|
KURAN'DA
DUA'NIN ÖNEMİ
Halk
arasında duanın nasıl yapılacağı ve duanın önemi ile ilgili bir
çok yanlış inanış mevcuttur. Bu yazımda söz konusu yanlış inanışlardan
bazıları üzerinde duracağım.
Dua etmenin belirli bir yeri, zamanı ya da koşulu yoktur
İnsanların bir çoğu sadece zorluk zamanlarında Allah'a samimi bir
şekilde yalvarır. Böyle zamanlarda duydukları korku, onların Allah'tan
başka güç olmadığını anlamalarına ve içten bir şekilde kurtulmak
için yalvarmalarına sebep olur. Ancak bu zorluk zamanlarının dışında
Allah'a aynı içtenlikle yalvarmazlar. Halbuki insan en rahat, en
neşeli, en konforlu ortamlarda da aynı samimiyet ve içtenlikle dua
edebilir. Allah'a samimi yalvarmak için zor duruma düşmeyi beklemek
son derece samimiyetsiz bir davranış olur.
Bir çok insanın da alışverişteyken, araba kullanırken, ofisinde
yetiştireceği işlerle ilgilenirken, arkadaşlarıyla bir eğlence yerindeyken
veya okulda ders dinlerken dua etmek aklına gelmez. Böyle zamanlarda
dikkatini tümüyle dünyaya ve yapması gereken işlerine verir. Çünkü
duanın belirli bir yeri ve zamanı olduğu inancı halk arasında çok
yaygındır. Halbuki bu son derece yanlış ve İslam dinine uygun olmayan
batıl bir inanıştır.
Bilinenin aksine dua için insanın yalnız kalması veya belirli bir
mekanda olması gibi bir şart yoktur. Aksine Allah Kuran'da insanların
her şart ve koşulda dua edebileceğine işaret etmiş, hatta buna teşvik
etmiştir. Kuran'ın bir ayetinde insanların ayaktayken, yan yatarken,
oturken dua edebileceğine dikkat çekilmiştir. Bir diğer ayette ise
alışveriş ve ticaretin insanları Allah'ı zikretmekten alıykoymaması
gerektiği hatırlatılmıştır. Bu nedenle insanların dua etmek için
belirli şartların oluşmasını beklemeleri son derece hatalıdır. İnsan
her nereye giderse gitsin Allah'la beraberdir. Çevresinde gördüğü
insanlar ya da canlı cansız her varlık, Allah'ın birer tecellisidir.
Bu nedenle Allah'ın bizi heryerde duyduğunu ve gördüğünü unutmamalıyız.
Allah kullarına istedikleri heryerde ve her şekilde dua etme hürriyetini
tanımıştır. İnsan bir iş toplantısıydayken de Allah'a için için
kendisini affetmesi için yalvarabilir. Televizyon seyrederken ya
da bir arkadaş sohbetindeyken de Allah'tan dilediklerini sıralayabilir
veya Allah'a olan sevgisini kalbinden geçirebilir. Kalabalık bir
yerde olmak veya bir işle meşgul olmak dua etmek için bir engel
değildir.
Dua insanın Allah'a olan dostluğunun ve sevgisinin ifadesidir
Duayla ilgili diğer bir yanlış inanç da, duanın sadece istek ve
arzuların dile getirilmesiyle sınırlı olduğu görüşüdür. Halbuki
insan duasında arzu ettiği herşeyi Allah'tan isteyebildiği gibi,
dilediği herşeyi de söyleyebilir. Bilinçaltındaki tüm korkularını,
zaaflarını, düşüncelerini Allah'a açabilir. Bunlar için Allah'tan
bağışlanma dileyebilir. Yanlış düşüncelerini, hatalı tavırlarını,
samimiyetsizlik yaptığı anları Allah'a itiraf edebilir. Nitekim
Hz.Musa'nın samimi duasıyla ilgili şu ayetler bu duruma güzel bir
örnektir.
Dedi ki: "Rabbim, gerçekten ben, onların beni yalanlamalarından
korkuyorum." Göğsüm sıkışıyor, dilim dönmüyor; bundan dolayı Harun'a
da (elçilik görevini bildirmesi için Cibril'i) gönder." Üstelik,
onların bana karşı (davasını savunacakları bir cinayet) suçu(m)
var; bundan dolayı beni öldürmelerinden korkuyorum." (Şuara Suresi12-14)
Ayrıca
dua, insanın Allah'a olan sevgisini, bağlılığını, hissettiklerini
dile getireceği çok güzel bir fırsattır. Kişi kalbindeki hislerin
tümünü duasında dile getirebilir.
Bunun yanısıra duada Allah'tan istenebileceklerin de bir sınırı
yoktur. Güzellik, sağlık, başarı, zenginlik, daha çok sevilen, daha
mutlu, daha neşeli, daha zeki, daha kültürlü, daha şuurlu, daha
duyarlı, daha görgülü veya daha dikkatli bir insan olmak istenebilir.
Dua insanı Allah'a yakınlaştırır ve kötülüklerden korur.
İnsan duasında Allah'la konuşabilir. Bütün samimiyetiyle Allah'a
açılır. Hayatta kimseye dile getiremediği sırlarını, düşüncelerini,
günahlarını Allah'la paylaşır. En yakın dostunun, tek velisinin
ve kendisine yardım edecek tek gücün Allah olduğunu daha yakın hissetme
imkanı bulur. Dikkatin tümüyle Allah'a teksif edildiği samimi bir
duada kişinin Allah'a yakınlığı artar. Allah'ın varlığını, kudretini
daha güçlü hisseder. Bu hisleri Allah korkusunun ve sevgisinin artmasına
vesile olur. Böyle bir duadan insan vicdanı çok daha hasaslaşmış
olarak kalkar. Daha ihlaslı, daha şevkli, ahlaken daha güçlü olur.
Allah'ın rızasını kazanma istediği ve hırsı artar.
Unutmamak gerekir ki Allah duayı insanlara bir nimet olarak vermiştir.
Dua insanların Allah'a yakınlaşabilme, O'na olan sevgi, bağlılık,
sadakatini dile getirebilme fırsatıdır. Ayrıca insan duasıyla peygamber
ahlakı elde edebilir, cennetin en yüksek makamına sahip olabilir
ya da Alllah'a en yakın kul olabilir. Bu nedenle duanın insanlar
için önemi ve değeri çok büyüktür. İnsanın günün her saatinde Allah'a
samimi ve içten bir şekilde yalvarması, ahlakında, aklında ve yaşamında
Allah'ın dilemesiyle çok hızlı ilerlemelere sebep olacaktır.
|