İDEAL MÜSLÜMAN KADIN: HZ. MERYEM (1)

İnsanlık tarihi boyunca kadının toplumdaki yeri, yükümlülükleri, hakları, kadın erkek eşitliği ve kadının sahip olması gereken karakter gibi konular hep tartışılagelmiştir. Günümüzde de bu tür konular zaman zaman gündeme gelmekte, bunun için çeşitli forumlar düzenlenmekte, konuya çözümler aranmaktadır. Oysa tüm bu tartışmaları sona erdirecek önemli bir başvuru kaynağı vardır: Kuran-ı Kerim.

Kadını da erkeği de yaratan Allah'tır. Allah Kuran'da kadın ve erkeğe yüklediği sorumlulukları bildirmektedir. Kuran'da anlatılan modele uyulduğunda ve Allah'ın Kuran'da örnek verdiği kadın karakterlerine bakıldığında Müslüman bir kadının nasıl olması gerektiği hemen anlaşılır. Örneğin Allah'ın Kuran'da överek bahsettiği Hz. Meryem üstün ahlak anlayışıyla ve ideal Müslüman kadın karakteriyle kadınlar için çok önemli bir örnektir. Allah Kuran'da Hz. Meryem'i şöyle tanıtmaktadır:

Hani melekler: "Meryem, şüphesiz Allah seni seçti, seni arındırdı ve alemlerin kadınlarına üstün kıldı" demişti. (Al-i İmran Suresi, 42)

Allah'ın seçip, arındırdığı ve alemlerin kadınlarına üstün kıldığı bir insanı tanımak, onu örnek almak, ona benzemek Allah'ın rızasını kazanmak için önemli bir yoldur. Ancak günümüzde insanların bir kısmı Kuran ahlakından uzak olan bir cahiliye yaşantısını benimsemişlerdir. Bu cahiliye yaşantısı içinde ise kadınlar, genellikle toplum tarafından kendilerine uygun görülen ve nesilden nesile aktarılarak günümüze kadar gelen ortak bir karakteri yaşamaktadırlar. Bu karakterin pek çok çarpık yönü bulunmaktadır.

Cahiliye toplumu, kadın için ayrı, erkek için ayrı ahlak özellikleri belirlemiştir. Erkeğin göstermesi gereken karakter ve ondan beklenen kişilik kadınınkinden tümüyle farklıdır. Kuran'a göre ise kadın ve erkek aynı sorumluluklara sahiptir. Allah, Kuran'da "ideal bir Müslüman karakteri"nden bahsetmiştir. Bu karakterde erkeğin sorumlu tutulduğu tüm ahlak özelliklerinden aynı şekilde kadın da sorumludur. Allah bir ayetinde Müslüman kadın ve Müslüman erkeğin yaşamakla yükümlü olduğu bu ortak İslam ahlakını şu şekilde tanımlamaktadır:

Şüphesiz, Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar, mü'min erkekler ve mü'min kadınlar, gönülden (Allah'a) itaat eden erkekler ve gönülden (Allah'a) itaat eden kadınlar, sadık olan erkekler ve sadık olan kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, saygıyla (Allah'tan) korkan erkekler ve saygıyla (Allah'tan) korkan kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah'ı çokça zikreden erkekler ve (Allah'ı çokça) zikreden kadınlar; (işte) bunlar için Allah bir bağışlanma ve büyük bir ecir hazırlamıştır. (Ahzab Suresi, 35)

Görüldüğü gibi Kuran'a göre kadının ve erkeğin karakteri, toplumun değer yargılarına ya da süregelen gelenek ve göreneklere göre değil, Allah'ın bildirdiği "ideal Müslüman ahlakına" göre şekillenmektedir. Bu ahlakı yaşayan Müslüman kadın son derece güçlü ve sağlam bir kişiliğe sahiptir. Ve bu kişiliği toplum nezdinde bir üstünlük elde edebilmek, kendisini topluma kabul ettirebilmek için değil, sadece Allah'ın rızasını ve sevgisini kazanabilmek için yaşamaktadır. Nitekim insanlar Allah katında kadın ya da erkek olmalarına göre değil, gösterdikleri ahlaka ve Allah'ın rızasına uyup uymamalarına göre karşılık alacaklardır.

Ancak Hz. Meryem'i iyi tanımak Allah'ın nasıl bir kadın modelinden hoşnut olduğunu anlayabilmek açısından çok önemlidir..Bu değerli insanla ilgili olarak bilinmesi gereken en önemli şey onun putperest bir kavmin içinden çıktığı ve Allah'ın seçtiği bir kimse olarak, bu insanların sapkın ve cahilce inanışları arasında güzel ahlakı, hak dini temsil ettiğidir. Bununla birlikte Allah Hz. Meryem'i Hz. İsa'yı dünyaya getirme göreviyle de şereflendirmiştir. Allah, onu İmran ailesi gibi seçkin kılmış, güçlü ve samimi iman sahibi kimselerin soyundan kılarak, onun bu üstün ahlaklı insanlar tarafından yetiştirilmesini sağlamıştır. Hz. Meryem hayatının her anında Allah'a karşı göstermiş olduğu güzel ahlakıyla, Allah'a olan içten bağlılığını ve sadakatini en güzel şekilde ortaya koymuştur. Allah'ın kendisini denediği tüm zorlu olaylardaki kararlılığı, tevekkülü, kayıtsız şartsız teslimiyetiyle de, Allah'a ne kadar gönülden ve samimiyetle bağlı olduğunu en güzel şekilde ifade etmiştir. O, herşeyi yalnızca Allah'tan beklemiş, yalnızca Allah'a güvenmiştir. En zor anında bile ümitsizliğe, karamsarlığa kapılmamış, Allah'ın tüm yaşadıklarını mutlaka hayra dönüştüreceğini, zorlukların her birini en güzel şekilde gidereceğini bilerek Allah'a gönülden teslim olmuştur. Bunun yanı sıra karşı karşıya kaldığı olayları nasıl çözebileceği konusunda hiçbir tecrübesinin olmaması da Hz. Meryem için önemli bir imtihan sebebi olmuştur. Hamile kalmış ve tek başına bir çocuk dünyaya getirmek durumunda kalmıştır. Bu konuda hiçbir tecrübesi yoktur. Ancak hayatının her safhasında olduğu gibi, bu olayda da hiçbir şekilde bir yılgınlığa kapılmamıştır. Çok güçlü, iradeli ve kararlı bir kişilik sergilemiş ve Allah'ın yardımıyla tüm bunların en güzel şekilde üstesinden gelebileceğini bilmenin huzurunu ve güvenini yaşamıştır. Nitekim bu konuda da Allah onu olabilecek en mükemmel nimetlerle desteklemiş, işini kolaylaştırmış ve gösterdiği güçlü karakterden dolayı onu başarılı kılmıştır.

Hz. Meryem çok önemli ve şerefli bir görev üstlenmiştir. Ancak bu üstün ve şerefli durumun, kavmi tarafından gereği gibi anlaşılamaması, inkar içerisinde olan halkının kendisine haksız bir bakış açısıyla yaklaşıp iftiralarda bulunması, Hz. Meryem için önemli bir sabır ve deneme konusu olmuştur. Bu aşamada da güçlü, iradeli ve dirayetli kişiliğinden hiçbir şekilde taviz vermemiştir. Her olayın Allah'ın kontrolünde olduğunu ve Allah'ın kendisini tüm bu iftiralardan en güzel şekilde temize çıkaracağını bilerek, bu olaylara ve insanların cahilce tavırlarına karşı güzel bir sabır ile sabretmiştir. Hz. Meryem üstün ahlakıyla, imanıyla ve tavırlarıyla tüm insanlık için önemli bir örnek ve tebliğ vesilesi olmuştur. Aradan asırlar geçmesine rağmen her dönemde Müslüman kadınlar onu örnek almışlar, imanda derinleşip, Hz. Meryem'in örnek ahlakını yaşamaya ve Hz. Meryem karakterini kazanmaya çalışmışlardır.