|
DİN
AHLAKINI YAŞAMAK KOLAYDIR -II-
Samimi
İman Edenler İçin Dünya Hayatındaki İmtihan Çok Kolaydır
Dünya
üzerinde yüzlerce çeşit hastalık vardır. Örneğin mikroskobik boyutlardaki
bir virüs kendisinden milyonlarca kat büyüklükteki bir insan bedenine
ölümcül bir zarar verebilir. İstisnasız her insanın sürekli temizlenmeye,
yemek yemeye, dinlenmeye ve uykuya ihtiyacı vardır. İnsan ömrü ortalama
60-70 yıl gibi çok kısa bir süredir. Üstelik zamanın insan üzerinde
son derece yıpratıcı bir etkisi vardır ve istisnasız herkes bir
gün ölecektir. Ölümle birlikte hayat boyunca elde edilen mal, mülk
itibar yok olacak, insanın bedeni de toprak içerisinde çürüyecektir.
Bunlar gibi birçok neden, dünya hayatının geçici ve eksikliklerle
dolu, insan ruhunu asla tatmin edemeyecek bir yer olduğunu anlamak
için yeterlidir. Tüm bunlar insanları dünyaya bağlanmaktan alıkoyacak
çok önemli gerçeklerdir. Allah Kuran'da, dünyanın "öylesine" bir
yer olarak yaratılmadığını, belirli bir hikmet üzerine var edildiğini
şöyle bildirir:
Biz,
bir 'oyun ve oyalanma konusu' olsun diye göğü, yeri ve ikisi arasında
bulunanları yaratmadık. Eğer bir 'oyun ve oyalanma' edinmek isteseydik,
bunu, Kendi Katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık, böyle yapardık.
(Enbiya Suresi, 16-17)
Her
insan biraz düşündüğünde, dünyanın sonsuza kadar kalınacak bir yer
olmadığını, sadece bir deneme mekanı olduğunu anlar. Dünya hayatının
kısa süreli bir uğrak yeri olduğunu, bu geçici mekanda yaşadığı
her andan sorumlu tutulacağını, en önemlisi kendisini yoktan var
eden Rabbimize karşı sorumluluğu olduğunu kavrar.
Bu
anlayışa sahip olan insanın bir aşama daha ilerleyerek şunu düşünmesi
gerekir: Allah dünyada bütün insanları çeşitli olaylarla, iyilik
ve kötülüklerle denemektedir. Gün içerisinde insanın karşılaştığı
tüm olaylar, aslında ölümden sonraki sonsuz hayatta bulunacağı mekanı
belirleyen denemelerden oluşmaktadır. Ve Allah her insana bu denemede
bir kolaylık kılmış ve ona yolunu, yani ne yapması gerektiğini gösterdiğini
Kuran'da bildirmiştir:
Şüphesiz
Biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz.
Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık. Biz ona yolu gösterdik;
(artık o,) ya şükredici olur ya da nankör. (İnsan Suresi, 2-3)
Allah
her çağda gönderdiği elçileri, hak kitapları ve her insanda yarattığı
vicdan ile, insanlara doğru yolu gösterir ve onları yanlış olanlardan
sakındırır. Allah'a iman eden, tam bir teslimiyetle teslim olan,
sadece Allah'ı dost ve vekil edinen, her olayda Allah'a dönüp yönelerek
O'na tevekkül eden müminler için, Allah'ın yarattığı her deneme
çok kolay ve zevklidir. Allah'ın insanlar için bildirdiği din ahlakını
yaşamak, çok kolay ve zahmetsizdir. Allah insanın hayatındaki tüm
zorlukları, sıkıntı ve zahmetleri giderir. Din ahlakını yaşayan
insan Allah'ın koruması altında, her işinde başarıya erişir ve ayette
bildirildiği gibi en güzel hayatı yaşar. İmanın sırrını bilenler,
Allah'a samimi olarak iman edenler için dünya hayatının hiçbir anında
zorluk, sıkıntı, keder, cefa, güçlük olmaz. Her olay, Allah'a yakınlaşmak
ve cenneti daha şiddetli umabilmek için bir nimete dönüşür.
Allah'ı
bilen ve tanıyan bir insan için dünya hayatı büyük bir kolaylık
ve nimetlerle doludur. Örneğin Allah'ın affediciliğini bilen bir
insan, hiçbir zaman hatalarından veya eksikliklerinden dolayı ümitsizliğe
veya karamsarlığa kapılmaz. Allah'ın rızık veren olduğuna iman eden
biri, para kazanma konusunda hırs yapmaz. Rızkı verenin Allah olduğunu
bilir; çalışır, çaba gösterir ama rızkın miktarını Allah'ın tayin
ettiğini ve kendisinin değiştiremeyeceğini bilmenin teslimiyetini
yaşar. Allah'a teslim olmuş salih Müslümanlar için Allah'ın yarattığı
imtihan son derece kolay ve zevklidir.
Allah'ın
sonsuz şefkati ve merhameti insanlar için çok büyük bir nimettir.
Çünkü insan gaflete düşebilen, unutkan, yanılabilen, hata yapabilen
bir varlıktır. Allah, sonsuz merhameti ile insanlara, her zaman
hatalarından dolayı bağışlanma dileme ve tevbe etme imkanı tanımıştır.
Allah
bağışlayıcılığı ile insanlara hayatları boyunca sürekli olarak yeni
fırsatlar verir. İnsanın tek yapması gereken hatasından bir daha
dönmemek üzere vazgeçmesi ve ölüm anı gelmeden evvel, vicdanının
sesini dinleyerek tevbe etmesidir.
Kuşkusuz
bu, Allah'ın dinde insanlara lütfettiği büyük bir kolaylıktır.
Unutulmamalıdır
ki şu anda yeryüzünde yaşayan insanların tümü ilerleyen her saat,
her dakika ve her saniye ahiret yaşamına yaklaşmaktadır. Bu, kaçınılmaz
bir gerçektir. Bir gün, bir şekilde her insanın yaşamı sonlanacak
ve Allah Katında dünyada yaptıklarından dolayı tüm insanlar hesap
vereceklerdir.
Şimdiye
kadar birçok insan din ahlakını yaşamayı zor görmüş, bu nedenle
dinden uzak durmuş, Kuran ahlakını yaşamamış ve birçok hata yapmış
olabilir. Ancak şu andan sonra önemli olan samimi olarak Allah'a
tevbe edip, ahiret için en hayırlısını yapmak ve kolay olana yönelmektir.
Bu karara varıldığında şu ana kadar alışılandan çok farklı ve çok
daha "güzel bir hayat"a kavuşulacağı ise Allah'ın izniyle kesin
bir gerçektir.
|