BUDİZM SAPKIN BİR İNANÇTIR -1-

Özellikle içinde bulunduğumuz yüzyıl, tarih boyunca insanların manevi değerlerden en çok uzaklaştığı, ahlaki dejenerasyonun hızla yaygınlaştığı, dostluğun, adaletin, hakkaniyetin neredeyse unutulduğu, yozlaşmanın genç nesilde büyük tahribat yarattığı bir dönemdir. Allah'ı ve ahiret gününün varlığını göz ardı ederek sadece dünyaya yönelmek, insanlarda büyük bir mutsuzluk, bunalım ve yıkım meydana getirmektedir. Çünkü din ahlakının yaşanmadığı bir ortamda insanın ruhuna zevk veren tüm ahlaki değerler yok olur. Bunların yerini çıkar çatışmaları, düşmanlık, rekabet, kin, intikam, dedikodu, vefasızlık, sahtekarlık, zulüm alır. İnsanların birbirleriyle dost olamadığı, kimsenin birbirine güvenemediği, herkesin kendi menfaatini düşündüğü bencil, egoist ve sevgisiz bir ortam, elbette beraberinde kişisel mutsuzluğu ve yalnızlığı da getirecektir. Nitekim Kuran'ın bir ayetinde Allah şeytanın insanları yapayalnız ve yardımsız bırakacağını bildirmiştir.

Dinsizliğin hayatına getirdiği belalardan dolayı acı içinde yaşayan insanlar, çözümü hak dine tabi olmakta bulacaklarına çoğu zaman sapkın öğretileri benimsemekte aramışlardır. Bunlardan bir tanesi de son yıllarda adı daha sık duyulmaya başlanan Budizmdir. İnsanların özellikle Budizme yönelmelerinin nedenlerinin başında bu öğretinin mistik, gizemli ve ilginç özelliklere sahipmiş gibi tanıtılması gelir. Budizmin gerçek yüzünü akılcı şekilde değerlendiremeyen bu insanlar, Budist olduklarında hayatın zorluklarından kurtulacaklarına, sıkıntılara karşı dirayet kazanacaklarına veya manevi olarak kendilerini daha güçlü hissedeceklerine inandırılırlar. Halbuki Budizm insanları bir karanlıktan diğer bir karanlığa çeken sapkın bir öğretidir. Budistlerin görünümlerinden ve batıl inançlara dayalı hayat şekillerinden kaynaklanan mistik görünüm, insanların aldanmalarına sebep olmaktadır. Oysa mistik hayat şekli ya da görünümün İslam dininde yeri yoktur. İslam dini akılcılık üzerine kuruludur. İslam dini insanlara hayatın gerçek yüzünü görmelerini, tehlikelere karşı tedbirli olmalarını, nefisleriyle akılcı şekilde mücadele etmelerini, vicdanlarını kullanmalarını emreder. Budizm ise insanlara karamsar, içlerine kapalı, durağan, duygusal, kirli bir hayat vaat eder.

Harun Yahya Budizmin gerçek yüzünü anlattığı "İslam ve Budizm" adlı eserinde konuyla ilgili şu açıklamalara yer vermektedir:

... Budizm bir barış, güven, hoşgörü ve huzur dolu bir hayatın yolu olarak lanse edilmektedir. Oysa Budizm sanıldığı gibi insanlara huzur getiren bir inanış değildir. Tam tersine Budizm kendisine kapılan insanları büyük bir karamsarlığın içine çeker. Aldıkları eğitime, sahip oldukları modern dünya görüşüne rağmen bu insanlar, ellerinde kaplarla dilencilik yapmayı makul gören, insanların farelere veya ineklere dönüşeceği saçmalığına inanan, taştan yapılmış putlardan medet uman kişilere dönüşürler. Budizmin sapkın inanışları bu kişiler üzerinde ciddi psikolojik tahribat oluşturur. Budizmin yaygın olduğu ülkeler veya Budist rahiplerin yoğun olarak yaşadığı yerler incelendiğinde, söz konusu yerlere karamsarlık ve boğuculuğun hakim olduğu açıkça görülecektir.

Budizm bir çok sapkınlığı içinde barındırır. Her şeyden önemlisi Budizmde Allah ve ahiret inancı yoktur. Budizm'in kurallarını belirleyen metinlerde bu dinin kurucusu olan Buda bir ilah olarak gösterilir. Bu nedenle Budistler Buda heykelleri önünde secdeye kapanırlar, bu heykellere yiyecek ve hediye sunarlar. Bu heykellerden medet umar ve onlara tapınırlar. Bu nedenle Budizm ateist bir inanç şeklidir.

Budizm ateist bir inanç şeklidir

Budizmde Allah inancından hiçbir şekilde bahsedilmez. Kainatın nasıl yaratıldığı, tüm evrenin yoktan var edildiği, Allah'ın varlığının delilleri bu inançta anlatılmayan, yeri olmayan gerçeklerdir. Budizmde atalardan gelme bir takım batıl inançlar yaratılış gerçeğinin yerini almıştır. Bu konu Harun Yahya'nın İslam ve Budizm adlı eserinde şu şekilde açıklanmaktadır.

Bu din hiç bir akılcı ve bilimsel dayanağı bulunmayan birer dogma olan karma ve reenkarnasyon inancı (insanın dünyaya sürekli geldiği bir önceki hayatındaki davranışlarına göre bir sonraki hayatının şekillendiği düşüncesi) üzerine kurulmuştur.

Budizm putperest bir dindir

Bu batıl dinde Buda tek yol gösterici olarak kabul edilir. Allah'ın hükümlerine göre değil, Buda'nın kurallarına göre yaşanılacağına inanılır. Bu nedenle Allah'a ibadet edileceği yerde Buda'ya ibadet edilir. Allah'ın sonsuz güç ve kudreti Buda'ya atfedilir ve ondan medet umulur. Budizmin pagan inancına dayalı olması Harun Yahya'nın aynı eserinin 80. sayfasında şöyle açıklanmaktadır.

Tarihi kaynaklara göre Buda'nın ölümünden bir süre sonra Budist rahipler tarafından "Buda'yı kutsallaştırma" girişimleri başlatıldı. Her yere onun heykelleri yapıldı ve Nirvana'nın onun vücudunda şekillendiği yönünde çarpık bir inanç güç kazandı. Budist rahiplerin Buda'ya yönelik aşırı saygı anlayışları, bir süre sonra Buda'ya tapınma halini aldı. Budizmin güçlü olduğu ülkelerin dört bir yanı Buda'nın dev boyuttaki heykelleriyle donatıldı. Günümüzde de Asya'dan Amerika'ya pek çok ülkede Buda heykelleriyle, üzerinde Buda'nın gözlerinin resmedildiği tapınaklara rastlamak mümkündür... Bu gözlerle insanlara Buda'nın her yeri gördüğü ve insanı sürekli izlediği mesajı verilmekte, insanların hayatlarının her dakikasını Buda'yı düşünerek geçirmeleri fikri aşılanmaktadır. Binlerce yıl önce ölmüş olan bir insanın hala kendisine inananları gördüğünü koruduğunu, yakarışlarını işittiğini düşünmenin ne denli dayanaksız bir inanç olduğu ise ortadadır. Budistlerin kavramaktan aciz oldukları asıl gerçek ise tüm insanlar gibi Buda'yı da yaratanın alemlerin Rabbi olan Allah olduğudur. Allah gizlinin gizlisini bilen ve kuşatandır.

Budizmin insanlar tarafından bilinmeyen daha pek çok sapkın yönü vardır. Dinsizliğin getirdiği karanlık, karmaşık ve acımasız yaşam şeklinden kurtulmak için Budizme yönelen insanlar, daha sakin, huzur dolu ve manevi olarak dengeli bir ruh haline sahip olacaklarını zannederler. Halbuki Budizm insan fıtratına tümüyle aykırı, batıl bir dindir. İnsanları Allah'a imandan ve ahiret inancından uzaklaştırır. Vicdanlarını ve akıllarını kullanmalarını engeller. Bu nedenle Budizmin gerçek yüzünün ortaya çıkması insanların aldanmamaları için son derece önemlidir.