|
SADIKLAR
YALANLANIR, YALANCILAR TASDİK OLUNUR
Güzelliğin,
iyiliğin, samimiyetin, dürüstlüğün, merhamet ve şefkatin insanlar
arasında yayılmasını isteyenler, böyle bir toplumu arzulayarak bu
ideal için çaba gösterenler, mutlaka zorluklarla karşılaşacaklardır.
"Kötülükleri örgütleyip düzenleyenler" ise tarihte olduğu
gibi bugün de iyileri yıldırmak, onları vazgeçirmek, onların gözlerini
korkutmak için mutlaka çaba harcayacaklar, tüm imkanlarını, mallarını
bu uğurda harcayacaklardır.
Bugün Kuran ayetlerine ve tarihe geçen olaylara baktığımızda, peygamberler
gibi mübarek ve kutlu insanların, onlar gibi üstün ve güzel ahlaklı
Allah'ın en yakın dostlarının nasıl olup da ateşlere atıldıklarına,
çarmıha gerilmeye çalışıldıklarına, suçsuz yere kuyulara zindanlara
bırakıldıklarına, öldürülmek için köşe bucak arandıklarına, ülkelerinden,
evlerinden sürüldüklerine şaşırıyoruz. Allah'ın dostu mübarek insanlara
düşmanlık besleyenlerin ne kadar şedid ve azılı kötüler olduklarını
düşünüyor ve onlara bir daha lanet ediyoruz. Ancak unutulmamalıdır
ki, tarih boyunca iyiler hep aynı iyiler, kötüler de hep aynı kötüler
olmuşlardır ve bugün de değişen bir şey yoktur. Ne zaman birileri
iyilik ve güzellik adına çıksa, kötüler onlara karşı koyar ve onları
yıldırmaya çalışır. Ancak tarihin ve herşeyden önemlisi Kuran ayetlerinin
bize gösterdiği bir gerçek var ki; kötülerin düzenleri ve kötülükleri
kendi başlarına geçer, kötüler daima dünyada da ahirette de hüsran,
acı ve azapla karşılaşırlar. Üstün gelenler, kötülerin söylediklerinden
ve iftiralarından temize çıkanlar hep iyiler olur.
Kuran ayetleri ve Peygamber Efendimiz'in sözlerini iyi bilenler,
bugün gelişen olayları ibretle ve heyecanla izlemekteler. Samimi
müslümanların her gördükleri olay karşısında "bu bize Allah'ın
ve Resul'ünün vadettiğidir" diyerek, hidayetleri ve iman şevkleri
artmaktadır ve onlar olayların sonucunu heyecanla beklemektedirler.
Bilinmelidir ki, gerçek müslümanlar ne kınayanın kınamasından, ne
kendilerine "gözdağı vermeye" çalışanlardan, ne de "artık
dağılın, buraya kadardı" diyenlerden sakınmaz, korkmaz ve çekinmezler.
Peygamber Efendimiz bir hadisinde şöyle buyurmuşlardır:
"…O
(hilekar) senelerde sadıklar yalanlanır, yalancılar tasdik olunur.
Eminlere hain, hainlere emin gözü ile bakılır." (Hz. Enes
r.a.) Ramuz El-Hadis, s.117
Peygamberimiz'in
bu sözlerinin ahir zaman alameti olduğunu bilmeyen yok gibidir.
Gerçekten de bugün sadıklar, eminler, doğrular, iyiler, güzeller,
samimiler ve dürüstler türlü türlü iftiralarla karalanmaya, "hain"
gibi gösterilmeye çalışılmaktadır. Bunları yapan "yalancılar"
ise sanki dürüst ve iyi insanlarmış gibi takdir görmekte, övgü ve
saygı ile anılmaktadır. Ancak unutmamak gerekir ki, aynı zihniyeti
taşıyanlar geçmişte Hz. Yusuf'a zina ve hırsızlık iftirasını atmış,
Hz Muhammed'in masum ve tertemiz eşini de karalamak istemiş, salih
müslümanların büyük bir kısmını delilikle, sapkınlıkla, şımarık
olmakla, büyücülükle, hatta dini saptırmakla suçlamışlardı. Bunları
bilen müminler, bu olaylarla karşılaştıklarında sabır, metanet,
tevekkül göstererek, Allah'ı çokça zikrederek, kadere tam bir teslimiyetle
olanları izlemektedirler. Allah sonsuz adalet sahibi, merhametli
ve şefkatli olandır. Geçmişte de, bugün de Rabbimiz her insanın
her konuşmasını, her fısıltısını, kurduğu her tuzağı, örgütlediği
her düzeni bilmekte, görmekte, işitmektedir. Kötülüğü örgütleyenler
bunları insanlardan gizleyebilirler, ancak Habir olan Allah herşeyi
bilir ve görür:
"Onlar, insanlardan gizlerler de Allah'tan gizlemezler.
Oysa O, kendileri, sözden (plan olarak) hoşnut olmayacağı şeyi
'geceleri düzenleyip kurarlarken,' onlarla beraberdir. Allah,
yaptıklarını kuşatandır." (Nisa Suresi, 108)
Müslümanlara
kötülükle ellerini ve dillerini uzatanlar, asla başarıya ulaşamayacaklardır.
Rabbimiz'in bildirdiği gibi "onların düzenleri dağları yerinden
oynatacak kadar güçlü dahi olsa Allah katında onlar için hazırlanmış
daha büyük bir düzen vardır." Ve kötüler bir gün gelecek Allah'tan
ve Allah'ın azabından kaçış olamayacağını anlayacaklardır. O gün
eminlerin emin, hainlerin ise hain olduğu, sadıkların sadık, yalancıların
ise gerçek yalancılar oldukları ortaya çıkacak, tüm insanlar buna
şahit olacaklardır.
Müslümanlar, ahiretleri için çok değerli ve önemli günleri yaşıyorlar.
Gelişen olayların önem ve hikmetlerini anlayanlar, tavrını Rabbimiz'in
Kuran'daki emirleri ve Peygamberimiz'in sünnetini düşünerek düzeltenler,
tüm müslümanlara destek olarak onları her koşulda ve sonuna kadar
savunanlar dünyada izzet ve şeref kazanırlarken, inşallah ahirette
Rabbimiz'in rızasına, rahmetine ve cennetine kavuşacaklardır.
Bugüne kadar kötülerin yanında kötülükte bulunanlar için de gerçekleri
görüp tevbe etmek, Rabbimiz'in sonsuz merhametine ve bağışlayıcılığına
sığınmak için hala zaman bulunmaktadır. En büyük kötülüğü yapan
için bile Rabbimiz daima tevbe kapısını açık bırakmıştır. Bir kere
samimi olarak yaptıklarına pişman olan, tevbe eden ve dönmemek üzere
güzel ahlakın yanında yer alana, Rahman ve Rahim olan Allah yardım
eder, ona çıkış yollarını gösterir, onu görünmez yollarla kötülere
karşı korur, müslümanlar ile de onu destekler.
Güzel ahlakın savunucuları ne kadar çok artarsa, hepimizin özlemini
duyduğu huzur ve güven duygusunun hakim olduğu, barışçıl, temiz
bir toplumun oluşması da o kadar hızlanacaktır.
|