|
PEYGAMBER
EFENDİMİZ'İN ÜSTÜN AHLAKIYLA AHLAKLANMAK
Muhammed,
sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir; ancak o Allah'ın
Resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah herşeyi bilendir.
(Ahzab Suresi, 40)
Peygamber
Efendimiz Hz. Muhammed, Allah'ın "nübüvvet ve risalet tacı"nı
nasip ettiği, tüm yaratılmışlar içinde Allah'ın en çok sevdiklerinden
ve razı olduklarından, dinini yaymak için seçtiği, halis, üstün
ahlaklı ve tüm zamanlara ve insanlara örnek bir peygamberdir.
Cenab-ı Allah ayetlerinde inananlar ve Allah'tan korkup sakınanlar
için Resul'ünde güzel örnekler olduğunu bildirmiştir. Bu nedenle,
başta Peygamber Efendimiz olmak üzere peygamberlerin hayatlarını
öğrenmek, onlardaki güzellikleri, üstün özellikleri görmek tüm müslümanlar
için çok önemlidir. Ancak asıl olan, Peygamber Efendimiz'le ilgili
kıssaları ve olayları sadece konuşmak veya anlatmak değil, O'nun
sahip olduğu güzel ahlaka ve takvasına gücümüzün yettiğince ulaşmaya
çalışmaktır.
Peygamberimiz çok sabırlıydı.
Peygamberimiz'in üstün ahlakından bazı özellikleri Bediüzzaman Said
Nursi şöyle anlatır:
"Muhammed'in
(A.S.M.) doğruluğu, faaliyeti, hakikatı taharride samimiyeti,
sarsılmayan azmi, imanı, kendisini dinlemek istemeyenlere ezelî
hakikatı dinletmek yolundaki sebatı; bana kalırsa onun o cesur
ve azimkâr peygamberin hâtem-i risalet olduğunun en kat'î ve en
emin delilleridir."
Hz.
Muhammed, ilk vahyi aldığı andan vefat edene kadar, Allah'ın dinini
yaymak, insanlara iyiliği emredip onları kötülüklerden sakındırmak,
haksızlıkları ortadan kaldırıp, adaleti hakim kılmak için mücadele
etmiş, bu amaç uğrunda her fedakarlığı göze almıştır. Bediüzzaman'ın
da belirttiği gibi "kendisini dinlemek istemeyenlere ezeli
hakikati dinletmek yolundaki sebatı" dahi tek başına onun ne
kadar değerli ve üstün bir kul olduğunu gösteren bir niteliktir.
Peygamberimiz
çok ince düşünceliydi
Hz. Muhammed Efendimiz, Kuran'da bildirilen ayetlerden ve hayatıyla
ilgili aktarılan bilgilerden de öğrendiğimiz gibi son derece ince
düşünceli, güzel huylu bir insandı. Yaşadığı dönemde, çevresinde
bulunan bedevilerden henüz İslam ahlakını öğrenmemiş, insanlara
birçok zorluk çıkaran, lafını sözünü bilmeyen, davranış bozuklukları
olan insanlar bulunmaktaydı. Bu kimseler, elbetteki Peygamberimiz'e
birçok zorluk çıkartıyorlardı. Örneğin bir ayette bildirildiğine
göre yemek saatini gözleyerek Peygamberimiz'in evine geliyorlar
ve yemek ikram edilmesi için bekliyorlar, yemekten sonra da uzunca
bir vakit kalıyorlardı.
Peygamberimiz ise ayette bildirildiğine göre bunu onlara utandığı
için söyleyemiyordu. Bir kısmı ise odaların arkasından Efendimiz'e
sesleniyor veya evin içine olmadık yerlerden giriyorlardı. Müminin
tek dostu ve yardımcısı olan, sonsuz merhamet ve şefkat sahibi Cenab-ı
Hak, Resulünün üzerindeki yükleri kaldırmak için, Peygamberimiz'in
çevresindekilere nasıl davranmaları gerektiğini bildiren ayetler
indirmiştir. Allah bir başka ayetinde ise Peygamberimiz'in üzerindeki
ağır yükü indirerek, onun işini kolaylaştırdığını bildirir. Bu ayet
şöyledir:
Biz,
senin göğsünü yarıp-genişletmedik mi? Ve yükünü indirip-atmadık
mı? Ki o, senin belini bükmüştü; senin zikrini (şanını) yüceltmedik
mi? (İnşirah Suresi, 1-4)
Peygamberimiz
çok merhametliydi ve müminlere çok düşkündü
Peygamber Efendimiz'in Kuran'da zikredilen özelliklerinden bir diğeri
ise merhametli oluşu ve müminlere olan düşkünlüğüdür.
Allah, Tevbe Suresi'nde Peygamber Efendimiz'in bu özelliklerini
şöyle bildirmiştir:
"Andolsun
size, içinizden sıkıntıya düşmeniz O'nun gücüne giden, size pek
düşkün, mü'minlere şefkatli ve esirgeyici olan bir elçi gelmiştir."
(Tevbe Suresi, 128)
Peygamberimiz
çok tevekküllü ve cesurdu
Kuran-ı Kerim'de bir ayette, Peygamber Efendimiz'in kafirler tarafından
Mekke'den çıkarıldığı ve bunun üzerine yanındaki kişiyle peşlerindeki
düşmanlarından kaçarak bir mağaraya sığındıkları bildirilmektedir.
Peygamberimiz mağaradayken yanındaki arkadaşına korkmamasını ve
hüzne kapılmamasını söylemiş, Cenab-ı Allah'ın kendileriyle birlikte
olduğunu hatırlatmıştır:
Siz
O'na (peygambere) yardım etmezseniz, Allah O'na yardım etmiştir.
Hani kafirler ikiden biri olarak O'nu (Mekke'den) çıkarmışlardı;
ikisi mağarada olduklarında arkadaşına şöyle diyordu: "Hüzne
kapılma, elbette Allah bizimle beraberdir." Böylece Allah
O'na 'huzur ve güvenlik duygusunu' indirmişti, O'nu sizin görmediğiniz
ordularla desteklemiş, inkara edenlerin de kelimesini (inkar çağrılarını)
alçaltmıştı. Oysa Allah'ın kelimesi, yüce olandır. Allah üstün
ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. (Tevbe Suresi, 40)
Bu
ayetten de anlaşıldığı gibi, Peygamberimiz hayatı boyunca birçok
pek çok kereler ölüm tehlikesiyle karşılaşmış cesur bir müslümandır.
Ancak Allah'a dayanıp güvendiği ve gücünü Allah'tan aldığı için
hiçbir zaman inkarcıların sözlü ve fiili saldırılarının karşısında
boyun eğmemiş, her zaman tevekküllü, sabırlı olmuştur. Cenab-ı Allah
Kalem Suresi'nde, Yusuf Suresi'nde ve daha pek çok surede inkar
edenlerin saldırılarına karşı Efendimiz'i destekleyen ayetler indirmiştir.
Bunlar Peygamber Efendimiz'in benzersiz ahlakından sadece birkaç
tane örnektir. Bütün müslümanların üzerine düşen görev; O'nun uyarılarını,
öğüt ve tavsiyelerini düstur edinerek bu üstün insanı her yönden
örnek almak, O'nun sünnetine harfiyyen uymaktır.
|