|
ŞEYTANİ
SES: "VESVESE"
Vesvese
şeytanın telkinleri sonucunda kişinin zihninde oluşan boş şüphe
ve kuruntulardır. Vesvese kişinin doğru karar almasını engeller.
Onu şüpheye düşürüp oyalar, kararsızlığa sürükler, içini sıkar,
anlamsız korkulara sebep olur, aklını ve düşünebilme yeteneğini
bozar, kendine olan güvenini kaybettirir. Kişi endişeli, kararsız,
ürkek, ümitsiz, karamsar bir ruh haline bürünür. Vesvese ve beraberinde
gelen psikolojik sorunlar, özellikle kader hakkında bilgisi olmayan,
Allah'a tevekkül etmeyi bilmeyen, zayıf imanlı kişilerin yaşadıkları
problemlerdir.
Şeytanın
amacı, böyle insanlara boş kuruntular fısıldayarak onları dinden
uzaklaştırmak, Allah'ın kudretinden habersiz, Allah'ı gereği gibi
takdir edemeyen insanlar haline getirmektir. Şeytan, hayatını boş
amaçlar uğruna harcayan, Allah'ın rızasını değil kendi istek ve
tutkularını ön planda tutan, asıl yaratılış amacı olan Allah'a kulluk
etme görevini unutmuş bir insan modeli oluşturmak için çalışır.
Ona kulak veren insanlar ise, sırf şeytanın verdiği vesveselere
kapıldıkları, onları önemli gördükleri, Allah'ı unuttukları için
dünyada ve ahirette kayıp içinde olurlar.
Dünyadaki
kayıplarının başında, yaşamlarındaki huzursuzluk ve kararsızlık
gelir. İnsanlar hayatlarının birçok farklı safhasında, kişiden kişiye
değişen çok çeşitli konularda vesvese yapabilirler. Çoğu zaman doğru
karar alabilmenin, olaylar karşısında iyi bir tercih yapıp yapamamanın
endişesi ile yaşarlar. Eğitim, iş gibi konularda hep kararsızdırlar.
"Acaba diğer işi mi tercih etseydim?" veya "diğer okula mı gitseydim
daha iyi olurdu?" gibi cümleleri bu kişilerden duyarsınız.
Burada
akıllara, "hep iyiyi aramanın ne gibi mahsurları olabilir?" şeklinde
bir soru gelebilir. Ancak burada anlatmak istediğimiz, bu soruların
iyiliği ve güzelliği bulmaya yönelik değil, aksine, insanları yaşadıkları
her günden, hatta her saniyeden ötürü sıkıntıya ve tereddüte sokmaya
yönelik olmasıdır. Çünkü böyle bir ruh halinde yaşayan insanlar
kendilerini sürekli sorguladıkları için düşünceleri, akılları hep
karışık ve bulanık olur, hiçbir zaman yaptıklarından emin olamazlar
ve asıl düşünmeleri gereken konuları düşünemeyecek hale gelirler.
İşte bu, vesvesenin insana verebileceği en büyük zararlardan biridir.
Vesvese,
sebep olduğu kararsızlık ve küçük-büyük çeşitli kuruntularla birçok
insanın zamanının çoğunu, dolayısıyla da hayatının büyük kısmını
tahrip eden bir beladır. Kararsızlık ve şüphelerin sebep olduğu
boş kuruntular sonuçta stresli, gergin bir ruh haline sebebiyet
verir. Eğer vesvese duyan kişi, Allah'a iman etmeyen veya Allah'ın
varlığına iman etse de O'nun gücünü takdir edemeyen bir kişi ise,
bu durumda vesvesesi ve kuruntuları büyüdükçe büyür. Kendisini yaratmış
olan Allah'a dayanıp güvenmediği için, şeytanın telkinlerinden kurtulamaz
ve sahip olduğu vesveseler içini kaplayıp hiç durmadan onu sıkar.
Herkesin yakın çevresinde, zaman zaman da kendisinde fark ettiği
bu ruh hali çok yaygın olarak yaşanmaktadır.
Vesvesenin
en önemli zararı, insanın aklını örtmesi ve sağlıklı düşünmesini
engellemesidir. Günlük yaşamı boyunca zihnini meşgul eden kuruntu
ve şüphelerle oyalanan bir insanın ise, Allah'ı gereği gibi tanıyıp
takdir etmesi, O'nun istediği biçimde yaşaması mümkün değildir.
Bu insan dünyaya yönelik bir hırs ve tedirginlik içindedir; bu nedenle
de Kuran'da emredilen tevekkülü, huzurlu ve dingin ruh halini, buna
bağlı olarak gelişen güzel ahlakı kazanamaz.
Vesveseli
bir ruh haline sahip olan kişi doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü,
yapması ya da yapmaması gerekenleri de birbirine karıştırır. Başına
geleceklerle ilgili sürekli bir kuruntu, korku ve şüphe içindedir.
Aldığı kararların doğruluğu konusunda da devamlı tereddüt halindedir.
Bu durum onun zihninde yoğun bir baskı oluşturur ve mantıklı düşünmesini,
sağlıklı kararlar almasını, muhakeme yapmasını engeller.
Oysa
tüm bunlar son derece anlamsızdır. İnsanın bu dünyada bulunuş amacı
Allah'ın istediği gibi bir kul olmak ve bu çabasında samimiyse,
Rabbbimizin daima dostu olduğunu unutmamaktır. Böyle bir insan herşeyi
yaratanın Allah olduğunu aklından çıkarmaz. Yaşadığı büyük-küçük
her olayın Allah'ın bilgisi dahilinde gerçekleştiğini bilir. İşte
vesveseler içinde yaşamını sürdüren ve kendisini asıl kurtuluşa
götürecek yoldan uzaklaşan insanların da bu gerçekleri kavraması
şarttır. Bu insanlar da sahip oldukları kuruntuların, şüphelerin,
vesveselerin yaşadıkları olayların sonucunu değiştirmesinin kesinlikle
mümkün olmadığını bilmelidirler. Ancak bu bilinci kazanmış olan
kişiler huzurlu bir hayat yaşayabilirler. Çünkü bu gerçeği bilen
kişiler, kendilerini yoktan var eden Allah'ın belirlediği ve onlar
için mutlak surette hayırlı olan kadere teslim olmuşlardır.
Kendisinin
bir kader izleyicisi olduğunu, Allah'ın kendisi için takdir ettiği
kaderin asla dışına çıkamayacağını anlayamamış kişilere ise şeytan
musallat olur. İnsanların vesvese gibi gittikçe büyüyen, bunaltan,
ruh halini bozan bir beladan kurtulamamasının temelinde de bu soruna
nasıl yaklaşacağını, bunun neden kaynaklandığını ve bundan nasıl
kurtulacağını bilmemesi yatmaktadır. Bu önemli sorunun çözümü, güçlü
bir Allah sevgisi ve korkusu, imandan kaynaklanan sağlam bir teslimiyet
duygusudur.
|