|
HZ.
MERYEM'İN ÜSTÜN AHLAKI
Hz.
Meryem hayatı boyunca gösterdiği üstün ahlak ile tüm Müslüman kadınlar
için önemli bir örnek olmuştur. Allah Hz. Meryem'e dünyada önemli
bir sorumluluk yüklemiş ve bu şerefli görev için onu Kuran'ın ifadesiyle
'güzel bir bitki gibi' yetiştirmiştir.
Allah,
onu İmran ailesi gibi seçkin kılmış, güçlü ve samimi iman sahibi
kimselerin soyundan kılarak, onun bu üstün ahlaklı insanlar tarafından
yetiştirilmesini sağlamıştır. Bunun yanı sıra Allah, Hz. Zekeriya'nın
eğitimiyle, Hz. Meryem'i üstün ve seçkin bir peygamberin ahlakıyla
ahlaklandırmıştır.
Allah'ın
rahmeti sayesinde, doğduğu andan itibaren bu kutlu insanların eğitimiyle
şereflenen Hz. Meryem, güçlü bir iman ve üstün bir ahlak seviyesine
ulaşmıştır. Bu olgunluğa eriştikten sonra ise Allah mucizelerini
göstererek, Hz. Meryem'in üzerindeki rahmetini, korumasını ve merhametini
yakinen görmesini sağlamıştır. Hz. Meryem'in ibadet ederken mihrapta
sürekli olarak yiyecek bulması, Allah'ın ona olan desteğinin ve
rahmetinin açık bir göstergesidir. Allah daha sonra Hz. Meryem'i
Cebrail ile görüştürerek, ona olan bu rahmetini Cebrail'in sözleriyle
de bildirmiştir.
Hz.
Meryem hayatının her anında Allah'a karşı göstermiş olduğu güzel
ahlakıyla, Allah'a olan içten bağlılığını ve sadakatini en güzel
şekilde ortaya koymuştur. Allah'ın kendisini denediği tüm zorlu
olaylardaki kararlılığı, tevekkülü, kayıtsız şartsız teslimiyetiyle
de, Allah'a ne kadar gönülden ve samimiyetle bağlı olduğunu en güzel
şekilde ifade etmiştir.
Hz.
Meryem'in yaşadığı tüm zorlu anlarda tek başına olması, onun için
başlı başına önemli bir deneme konusu olmuştur. Zira insanlar zorluk
anlarında daima kendilerine yardım edecek, destek olacak yol gösterecek
birilerine ihtiyaç duyar ve olmadığında da kimileri yalnızlıklarından
dolayı bir zayıflık ve üzüntü hissine kapılırlar. Hz. Meryem'de
ise asla böyle bir durum söz konusu olmamıştır. O, herşeyi yalnızca
Allah'tan beklemiş, yalnızca Allah'a güvenmiştir.
Desteği,
yardımı ancak Allah'tan istemiş ve O'nun göstereceği yola uymanın,
O'nun sözüne itaat etmenin kendisine yeteceğini bilmiştir. En zor
anında bile ümitsizliğe, karamsarlığa kapılmamış, Allah'ın tüm yaşadıklarını
mutlaka hayra dönüştüreceğini, zorlukların her birini en güzel şekilde
gidereceğini bilerek Allah'a gönülden teslim olmuştur. Nitekim Allah,
yaşadığı her zorlukla beraber, onun için bir kolaylık kılmış, onu
daima yardımı ve rahmetiyle desteklemiş, karşılaştığı zorlukları
çok büyük hayırlara ve güzelliklere dönüştürmüştür.
Bunun
yanı sıra karşı karşıya kaldığı olayları nasıl çözebileceği konusunda
hiçbir tecrübesinin olmaması da Hz. Meryem için önemli bir imtihan
sebebi olmuştur. Hamile kalmış ve tek başına bir çocuk dünyaya getirmek
durumunda kalmıştır. Bu konuda hiçbir tecrübesi yoktur. Ancak hayatının
her safhasında olduğu gibi, bu olayda da hiçbir şekilde bir yılgınlığa
kapılmamıştır. Çok güçlü, iradeli ve kararlı bir kişilik sergilemiş
ve Allah'ın yardımıyla tüm bunların en güzel şekilde üstesinden
gelebileceğini bilmenin huzurunu ve güvenini yaşamıştır. Nitekim
bu konuda da Allah onu olabilecek en mükemmel nimetlerle desteklemiş,
işini kolaylaştırmış ve gösterdiği güçlü karakterden dolayı onu
başarılı kılmıştır.
Hz.
Meryem'in ahlakındaki üstünlüğün bir başka göstergesi ise onun üstlendiği
zor sorumluluğu yerine getirirken yaşadığı sıkıntılar karşısında
güzel bir sabır gösterebilmiş olmasıdır. Hz. Meryem çok önemli ve
şerefli bir görev üstlenmiştir. Ancak bu üstün ve şerefli durumun,
kavmi tarafından gereği gibi anlaşılamaması, inkar içerisinde olan
halkının kendisine haksız bir bakış açısıyla yaklaşıp iftiralarda
bulunması, Hz. Meryem için önemli bir sabır ve deneme konusu olmuştur.
Bu aşamada da Allah'a olan güveninde sabır ve kararlılık göstermiştir.
Güçlü, iradeli ve dirayetli kişiliğinden hiçbir şekilde taviz vermemiştir.
Her olayın Allah'ın kontrolünde olduğunu ve Allah'ın kendisini tüm
bu iftiralardan en güzel şekilde temize çıkaracağını bilerek, bu
olaylara ve insanların cahilce tavırlarına karşı güzel bir sabır
ile sabretmiştir.
Hz.
Meryem'in bu olaylar sırasında dikkat çeken bir başka özelliği ise,
insanların rızasından tamamen sıyrılmış olmasıdır. Allah'a katıksız
bir iman ile teslim olmuştur. Bu nedenle de insanların yorumlarından,
kınamalarından hiçbir şekilde etkilenmemiştir. Samimi imanı ve ihlasından
dolayı onun için asıl önemli olan Allah'ın rızasına uygun hareket
edebilmiş olmaktır. Görüldüğü gibi Hz. Meryem her işinde daima katıksız
olarak Allah'a yönelmiş, imanındaki ve Allah'a olan teslimiyetindeki
bu samimiyet sonucunda da, her zaman için Allah'ın rahmetiyle karşılık
görmüştür.
Unutulmamalıdır
ki, güzel ahlakı başkalarına da anlatmanın iki yolu vardır. İnsan
kimi zaman güzel ahlakı sözleriyle, kimi zaman da tüm bunları insanlar
için güzel bir örnek oluşturarak davranışlarıyla anlatır. Bu iki
yol arasında, en makbul ve aslında en etkili olanı, insanın tavırlarıyla
yaptığı tebliğdir. Çünkü bu samimi olandır. Taklit edilmesi mümkün
değildir. Ancak imanın kalpte samimi olarak yaşanmasıyla, insanın
inandıklarını en samimi şekilde hayata geçirip tavırlarına yansıtmasıyla
gerçekleşebilir.
Hz.
Meryem bu üstün ahlakı gösterebilmiş, imanıyla, tavırlarıyla ve
ahlakıyla tüm insanlık için önemli bir örnek ve tebliğ vesilesi
olmuştur. Onun insanlara olan bu samimi tebliği, Allah'ın dilemesiyle
en güzel şekilde karşılık görmekte, iman edenlerin imanda derinleşip,
Hz. Meryem'in örnek ahlakını yaşamaları ve Hz. Meryem karakterini
kazanmaları için önemli bir vesile olmaktadır.
|