|
KISKANÇLIĞIN
KALKMASIYLA MEYDANA GELEN GÜZELLİKLER
...Oysa
kendilerine apaçık ayetler geldikten sonra, birbirlerine karşı
olan 'azgınlık ve kıskançlıkları' yüzünden anlaşmazlığa düşenler,
o, (Kitap) verilenlerden başkası değildir. Böylece Allah, iman
edenleri, hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe kendi izniyle eriştirdi.
Allah, kimi dilerse onu doğruya yöneltir. (Bakara Suresi, 213)
Ayette
insanların "azgınlık ve kıskançlık" yüzünden anlaşmazlığa düştüklerine
ve toplumdaki dirlik ve düzenin de bu ahlak anlayışı nedeniyle bozulduğuna
dikkat çekilmiştir. Öyleyse açıktır ki insanların nefislerindeki
bu olumsuz özelliklerden sakınmaları topluma huzur, güvenlik ve
güzellik getirecektir.
Kuran'da
pek çok ayette cennete giden insanların sahip oldukları üstün ahlak
tarif edilir. Ve bu insanların sahip oldukları her türlü kötülükten
kurtuldukları bildirilir. Nefsin sahip olduğu en kötü özelliklerden
birisi kıskançlıktır ve Kuran'da bu durum "...Nefisler ise
'kıskançlığa ve bencil tutkulara' hazır (elverişli) kılınmıştır.
Eğer iyilik yapar ve sakınırsanız, şüphesiz, Allah, yaptıklarınızdan
haberi olandır." (Nisa Suresi,128) ayetiyle bildirilir.
Bu yüzden Allah'tan korkan bir insanın nefsini eğitmesi ve kıskançlıktan
tam anlamıyla kurtulabilmesi çok önemlidir. Bir toplumdaki tüm insanlar
kıskançlıktan kurtulduklarında daha dünyada iken cennet ahlakına
benzer bir ortam meydana geleceği açıktır. Böyle bir toplumda hem
nefsin kötülüklerinden kurtulmuş olmanın hem de kıskançlığı yenmek
için geliştirilen güzel tavırların oluşturduğu konfor bir arada
yaşanacaktır. İnsanların kıskançlık gibi bir zayıflıkla uğraşmak
yerine akıllarını ve enerjilerini kendilerine ve topluma fayda getirecek
çok daha önemli konulara yöneltmiş olmalarının güzelliği olacaktır.
Yine bu ortamda nefislerine uymak yerine Allah korkusu ile hareket
eden insanlarla birlikte olmanın rahatlığı yaşanacaktır. İnsanların
nefislerini eğitmiş ve şeytanın telkinlerine Kuran ahlakı ile karşılık
vermeyi öğrenmiş olmalarının huzuru hissedilecektir.
İslam
ahlakını kazanmış olan insanlardan oluşan bir toplumda herşeyden
önce güzel bir birlik ve beraberlik ortamı yaşanacaktır. İnsanların
birbiriyle çekişmediği, birbirlerine birer rakip gözüyle bakmadıkları
aksine birbirlerinin başarılarıyla mutlu oldukları bir hayat yaşanacaktır.
İnsanlar haset gözüyle bakmadıkları için birbirlerinin güzel yönlerini
görmeyi ve bundan büyük bir zevk alabilmeyi öğrenmiş olacaklardır.
Sadece kendilerini değil, birbirlerini de daha iyi olmaya ve daha
güzel özellikler edinmeye teşvik edeceklerdir. Nitekim Bediüzzaman
Said Nursi Hazretleri bu konunun önemini şöyle ifade etmiştir.
"Enaniyetin
işimizde en tehlikeli ciheti, kıskançlıktır. Eğer sırf Allah için
olmazsa, kıskançlık müdahale eder, bozar. Nasıl ki bir insanın
bir eli, bir elini kıskanmaz; ve gözü kulağına hased etmez ve
kalbi aklına rakabet etmez, öyle de bu hey'etimizin şahs-ı manevisinden
herbiriniz bir duygu bir aza hükmündesiniz. Birbirinize karşı
rekabet değil, bilakis birbirinizin meziyetiyle iftihar etmek
mütelezziz olmak bir vazife-i vicdanımızdır." (Mektubat, s. 469)
Kıskançlığın
kalkması sonucunda toplum gerçek sevgiyi yaşayabilen ve birbirlerine
saygı duyan insanlardan oluşacaktır. Bu insanlar, nefislerindeki
bu kötülükten kurtulmaktan dolayı hoşgörünün, affediciliğin, tevazunun
ve özverili olabilmenin ferahlığını yaşayacaklardır. İnsanlar maddi
manevi ihtiyaç duydukları her konuda birbirlerine yardımcı olacak
ve destek vereceklerdir. Kimse böbürlenebilme ve insanlar karşısında
övünecek birşeylere sahip olma hırsıyla hareket etmeyecek aksine
birbirlerine övünç duyulacak özellikler kazandırtmaya çalışacaklardır.
Zengin olan malını bir büyüklük saymayacak, fakir olan da bu durumu
kıskançlıkla karşılamayacaktır. İnsanlar dünya hayatında asıl önemli
olanın takva ve güzel ahlak olduğunu kavradıkları için zenginliği
bir hırs haline getirmeyecek, ellerindekileri ihtiyaç içerisinde
olan kimselerle paylaşacaklardır. Kimse kıskançlığın sebep olduğu
öfke ve kine kapılmadığı için bunların neden olduğu huzursuzluklar
da ortadan kalkacaktır. Kıskançlık nedeniyle tartışma çıkmayacak,
kimse bu uğurda insanlara zarar vermeyecek, hasetten kaynaklanan
kavgalar, cinayetler sona erecektir. Toplumda dirlik, düzenlik,
huzur ve barış hakim olacaktır. Böylesine güzel ahlaklı ve Allah'tan
korkan insanların bulunduğu bir ortamda insanlar hep hayır ve hasenat
işleyecekler. Akıllarını, vakitlerini ve enerjilerini Allah'ın rızasını
kazanacak işler yapmaya ve ahiret için ecir kazanmaya ayıracaklardır.
Bu nedenle de üretken ve fayda getiren nesiller yetiştirebileceklerdir.
İnsanlık adına toplum adına hep güzel şeyler üretebilecek, maddi
ve manevi açıdan sürekli olarak gelişen bir toplum modeli oluşturacaklardır.
Görüldüğü
gibi kıskançlık hastalığından kurtulmanın dünya hayatında hem insanın
kendisine hem de topluma çok büyük faydası olacaktır. Ancak herşeyden
önemlisi kıskançlıktan tam anlamıyla kurtulan bir insan İslam ahlakını
daha rahat uygulayabilecek, Allah'ın rızasını kazanabilecek bir
çok hasenat işleyebilecektir. Allah Kuran'da heva hevesine uymayan
nefsini eğiten kullarını cennet ile müjdelemiştir.
"Kim
Rabbinin makamından korkar ve nefsi heva (istek ve tutkular) dan
sakındırırsa, Artık şüphesiz cennet, (onun için) bir barınma yeridir."
(Nazi'at Suresi, 40)
|