KURAN'DAN SAMİMİ İMAN ÖRNEKLERİ- 1-

Kuran ayetlerine baktığımızda gerçek imana sahip müminlerinin ahlaklarına ve yaşamlarına dair pek çok örnekle karşılaşırız. Başta peygamberler olmak üzere Allah çok farklı ortam ve şartlarda gerçek imanı yaşayan müminlerden de bahseder. Bu kişilerden biri Firavun'un eşidir:

Firavun'un Karısının İmanı

Allah, iman edenlere de Firavun'un karısını örnek verdi. Hani demişti ki: "Rabbim bana kendi katında, cennette bir ev yap; beni Firavun'dan ve onun yaptıklarından kurtar ve beni o zalimler topluluğundan da kurtar." (Tahrim Suresi, 11)

Allah yukarıdaki ayette iman edenlere Firavun'un karısını örnek vermiştir. Çünkü o, Firavun gibi şiddetli zalim ve inkarcı bir insanla aynı sarayın içinde, onun en yakınında bulunan kişilerden biridir. Firavun'un her an ayrı bir vicdansızlığına ve zulmüne, verdiği katliam emirlerine yakından şahit olmuştur. Firavun kendisini ilah ilan edecek kadar (Allah'ı tenzih ederiz), halkını kendisine secde ettirecek kadar gözü dönmüş bir din düşmanıdır. İman edenlere ve Hz Musa'nın getirdiği gerçekleri tasdik edenlere ağır işkenceler uygulamakta ve idamla tehdit etmektedir. İşte böyle bir ortamda, Firavun'un en yakınında bulunan insanlardan biri, karısı, Firavun'dan gizlice Allah'a iman etmiştir.

Firavun'un eşi, dünyada olabilecek en zor ve tehlikeli şartlar altında Allah'a iman ederek, gelmiş geçmiş en acımasız insanlardan birinin yanında o son derece güzel bir ahlakı tek başına yaşamıştır. Firavun'un dinsiz ve zorbalığa dayalı sisteminde tüm olup bitenlere karşı Allah'a tevekkül etmiş, sabır ve metanet göstermiştir. Cahiliye insanlarının ölçüleriyle bakıldığında ne konumu ve içinde bulunduğu geniş imkanlar, ne de içinde yaşadığı muhteşem saray bu kıymetli mümin kadın için bir değer ifade etmemiş, o Allah'tan kesin bilgiyle iman ettiği cennetini istemiştir. O, dinsizliğin ve vicdansızlığın hakim olduğu bu ortamdan kurtulmak için Allah'a yönelmiş ve samimiyetle dua etmiştir:

…Hani demişti ki: "Rabbim bana kendi katında, cennette bir ev yap; beni Firavun'dan ve onun yaptıklarından kurtar ve beni o zalimler topluluğundan da kurtar." (Tahrim Suresi, 11)

Allah ayetinin başında iman edenlere Firavun'un karısını örnek olarak verdiğini bildirmiştir. Çünkü o, böyle zor bir ortamda Allah'a samimi bir imanla iman etmiş ve Allah'ın hoşnutluğunu kazanmıştır.

Firavun ailesinden imanını gizleyen bir adam

Kuran'da zikri geçen gerçek iman sahibi kişilerden biri de yine Firavun'un ailesindendir. Firavun'un karısı gibi o da gizlice Allah'a iman etmiştir. Hem de son derece takva sahibi bir kişi olduğu, ifadelerindeki akıl ve samimiyetten açıkça anlaşılmaktadır. Firavun Hz Musa'yı öldürme planları yapmaya başlayınca o herşeyi göze alarak Firavun ve adamlarını vicdanlı olmaya çağırmış ve onları Allah'ın azabına karşı açıkça uyarmıştır:

Firavun dedi ki: "Bırakın beni, Musa'yı öldüreyim de o (gitsin) Rabbine yalvarıp-yakarsın. Çünkü ben, sizin dininizi değiştirmesinden ya da yeryüzünde fesat çıkarmasından korkuyorum." Firavun ailesinden imanını gizlemekte olan mü'min bir adam dedi ki: "Siz, benim Rabbim Allah'tır diyen bir adamı öldürüyor musunuz? Oysa o, size Rabbinizden apaçık belgelerle gelmiş bulunuyor. Buna rağmen o eğer bir yalancı ise yalanı kendi aleyhinedir; ve eğer doğru sözlü ise, (o zaman da) size va'dettiklerinin bir kısmı size isabet eder. Şüphesiz Allah, ölçüyü taşıran, çok yalan söyleyen kimseyi hidayete erdirmez."

"Ey Kavmim, bugün mülk sizindir, yeryüzünde hüküm sahibi kimselersiniz. Fakat bize Allah'tan dayanılmaz bir azab gelecek olursa bize kim yardımcı olabilecek?" Firavun dedi ki: "Ben, size yalnızca gördüğümü (kendi görüşümü) gösteriyorum ve ben sizi doğru yoldan da başkasına yöneltmiyorum.

İman eden (adam) dedi ki: "Ey Kavmim, ben o fırkaların gününe benzer (bir günün felaketine uğrarsınız) diye korkuyorum."

"Nuh kavmi, Ad, Semud ve onlardan sonra gelenlerin durumuna benzer (bir gün). Allah, kullar için zulüm istemez."

"Ve ey kavmim, doğrusu ben sizin için o feryat (edeceğiniz kıyamet) gününden korkuyorum."


"Arkanızı dönüp kaçacağınız gün; sizi Allah'tan koruyacak yoktur. Allah, kimi saptırırsa artık onu doğruya yöneltecek bulunmaz." (Mümin Suresi, 26-33)

İman sahibi kişinin yukarıdaki ayetlerde geçen konuşmaları, onun peygamber ahlakına benzer bir yumuşak başlılığa ve akla sahip olduğunu ortaya koymaktadır. O da Firavun gibi bir zorbanın tahakkümü altında, en ufak bir korku göstermeden, samimi olarak Allah'a yönelmiş ve iman etmiştir. Her ne kadar Firavun'un ailesinden de olsa, imanı anlaşıldığı takdirde herkes için söz konusu olan tehlike onun için de geçerlidir. Ama o da Firavun'un karısı gibi bunu asla bir engel olarak görmemiş ve vicdanen kabul ettiği gerçeklere sarılmış ve Allah'a iman etmiştir. Her iki mübarek insan da bu derece zor ve baskı altında olmalarına rağmen hiç taviz vermeksizin Allah'a kulluk etmişlerdir. Onlar kıyamete kadar yaşayacak tüm insanlara, özellikle de en ufak bir zorlukta ya da çıkarları ile çelişen bir durumda imanı terk edenlere, çok güzel birer örnek olmuşlardır.