Süleyman'a bir ilim verdik: "Bizi inanmış kullarından
birçoğuna göre üstün kılan Allah'a hamdolsun" dediler. "
(Neml Suresi 15)
Hz.
Davud'un en önemli özelliklerinden biri Allah-u Teala'nın kendisine
kitap indirmiş olmasıdır. Rahman olan Allah yarattığı her kavme
bir uyarıcı ve korkutucu olarak bir elçi göndermiştir. Ve bu elçilerden
bazılarına kutsal kitap indirmiş, bazılarını da vahiy ile desteklemiştir.
Kur'an'da Hz. Davud'a Zebur verilmiş olması müslümanlara şu ayet
ile bildirilmektedir:
"Nuh'a
ve ondan sonraki peygamberlere vahyettigimiz gibi, sana da vahyettik.
İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a,
Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyettik. Davud'a da Zebur
verdik." (Nisa Suresi 163)
Hz.
Davud diğer tüm peygamberler gibi Cenab-ı Allah'a gönülden bağlı
olan bir peygamberdir. Hayatı boyunca her amelinde yalnızca Allah'ın
rızasını kazanmayı hedefleyerek Rabbimizin salih bir kulu olmuştur.
Bu güzel ve üstün ahlakı nedeniyle Allah (c.c.) müminlerin Hz. Davud'u
zikretmelerini istemektedir. Ve Kur'an'ın şu ayet-i ile bu değerli
peygamberini tüm inananlara örnek olarak vermektedir.
"Sen
onların söylediklerine karşı sabret ve bizim güç sahibi kulumuz
Davud'u hatırla; çünkü o, (her tutum ve davranışında Allah'a)
yönelen biriydi." (Sad Suresi 17)
Hz.
Davud peygamber böylesine derin bir imana ve üstün bir ahlaka sahip
olduğu için Allah (c.c.) tarafından kendisine bir çok nimet bahşedilmiştir.
Öyle ki Kur'an'da Hz. Davud'a dağların boyun eğdiğinden ve onunla
birlikte Allah-u Teala'yı tesbih ettiklerinden bahsedilir. Aynı
zamanda kuşlarında hepsinin onunla birlikte kendilerini yaratan
Allah'ı tesbih ettikleri de anlatılır.
"
Doğrusu biz dağlara boyun eğdirdik, akşam ve sabah kendisiyle
birlikte (Allah'ı) tesbih ederlerdi.Ve toplanıp gelen kuşları
da. Hepsi onunla (Allah'ı tesbih etmede uyum içinde) yönelip-dönmekte
olanlar idi." (Sad Suresi 18-19)
Ayrıca
Hz. Davud'da diğer bir çok peygamber gibi Allah tarafından mülkçe
zengin kılınmıştır. Allah yalnızca kendisine kulluk eden elçilerini
zorlu imtihanlarla denemiş fakat sabır ve kararlılıkları neticesinde
onları henüz dünyada iken büyük nimetlerle ödüllendirmiştir. Onların
dünyada sahip oldukları mülklerini arttırmış ve güçlerine güç katmıştır.
"Onun
mülkünü güçlendirmiştik. Ona hikmet ve anlatım çarpıcılığını vermiştik."
(Sad Suresi 20)
Yukarıdaki
ayette de bildirildiği gibi Hz. Davud kendisine hikmet ve anlatım
çarpıcılığı verilmiş bir peygamberdir. Bu iki özellik de ancak Allah
katından samimi müminlere bahşedilen önemli nimetlerdir.
Bunun yanında Cenab-ı Allah, Hz Davud için demiri yumuşattığını
ve erimiş madeni ona sel gibi akıttığını da bildirmektedir. Bu elbette
Hz. Davud için çok büyük bir nimet anlamına gelmektedir. Zira demir
pek çok konuda insanlara çok yarar sağlayan bir madendir. Ayrıca
Allah onu peygamberin emrine bol bol verdiğini özellikle beyan etmektedir.
Bunun yanında Allah(c.c.) tarafından Hz. Davud'a madeni giyim sanatı
da öğretilmiştir. (Enbiya Suresi 80)
Elbette böyle bir ilmin peygambere verilmiş olması inananlar adına
büyük bir rahmettir. Çünkü Allah-u Teala bu ilmin onları zorlu savaşlarda
düşmanlarına karşı koruyacağını ifade etmektedir. Ve Rahman olan
Allah bunun iman edenler için bir şükür vesilesi olduğunu bildirmektedir.
Hz. Davud aynı zamanda Allah'a ve iman edenlere düşman olan ve onlarla
savaşan Calut'u öldüren bir peygamberdir. Hz.Talut'un komutanlığında
Hz. Davud'la beraber mücadele eden müminler sonunda inkarcılara
karşı üstün gelmişlerdir. Bunun üzerinde Allah-u Teala Hz. Davud'a
mülk ve hikmet vermiş ve onu bir ilimle desteklemiştir. Kur'an'da
Calut'un ağır yenilgisi şu ayet ile zikredilir:
"Böylece
onları, Allah'ın izniyle yenilgiye uğrattılar. Davud Calut'u öldürdü.
Allah da ona mülk ve hikmet verdi…" (Bakara 251)
Bunun
yanında Kur'an-ı Kerim'de Hz. Davud peygamberin çok adaletli bir
peygamber olduğu da bir kıssada anlatılmaktadır. Kendisine aralarında
adaletle hükmetmesi için iki davalı gelmiştir. Bu iki davalı Hz.
Davud'a koyunları hakkında anlaşmazlığa düştüklerini anlatmış, çözemedikleri
bu sorunu en adil şeklide halletmesi için ona danışmışlardır. (Sad
Suresi 21,23)
Her tutum ve davranışında Allah'a yönelen Hz. Davud davacıların
bu beyanı karşısında hemen aralarında adaletle hükmetmiş ve şöyle
bir karara varmıştır:
"Davud)
Dedi ki: "Andolsun senin koyununu, kendi koyunlarına (katmak)
istemekle sana zulmetmiştir. Doğrusu, (emek ve mali güçlerini)
birleştirip katan (ortak)lardan çoğu, birbirlerine karşı tecavüz
ederler; ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka. Onlar
da ne kadar azdır." Davud, gerçekten bizim onu imtihan ettiğimizi
sandı, böylece Rabbinden bağışlanma diledi ve rüku ederek yere
kapandı ve (bize gönülden) yönelip-döndü. (Sad Suresi 24)
Bu
ayet-i kerimede müminlere Hz. Davud'un çok özenilecek bir ahlakı
gösterilmektedir. Hz. Davud dünya hayatının bir denenme yeri olduğunu
bilerek kendisine gelen davacıların Allah'ın bir imtihanı olduğunu
düşünmüştür. Ve her zamanki gibi yine hemen Rabbine yönelerek bağışlanma
dilemiş ve teslimiyetini ifade etmiştir. Cenab-ı Allah da onun bu
ihlaslı tavrına karşılık olarak kendisini bağışladığını ve Kendisine
yakın kılınan bir peygamber olduğunu müjdelemiştir.
"Böylece
onu bağışladık. Şüphesiz onun bizim katımızda gerçekten bir yakınlığı
ve varılacak güzel bir yeri vardır. "(Sad Suresi 25)
Hz.
Davud Hz. Nuh'un soyundan olan bir peygamberdir. Ve kendi soyu da
peygamber olarak devam eden hayırlı, hidayet ehli bir elçidir. Cenab-ı
Allah onu ve soyundan gelen diğer peygamberleri tüm ümmetler için
bir rahmet olarak göndermiştir. Tüm inananlar ahirette onlarla beraber
olmayı şiddetle ümit etmektedirler.
|