|
İNFAK
ALLAH'A YAKINLAŞMAK İSTEYEN KULLAR İÇİN ÖNEMLİ BİR VESİLEDİR
İki
kimseye gıpta edildi: Bir adam ki, Allah ona Kuran verdi, o da
o Kuran'ın ahkamı ile amel etti. Helalini helal, haramını haram
kabul etti. Diğeri de öyle bir kimsedir ki Allah ona mal verdi,
o da o maldan akrabalarına ulaştırdı ve o malı Allah'a taat yolunda
harcadı. (Ramuz El-Hadis, cilt 1, s. 137, Hz. Amr İbni Asr r.a.)
Peygamber
Efendimizin hikmetli sözlerinden de anlaşıldığı gibi bir insanın
sahip olduğu malı Allah yolunda kullanması çok değerli bir ibadettir.
Malını Allah yolunda kullunan insan Allah'ın izniyle maddi ve manevi
kirlerden temizlenir. Yaptığı ibadet kişinin nefsinin eğitilmesine
ve Allah'ın hoşnutluğunu kazanacağı bir ahlaka ulaşmasına vesile
olur. Nitekim Allah Peygamberimiz (sav)'e müminlerin mallarından
sadaka almasını bu şekilde onları temizlemesini bildirmiştir:
Onların
mallarından sadaka al, bununla onları temizlemiş, arındırmış olursun…
(Tevbe Suresi, 103)
Malca
çoğalma isteği nefsin en büyük hırslarından birisidir. Bu sebeple
Allah yolunda yapılacak harcamalar bazı insanlara zor gelebilir.
Bu insanlar menfaatleriyle çatışmayacak, ancak vicdanlarını rahatlatacak
şekilde bir harcama yapmak isteyebilirler. Oysa Müslümanların her
zaman olduğu gibi mallarını kullanırken de Kuran'da emredildiği
şekilde harcama yapmaları gerekir. Allah'ın bu konu ile ilgili olarak
Kuran'da bildirdiği bazı sınırlar vardır. Örneğin Allah, ihtiyaçlardan
arta kalanın infak edilmesini bildirir:
...
Ve sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: "İhtiyaçtan artakalanı.
Böylece Allah, size ayetlerini açıklar; umulur ki düşünürsünüz;"
(Bakara Suresi, 219)
İnsanın
dünya hayatında yaşaması için gerekli olan ihtiyaçları çok azdır.
İnsanın ihtiyaçları için kullandığı miktar dışında sahip olduğu
mal ihtiyaçtan arta kalan demektir. Önemli olan neyin harcandığı
değil, kişinin samimi olarak verebileceği neyse onu vermesidir.
Allah herşeyin doğrusunu bilir ve insanların ihtiyaçlarından arta
kalan miktarın ne kadar olduğunu tamamen insanın aklına ve vicdanına
bırakır. İslam dininde her konuda olduğu gibi infak konusunda da
bir hoşgörü vardır. Herkesin infak edeceği miktar Allah ile kendisinin
arasındadır. Ancak Allah'tan korkan, asıl yurdun ahiret olduğunu
düşünen insanların infakın arınmalarına vesile olacak çok değerli
bir ibadet olduğunu bilerek hareket etmeleri gerekir. Peygamber
Efendimiz inananları infak etmeleri için teşvik ederken onlara şöyle
bildirmiştir.
Ne
mutlu o kimseye ki nefsini alçaltmadan tevazu gösterdi. Meskenete
düşmeden nefsini küçülttü ve topladığı malından bir kısmını masiyet
olmayan yere infak etti. Sonra ehli fıkıh ve hikmet ile düşüp
kalktı. Miskin ve düşkünlere merhamet etti. Ne mutlu nefsini küçültene
ve kazancını helalinden temin edene, iç hali güzel, dışı da kerim
olana ve insanlara da kötülük yapmayana. Ne mutlu o kimseye ki
ilmi ile amel etti, malının fazlasını infak etti ve sözünün fazlasını
ise tuttu. (Ramuz El-Hadis, cilt 2, s. 313, Hz. Rakbin el Mısri
r.a.)
Samimi
bir Müslümanın infak ederken dikkat etmesi gereken önemli husus
daha vardır. Nefis insana sevmediği şeylerden infak ettirmek ister.
Oysa Allah Kuran'da insanları nefislerinin bu oyununa karşı uyarmış
ve onlara şöyle emretmiştir.
Ey
iman edenler, kazandıklarınızın iyi olanından ve sizin için yerden
bitirdiklerimizden infak edin. Kendinizin göz yummadan alamayacağınız
bayağı şeyleri vermeye kalkışmayın ve bilin ki, şüphesiz Allah,
hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır, övülmeye layık olandır. (Bakara
Suresi, 267)
İnsanın
sevdiği şeyleri infak etmek zoruna gidebilir, ancak insanın temizlenmesi
ve iyiliğe erişebilmesi için böyle bir fedakarlıkta bulunması gerekir.
İnsanın sevdiği şeylerden Allah rızası için vazgeçebilmesinin ne
derece önemli olduğu Kuran'da şöyle bildirilmiştir.
Sevdiğiniz
şeylerden infak edinceye kadar asla iyiliğe eremezsiniz. Her ne
infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir. (Al-i İmran Suresi,
92)
Allah'ın
"(sizi) O'na (yaklaştıracak) vesile arayın; O'nun yolunda
cehd edin (çaba gösterin), umulur ki kurtuluşa erersiniz." (Maide
Suresi, 35) emrinin gereği olarak samimi Müslümanlar sürekli
olarak kendilerini Allah'a yaklaştıracak bir vesile ararlar. Buraya
kadar anlatılanlardan da anlaşıldığı gibi Allah yolunda yapılan
harcama kişinin daha güzele ulaşabilmesi için önemli bir vesiledir.
İşte bundan dolayı infak Allah'a yakınlaşma arayış ve çabası içinde
olan müminler için son derece önemlidir. Allah Kuran'da müminlere
bir müjde olarak, yaptıkları infakların Kendisi'ne yakınlaşmaya
vesile olduğunu bildirmiştir. Bu nedenle sevdiği şeylerden ve ihtiyaçlarının
arta kalanından infak etmek Müslümanlar için bir zorluk değil, aksine
Allah'a olan bağlılıklarını ve sevgilerini gösterecekleri çok değerli
bir fırsattır. Konu ile ilgili olarak Kuran'da şöyle buyrulmuştur.
"Bedevilerden
öyleleri de vardır ki, onlar Allah'a ve ahiret gününe iman eder
ve infak ettiğini Allah katında bir yakınlaşmaya ve elçinin dua
ve bağışlama dileklerine (bir yol) sayar. Haberiniz olsun, bu
gerçekten onlar için bir yakınlaşmadır. Allah da onları kendi
rahmetine sokacaktır. Şüphesiz Allah, bağışlayandır, esirgeyendir."
(Tevbe Suresi, 99)
Mallarını
Allah yolunda infak eden insanların müjdelendiği ayetlerden bazıları
da şu şekildedir.
…
Allah yolunda her ne infak ederseniz, size 'eksiksiz olarak ödenir'
ve siz haksızlığa uğratılmazsınız. (Enfal Suresi, 60)
De
ki: "Şüphesiz benim Rabbim, kullarından rızkı dilediğine genişletip-yayar
ve ona kısar da. Her neyi infak ederseniz, O (Allah), yerine bir
başkasını verir; O, rızık verenlerin en hayırlısıdır. (Sebe Suresi,
39)
Ayetlerde
de bildirildiği gibi Allah infak eden insanlara harcadıklarının
yerine başkasını verir. Bunlar hem dünyadaki nimetler hem de hepsinin
üzerinde Allah'ın cennette müminler için hazırladığı nimetlerdir.
Bundan dolayı Allah Kuran'da infakı şöyle tarif etmiştir.
Yalnızca
Allah'ın rızasını istemek ve kendilerinde olanı kökleştirip- güçlendirmek
için mallarını infak edenlerin örneği, yüksekçe bir tepede bulunan,
sağnak yağmur aldığında ürünlerini iki kat veren bir bahçenin
örneğine benzer ki ona sağnak yağmur isabet etmese de bir çisintisi
(vardır). Allah, yaptıklarınızı görendir. (Bakara Suresi, 264-265)
|