İSRAF'TAN SAKINMAK KİŞİYE BOLLUK VE BEREKET GETİRİR

Dinden uzak yaşayan insanlar sahip oldukları nimetlerin değerini bilmez, bu yüzden de sürekli israf ederler. Bu israfı genelleme yaparak değerlendirirsek, çok büyük bir oranla karşı karşıya kalırız. Örneğin sadece ekmek israfını düşünelim. Belki hiç kimse çöpe attığı bir dilim ekmeği önemsemeyebilir, ama yapılan istatistikler meydana gelen bu israfın çapının ne kadar geniş olduğunu gözler önüne sermektedir.

İstatistikler bazı ülkelerde günlük üretilen ekmeğin yüzde onunun çöpe atılarak, israf edildiğini ortaya koymaktadır. 60 milyonluk nüfusa sahip bir ülkede sadece ekmek israfının bir günlük maddi değeri 440 milyar, yıllık bilançosu ise 160 trilyon lira dolayında olmaktadır. Dünya üzerindeki milyonlarca insanın açlık sınırında yaşadığını, yiyecek tek bir dilim ekmek bulamadığını göz önünde bulundurursak, bu sayının ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlarız.

Bir de rakamlarla ifade edilemeyen israflar vardır ki, insanlar artık bunları iyice kanıksamış, sıradan alışkanlıklar olarak kabul etmişlerdir. Örneğin toplu yemek tüketiminin olduğu oteller, restoranlar, uçak ve gemi yolcularına hizmet veren ikram şirketleri, okulların, işyerlerinin yemekhaneleri vs. büyük çapta israfların meydana geldiği, tonlarca yiyeceğin çöpe atıldığı yerlerdir. Bunun yanısıra kağıt, enerji, su gibi sayısız israf konusu vardır. Kuşkusuz bunları engellemek için birçok önlem almak mümkündür. Fakat bireysel tedbirlerle bu boyutta bir israfın önüne geçmenin mümkün olmadığı yaşanılan tecrübelerden anlaşılmaktadır.

İsrafı engellemek için öncelikle yapılması gereken şey, insanlara Allah korkusunu ve Kuran ahlakını öğretmektir. Allah Kuran ayetlerinde israf yapılmasının haram olduğunu bildirmiştir. Bu konu ile ilgili ayetlerden bazıları şu şekildedir.

Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da. İsraf ederek saçıp savurma. Çünkü saçıp-savuranlar, şeytanın kardeşleri olmuşlardır, şeytan ise Rabbine karşı nankördür. (İsra Suresi, 26-27)

Asmalı ve asmasız bahçeleri, hurmaları ve tatları farklı ekinleri, zeytinleri ve narları- birbirine benzer ve benzeşmez, yaratan odur. Ürün vermediğinde ürününden yiyin ve hasad günü hakkını verin; israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez. (En'am Suresi, 141)

Ey Ademoğulları, her mescid yanında ziynetlerinizi takının. Yiyin için ve israf etmeyin. Çünkü israf edenleri sevmez. (A'raf Suresi, 31)

Allah'ın ayetlerde de bildirdiği gibi israf eden insan herşeyden önce Allah'ın beğenmeyeceği bir tavırda bulunmuş olur. Allah'tan korkan bir insanın bu gerçeği hiç unutmadan, israf etmemeye çok dikkat etmesi, aksi takdirde ahirette hesabını vermekte zorlanacağı bir durumun içine gireceğini düşünmesi gerekir. Çünkü Müslüman, Kuran ayetlerine muhalif bir tavırda bulunmaktan şiddetle sakınır, çevresindeki insanları da bu yönde teşvik eder. Ancak israf denildiğinde insanın aklına sınırlı birkaç konu gelmemesi gerekir. Çünkü alışkanlık, umursuzluk, tembellik gibi birçok tavır bozukluğu beraberinde israfı getirebilir. Örneğin boşa vakit geçirilmek, gereksiz işlerle vakit harcamak zaman israfıdır. Ve insanın hayırlı işler yapmasını engelleyen bir tavır bozukluğudur. Bu nedenle de iman edenlerin zamanlarını da israf etmemeye ve hep hayırlı işlerle ilgilenmeye azami dikkat etmeleri gerekmektedir.

İsraftan sakınmak kişinin yaptığı işlere, kazancına, hayatına bolluk ve bereket katar. Ve herşeyden önce Allah'ın razı olacağı gibi bir ahlak gösterdiği için ahirette güzel bir karşılık umabilir.

İsrafa engel olmak iman edenlerin üzerine yükletilen önemli bir sorumluluktur. Ancak bunun için kişinin içli bir Allah korkusuna sahip olması ve Allah'ın Kuran'da bildirdiği emirleri titizlikle uygulaması gerekmektedir. Allah bir ayetinde "Kendisinden korkup sakındıkları takdirde iman eden kullarına doğruyu yanlıştan ayıran bir nur ve anlayış vereceğini" (Enfal Suresi, 29) bildirmiştir. Allah'tan korkan, çevrelerinde gelişen olaylara vicdanlarını ve akıllarını kullanarak yaklaşan, samimi iman sahibi Müslümanlar tüm sorunlara olduğu gibi israfa da süratle çözüm yöntemleri geliştirirler. Bu nedenle de israf konusunda en akılcı çözüm, insanlara Allah korkusunun ve Kuran ahlakının anlatılıp öğretilmesidir. Allah korkusu olmayan bir insan her türlü kötülüğü ve vicdansızlığı yapabilir, yapılmasına göz yumabilir. Kendi menfaatine dokunmadığı sürece hiçbir olumsuz tavır onu rahatsız etmez. Hiç bir konuya çözüm getirmeye çalışmaz. Çünkü bu vurdum duymazlığın ahirette hesabını veremeyeceğini düşünmez. Örneğin milyonlarca aç insan varken tertemiz yiyecekleri çöpe atan ya da çürüyüp bozulmalarına göz yumanlar, bunu Allah'tan korkup sakınmadıkları için yaparlar. Allah'a ve ahirete kesin bir bilgi ile iman etseler ve vicdanlarını kullanarak düşünseler, asla ahirette hesabını veremeyecekleri bu tavırları yapamazlar. Çünkü Rabbimizin Kuran'da da bildirdiği gibi "Allah israf edenleri sevmez."