|
ZORLUKDA
GİZLİ OLAN HİKMETLER
İnsanların hayatta en çok korktukları konuların başında zorluk çekmek
gelir. Zorlukların insanlara her zaman mutsuzluk getireceğine inanılır.
Halbuki zorlukların insanlara getirdiği bir çok güzellik vardır.
Bunların başında ahlaki olgunluk gelir. Zorluk çekenler genellikle,
hayatı boyunca rahatlık içinde yaşamış olan insanlara nazaran daha
güzel huylu ve manevi yönü daha gelişmiş kişiler olurlar. Bunun
sebebi sıkıntı çekmenin insan ahlakını eğitici yönünün çok fazla
olmasıdır.
Elbette Allah'tan zorluk istenmez, ancak bir zorlukla karşılaşıldığında
da şükretmek ve mutlaka bir hayır aramak gerekir. Zorluk görmüş
bir insan herşeyden önce halden anlayan, ince düşünceli bir ahlaka
sahip olur. Sıkıntı çekmenin meydana getirdiği acıyı bildiği için
kimseye aynı sıkıntıyı yaşatmak istemez. Bu nedenle böyle bir insan
için çevresindekilerin rahatı ve mutluluğu önemli olur. Başkalarını
mutsuz edecek herhangi bir olumsuzluk oluşturmaktan çekinir. Örneğin
açlığı bilen bir insan karşısındaki kişinin ihtiyaç içinde olmasını
büyük bir hassasiyetle karşılar. Açlığı sıradan ve kolay görmez.
Aç insanlara karşı kolay kolay umursamaz ve kayıtsız davranamaz.
Aynı şekilde uykusuzluğun, yorgunluğun ya da soğuğun sıkıntısını
yaşayan bir kişi, ruhunda böyle insanlara karşı merhamet hisseder.
Onların ruh halinden anlar, neye ve ne kadar ihtiyaç duyduklarını
iyi bilir. Bu nedenle zorluk görmemiş insanlara nazaran daha anlayışlı,
ince düşünceli ve hoş görülü olur. Nitekim hayatı boyunca hiç sıkıntı
çekmemiş insanlar, genellikle zorluk görenlere oranla çevrelerindeki
insanların ihtiyaçlarına karşı daha duyarsız ve umursuz olurlar.
Elbette din ahlakı her ne kadar zorluk görmemiş olsa da insanlara
çok derin bir merhamet ve anlayış kazandırır. Ancak yaşanan sıkıntılar
da insanların din ahlakını daha mükemmel ve kusursuz yaşaması için
bir vesiledir.
Zorlukların insanların eğitimindeki ikinci önemli etkisi kıymetbilir
ve şükredici olmalarına yardımcı olmasıdır. Çünkü sıkıntıların kaynağında
genellikle mahrumiyet vardır. İnsanlar rahat yaşamak için gereken
koşulları böyle zamanlarda tam anlamıyla bulamazlar. Bu nedenle
ellerinde olan imkanların ve kendilerine verilen nimetlerin kıymetini
diğer insanlara kıyasla çok daha iyi anlama fırsatı elde ederler.
Örneğin çevresinde her zaman kaba, anlayışsız, bencil veya agresif
insanlar olan bir kişi, güzel ahlakın kıymetini çok iyi bilebilir.
Güzel sözlü, yumuşak huylu, fedakar, ince düşünceli biriyle karşılaştığında
bu insana çok fazla değer verir, sevgi ve saygı duyar. Bu insanın
gösterdiği ahlaka şükreder ve kendisine gösterilen bu güzel tavrın
karşılığını vermek için elinden geleni yapar.
Ailesini geçindirmek için iş arayan ancak iş bulamadığı için çok
zor koşullar altında yaşamak zorunda kalan bir insan düşünelim.
Böyle bir insan için güvenilir, kazancı iyi olan, temiz bir iş çok
kıymetlidir. Güzel, rahat bir ev, temiz ve sağlıklı yiyecekler,
sıcak tutan, bakımlı kıyafetler çok büyük bir nimettir. Tüm bunlardan
mahrum yaşadığı için elindeki imkanların değerini çok iyi bilir.
Kendisine sunulan güzel bir yiyecek onun için bulunmaz bir nimet
olur. Kendisine verilen rahat bir ev veya güzel bir kıyafet çok
büyük bir şükür vesilesi olur. Böyle bir insan bir çok kişinin bir
kenara koyduğu, önemsemediği ya da israf ettiği eşyalara karşı son
derece titizdir. Hiçbir zaman hiçbir şeyi israf etmez. Eline geçen
yiyecekleri, kıyafetleri teker teker değerlendirir. Her biri için
kalbinde Allah'a karşı büyük bir şükran ve minnet hisseder. Bu nedenle
lüks bir yaşamdan mahrum olan insanlar istedikleri herşeyi anında
elde eden kişilere nazaran genellikle daha kıymetbilir olurlar.
Zorlukların insan ruhunda meydana getirdiği belki de en önemli yönlerden
bir diğeri ise ihlastır. İnsanlar zor koşullar altındayken acizliklerini
daha iyi anlayabilme olanağı elde ederler. Böyle bir insan tek dostunun
ve kendisine yardım etme gücüne sahip tek varlığın Allah olduğunu
daha iyi kavrar. Böylece insanlardan yardım beklemek yerine yalnızca
Allah'a yönelir. Daha ihlaslı, içten ve yalvararak dua eder. Böylece
Allah'a daha fazla yakınlaşabilir. Nitekim insanlar genellikle mal
ve can kaybından sonra dine daha kolay yönelir ve dünyanın gerçek
yüzünü daha iyi görme imkanı elde ederler.
Ayrıca Allah Kuran'ın bir çok ayetinde insanların zor zamanlarda
çok daha ihlaslı ve tevazulu olduklarına dikkat çekmektedir. Böyle
anlarda kalpte meydana gelen korku kişinin daha samimi ve içten
olmasına sebep olur. Bu nedenle Allah peygamberlerin hemen hepsi
için çok zor koşullar yaratmış ve çok büyük sıkıntılarla karşı karşıya
bırakmıştır. Ancak bu zorluklar peygamberlerin ihlasına, güzel ahlakına
ve Allah'a olan bağlılıklarına delil oluşturmuş ve insanların onlara
olan sevgisinin artmasına vesile olmuştur. Herşeyden önemlisi dünyada
yaşadıkları zorluklar onların ahiretteki makamlarını da artırmıştır.
Görüldüğü gibi zorlukların insan hayatında meydana getirdiği bir
çok güzel ve olumlu yönleri vardır. Bu nedenle bir zorlukla karşılaşıldığında
yapılması gereken Allah'a güvenmek, kadere razı olmak ve ahirette
karşılığını göreceğini umarak sevinmektir.
|