DİN AHLAKINI YAŞAMAK KOLAYDIR- I-

"Kolaylaştırın, Güçleştirmeyin. Müjdeleyin, Nefret Ettirmeyin…"

Evrendeki her varlığın ve gerçekleşen her olayın sahibi olan Allah'a güvenip dayanmak ve O'nu dost edinmek, bir insanın hayatındaki tüm korkuların, endişelerin, sıkıntıların ve zorlukların da sonu demektir. Din ahlakını yaşayan bir insan için en önemli kolaylık ve güzelliklerden biri budur. Bunun dışında Allah, tüm emir ve hükümlerini insanların fıtratlarına en uygun şekilde bildirmiştir ve hiçbirinde bir zorluk bulunmamaktadır.

Allah, Kuran'da dininin kolay olduğunu, dinine tabi olanların işlerini kolaylaştıracağını şöyle bildirir:

"Ve seni kolay olan için başarılı kılacağız." (A'la Suresi, 8)

"… O, sizleri seçmiş ve din konusunda size bir güçlük yüklememiştir, atanız İbrahim'in dini(nde olduğu gibi)..." (Hac Suresi, 78)

Nitekim Allah'ın tüm alemlere üstün kıldığı Resul-ü Ekrem Efendimiz de bir hadislerinde; "Din kolaylıktır." (Buhari, Iman: 29; Nesai, İman: 28; Musned, 5:69) şeklinde buyurarak, insanları din ahlakını yaşamaya davet etmişlerdir.

Bugün birçok insanın dinde zorluk olarak gördükleri uygulama veya inançlar ise, dine sonradan müşrikler veya insanları din ahlakından uzaklaştırmak isteyen inkarcılar tarafından eklenmiş ve hak dinin bir parçasıymış gibi insanlara aktarılmıştır. Bazı kimseler de, kendilerini daha takva göstermek için zor olanı yapmanın daha makbul olacağı yanılgısına kapılarak, gösterişe yönelik bir din anlayışını benimsemişlerdir. Oysa Peygamber Efendimiz (sav) de birçok hadisinde dinin kolaylaştırılmasını emretmişlerdir. Peygamberimiz (sav)'in bu konuyla ilgili bir başka hadisleri de şöyledir:

"Kolaylaştırın, güçleştirmeyin. Müjdeleyin, nefret ettirmeyin. Birbirinizle iyi geçinin, ihtilafa düşmeyin." (Hz. Said ibni Ebu Berde r.a.) (Ramuz El-Hadis 2. Cilt, s. 510)

İslam dini, insanın yaratılışına, huzuruna, mutluluğuna en uygun yaşam biçimidir ve Kuran ahlakına uyularak sürdürülen yaşam bir insan için olabilecek en güzel yaşamdır.

Bir insanın din hakkında sorabileceği ve kendisine başka insanlar tarafından yöneltilebilecek her türlü soru da Kuran'da cevaplanmıştır. Peygamber Efendimiz de hadislerinde bu konuları açıklamışlardır. Allah bir ayetinde bunu şöyle haber vermektedir:

Onların sana getirdikleri hiçbir örnek yoktur ki, Biz (ona karşı) sana hakkı ve en güzel açıklama tarzını getirmiş olmayalım. (Furkan Suresi, 33)

Kuran ayetleri ve Peygamberimiz (sav)'in hadisleri ile din ahlakı hakkında herşeyin bilgisi verildiği gibi, insanların ihtilafa düşecekleri hiçbir konu da bırakılmamıştır. Kuran'ın indiriliş sebeplerinden biri de insanların ihtilafa düştükleri konuların açıklanmasıdır. Kuran, Allah'a iman eden, salih kullar için büyük bir rahmet ve her konuda yol göstericidir.

Allah, Kuran yoluyla bize bilemeyeceğimiz, yaratışının sırrı olan konuları bildirir ve tüm insanları bu bilgilerle uyarır. Örneğin Kuran'da şeytanın varlığı, özellikleri, amacı, insanlara hangi yönlerden yaklaşabileceği, ne gibi yöntemler kullanabileceği, sinsi karakteri ve daha pek çok konu hakkında bilgiler verilmektedir. Bunun da ötesinde, bir insanın şeytanın etkisinden nasıl çıkabileceğinin yolu gösterilmektedir. Kuran'da şeytan hakkında anlatılanlar müminler için çok büyük bir kolaylıktır; çünkü bu sayede şeytan gibi sinsi ve kendilerine görülmez yollarla yaklaşan bir düşmana karşı insanlar daima uyanık olurlar.

Kuran son derece anlaşılır ve herkese hitap eden bir kitaptır. Dolayısıyla insanların ahiret gününde Allah'a dünya hayatında yaptıkları için hesap verirlerken, "Ben bundan habersizdim, bana bildirilmemişti" diyebilecekleri veya mazeret gösterebilecekleri hiçbir konu bulunmamaktadır. Allah, insanları Kuran aracılığı ile, en güzel şekilde uyarmış ve yaşamlarıyla ilgili en önemli konularda bilgilendirmiştir.

Allah yine bir kolaylık olarak, insanların daha kolay kavrayıp anlayabilmeleri için Kuran'da ayetleri çeşitli şekillerde açıklamıştır. Buna rağmen bazı insanların genel olarak düştükleri önemli hatalardan biri, Kuran'ın her insan tarafından anlaşılır olmadığını düşünmeleridir. Çoğu insan Kuran'ın okunması, anlaşılması ve yaşanabilmesi için uzun yıllar süren bir eğitime ihtiyaç olduğunu zanneder. Bu yargıya varan kişilerin büyük bir kısmı ise bir kez bile Kuran'ı okumamıştır aslında. Veya okumuştur ama anlamayı denememiştir, daha başından ayetleri anlamayacağı yönünde kendini şartlandırmıştır. Halbuki Kuran, Allah'ın ayetlerinde bildirdiği gibi apaçıktır. Samimi olarak Kuran'ı okuyan her insanın kolaylıkla anlayabileceği bir üsluba sahiptir. Kuran'ın dilinin son derece anlaşılır olması da insanlar için çok büyük bir nimettir.

Peygamber Efendimiz (sav) de yanındaki Müslümanlara her zaman dini "kolaylaştırmayı" emretmiştir. O halde salih Müslümanlar bu emre itaat etmeli ve insanlara kolay olanı zor göstermenin vebalini yüklenmemelidirler.

Allah, rahmetinin ve merhametinin bir sonucu olarak, insanların anlayışı için dinini bu kadar kolaylaştırmışken, insana düşen sadece Allah'ın bildirdikleri üzerinde düşünmek ve onları uygulamaktır. Ne var ki, pek çok insan böylesine kolay bir yol varken, zor olanı tercih etmektedir. Kendilerine yanlış yol göstericiler aramakta, yaşamlarının amacını öğrenebilecekleri, ebedi kurtuluşlarına vesile olacak Kuran ahlakından uzak yaşamaktadırlar.

Allah'ın nuruna uyanlar, Kuran'ın ve Peygamberimiz (sav)'in yol göstericiliğine tabi olanlar, -Allah'ın dilemesi ile- dünyada ve ahirette daima kolaylıklarla karşılaşacak ve güzel bir hayat yaşayacaklardır.