|
İHTİYAÇ
İÇİNDE OLAN İNSANLARA YARDIM ETMEK, MÜSLÜMANLARIN ÜZERİNE DÜŞEN
BİR SORUMLULUKTUR
Allah,
Kuran'da iyilik kavramını şu sözlerle açıklamaktadır:
... İyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve
peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlara,
yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip-dilenene ve kölelere
(özgürlükleri için) veren... (in tutum ve davranışlarıdır). (Bakara
Suresi, 177)
Ayette de belirtildiği gibi, Allah'ın rızasını kazanmayı hedefleyen
bir kimse, sadece kendi ahlakını güzelleştirmekle yetinmemeli, aynı
zamanda çevresinde bulunan ihtiyaç içerisindeki kimselerin sorunlarının
çözümünü de üstlenmelidir.
İşte bu ayetin bir gereği olarak müminin üzerine düşen sorumluluklardan
biri de dünya üzerinde zayıf bırakılmış olan çocukların yaşadıkları
zorluklar, sıkıntılardır. Bilindiği gibi günümüzde dünyanın çeşitli
bölgelerinde yoksulluk hızla artmakta, korunup kollanmaya muhtaç
olan çocuklar da bu durumdan fazlasıyla etkilenmektedir. Köprü altında
yatan, çöpten bulduğu yiyecekleri yiyerek yaşamını sürdüren, çok
az bir para karşılığında hayatını tehlikeye atarak çalışmak zorunda
kalan çocuklar, her türlü olumsuz koşula rağmen sokaklarda yaşamak
zorunda kalan evsizler, beslenme yetersizliğinden kaynaklanan çocuk
ölümleri bu problemlerin sadece birkaçıdır. Dünya genelinde kötü
muameleye, suistimale, şiddete, cinsel tacize ve sömürüye maruz
kalan çocuk sayısında büyük bir artış gözlenmektedir.
Dünya üzerindeki çocuklar ile ilgili olarak yapılan istatistiksel
hesaplamalara kısa bir göz atmak bile çocukların içerisinde bulundukları
durumun ciddiyetini anlamak için yeterlidir:
Yoksulluk
ve olumsuz sağlık koşulları altındaki çocuklar
" Dünya çocuk nüfusu 2 milyar 850 milyon. 600 milyon çocuk,
yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Her beş çocuktan biri yoksul.
" 1 milyar 100 milyon çocuk sağlıklı ev ortamından uzak büyüyor.
Sokakta yaşayan çocukların sayısı 90 milyon.
" Dünyada her gün 5 yaşından küçük 30.500 erkek ve kız çocuk,
önlenebilir nedenlerden dolayı ölüyor.
" Dünyadaki çocuk ölümlerinin çoğu yetersiz beslenmeden kaynaklanıyor.
Gelişmekte olan ülkelerde 174 milyon çocuk (0-5) yetersiz besleniyor
ve bu çocuklar olması gereken ağırlığın altındalar.
" Dünya genelinde çocukların sadece % 71'i temiz su içebiliyor.
Yılda iki milyon çocuk (hemen hepsi beş yaş altı) su kaynaklı hastalıklardan
ölmesi gerçeğine rağmen, dünya hâlâ temiz su ve sağlık koşullarını
sağlayamıyor.
" Yirmi milyondan fazla bebek -yani her beş bebekten biri-
düşük kiloda (2.5 kilodan az) dünyaya geliyor. Bu durum her yıl
4 milyon bebeğin daha bir aylık olmadan ölmesinin en önemli nedenini
oluşturuyor. Düşük kiloda doğum ise ileride şeker hastalığı, kanser
ve kalp krizi riskini %50 artırıyor.
" 900 binden fazla beş yaş altı çocuk her yıl kızamıktan ölüyor.
Yine her yıl yeni doğmuş 200 bin bebek tetanozdan ölüyor. Her yıl
370 bin çocuk şiddetli öksürükten, 50 bini de tüberkülozdan ölüyor.
Oysa bu hastalıklar aşılama yoluyla bağışıklık kazandırılarak önlenebiliyor.
" Yine tamamen önlenebilir hastalıklardan, her yıl yeni doğmuş
200 bin bebek ilk aylarında ölüyor.
" Her gün 30.500 çocuk önlenebilir hastalıklardan dolayı ölüyor.
" Hamilelik ve doğumdaki yetersiz sağlık bakımı 5 milyon bebeğin
ölümüne yol açıyor.
" Yılda 2 milyon beş yaş altı çocuk, solunum yolu enfeksiyonunda
profesyonel bakım olanaksızlığından ölüyor.
" Her yıl 400 bin çocuk zatürree veya menenjitten ölüyor.
" AIDS salgınının durdurulması için gereken kampanyaların ertelenmesi
nedeniyle her ay 250 bin çocuk ve genç bu ölümcül virüsü kapıyor.
Çalışmak
zorunda bırakılan çocuklar
" Gelişmekte olan ülkelerde yaşları 5 ile 14 arasında olan
252 milyon çocuk işçi olarak, yaşları 5 ile 11 arasında 50-60 milyon
kadar çocuk da tehlikeli koşullarda çalışmaktadır.
" Tayland'da 7-15 yaşları arası çocuk satımı en yaygın olandır.
Bu çocuklar fabrikalardaki ince işlerde günde 12-14 saat çalıştırılmakta
ve genelde gözlerini kaybetmektedir.
" 10 yaşında olgunlaşan 20 yaşında yaşlanan, 30 yaşında ölen
yaklaşık 2 milyon çocuk her yıl cinsel sömürüye maruz kalmaktadır.
" Dünya çocuklarının yüzde 85'i sorunlu büyüyor.
Çatışma
bölgesindeki çocuklar
" Son on yıl içinde 2 milyon 400 bin çocuk savaşlarda öldü.
6 milyondan fazlası ciddi şekilde yaralandı veya sakat kaldı. Milyonlarca
çocuk şiddet kullanmaya zorlandı. 16 milyon çocuk psikolojik travma
geçirdi. 15 milyonu evsiz.
" Savaşlarda uyarıları okuyamadıkları için mayınlara basıp
hayatını kaybeden ve sakat kalan çocuk sayısı her geçen gün artıyor.
Savaş sonrasında yiyecek kaynaklarının yok edilmesinden veya sağlık
hizmetlerinin ortadan kaldırılmasından dolayı da çocuklar ölmeye
devam ediyor.
" Bazı bölgelerde ise çocuklar hayatta kalmak için asker oluyorlar.
7-14 yaşları arasında 300 bin çocuk aktif olarak savaş ve silahlı
çatışmalara katılıyor.
Görüldüğü
gibi dünyanın dört bir yanındaki çocuklar çok çeşitli sorunlarla
karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu sorunlarının çözüme kavuşturulması
için kurulmuş birçok kurum vardır. Ancak bu kurumlar her ne kadar
olumlu çalışmalarda bulunsalar da, sorunlara gerçek anlamda çözüm
üretememektedirler. Oysa tüm insanlığı ilgilendiren bu gibi durumlarda
günlük, haftalık ya da aylık çözümler değil, keskin ve kalıcı çözümlere
ihtiyaç vardır. Olabilecek en kesin çözüm ise, güzel ahlakın yayılması
ve tüm insanlar arasında hakim olmasıdır.
Allah Kuran'da yetimlerin, yoksulların, yardıma muhtaç insanların
korunup kollanmasını emretmektedir. Malların, zenginlerin arasında
dönüp dolaşmamasını belirtmekte, varlık sahiplerinin mallarında,
ihtiyaç içinde olanlar için bir pay olduğunu bildirmektedir. İnsanlar
Kuran'da bildirilen bu ahlaka uydukları ve vicdanlı davrandıkları
takdirde, Allah'ın dilemesiyle bu sorunların her biri çözüme kavuşacaktır.
Kuran ahlakının yaşanması durumunda herkes fedakar, barış yanlısı,
itidalli ve güvenilir olacaktır. Dünya kaynakları ihtiyaç içinde
olan insanların ve yardıma muhtaç olan çocukların rahatı ve huzuru
için kullanılabilecektir. Güzel ahlakın hakimiyetinde kimse kimsenin
hakkını yemeyecek, kendisi ihtiyaç içinde bile olsa yiyeceğini yoksula
yedirecek, kendisinin beğenmeyeceği şeyleri başkasına vermeyecek,
yardıma muhtaç insanların sorunlarını kendi sorunuymuş gibi sahiplenecek
ve elinden gelen tüm imkanları başkalarının rahatı için seferber
edecektir.
|