|
MEHMET
ZAHİT KOTKU:
MÜMİNİN HER HALİ FAYDALIDIR
Yaşadığımız
her an, Cenab-ı Hakk'ın hepimiz için özel olarak pek çok hikmetle
yarattığı ve bir kader dahilinde takdir ettiği anlardır. Bir ayet-i
kerimede dünya üzerinde Allah'ın alnından tutup denetlemediği hiçbir
canlı olmadığından bahsedilmektedir. (Hud Suresi, 56) Cenab-ı Hakk'ın
bilgisi dışında, O'nun izni olmaksızın hiçbir olay gerçekleşmez.
Hepimizin başından geçmiş ve geçecek olan tüm olaylar, hepimiz için
takdir edilen ömür Allah katında belirlidir. Bu ilme sahip müminler
de hayatlarının her anında karşılaştıkları her olayı, Allah'ın kendileri
için yarattığı hikmetleriyle görmeye çalışırlar. Göremedikleri pek
çok hikmet içinse, Allah'a karşı sonsuz bir güven ve tevekkül içindedirler.
Bu bakımdan müminin eğitimi de hayatın her anına yayılmıştır. Gün
içinde karşılaştığı sıradan olaylar da, günlük olarak tabir edilen
işler de Allah tarafından özel olarak yaratılır. Yani müminin imtihanı
yaşamı boyunca aralıksız olarak sürmektedir. Tüm yaşantısı doğal
bir eğitim ve kesintisiz bir ecir kaynağıdır. Dolayısıyla müminin
çevresi için yaptığı hizmetlerin de bir sınırlaması yoktur. Çünkü
mümin Mehmet Zahit Kotku'nun ifadesiyle "her haliyle
hayırlı bir insandır". Aynı zamanda salih bir müminin
her hali tebliğ mahiyetindedir ve her sözü hikmet doludur. Olaylar
karşısındaki itidalli tepkileri, tavırları kısacası gösterdiği güzel
ahlak çevresindeki kişiler için de iyi bir örnek teşkil eder.
Mümin kişinin imanı, güzel ahlakı hiçbir koşula bağlı olmadığından,
kendisindeki "hayırlı insan" vasfı da şartlara göre değişmez.
Mümin sıkıntı anında dahi çevresine hep hayır getiren kimsedir.
Mümin imanının nuruyla bulunduğu çevreye de nurunu taşır; esenlik
getirir, huzur verir. Peygamber Efendimiz'in bir hadis-i şerifinde
"Mümin ve muvahhid, olgun bir mümin, herhalde ve her zaman
hayır üzerinedir." denmektedir.
Değerli İslam büyüğümüz Mehmet Zahit Kotku bir sözünde mümin kimseyi
şu ifadelerle tarif etmiştir:
"Daima
hayrı sever, hayır işler, kötülükten kat'iyyen hoşlanmaz. İşinde
de, niyetinde de hep hayır murad eder. Hem kendisine hem cinsine,
hem de bütün insanlar için, mutlak hayır ister ve hayır murad
eder."
Bir
başka ifadesinde de ise müminin değerine ve varlığının önemine şöyle
değinmiştir:
"Mümin
her kimse, her ne kadar fakir ve zayıf dahi olsa, yine herhalde
menfaattir, yani herkese her cihetten menfaati dokunan kimsedir.
Hiçbir suretle kimseye zararı dokunmaz. Herkesin menfaatini ister
ve menfaati için çalışır. Kimsenin de zararını istemez. İşte hakiki
mümin böyle olur... Eğer onunla herhangi bir iş için müşavere
edip, fikrini, reyini alsan, sana faydalı olur. En güzel şekilde
sana beyanda bulunur. Kendi canı için nasıl yapılmak doğru ve
güzel ise, sana onu anlatır ve faydalı olmaya çalışır."
Müminde
tecelli eden bu hayırların pek çok sebebi vardır. Bunların en önemlilerinden
biri hiç şüphesiz, Mehmet Zahit Kotku'nun yukarıdaki sözünde de
ifade ettiği gibi müminin hiçbir şahsi menfaat gözetmemesi; Allah'ın
rızası, rahmeti ve cenneti dışında hiçbir beklentisinin olmamasıdır.
Mümin, yüksek vicdanından kaynaklanan üstün bir ahlaka sahiptir.
Bu ahlakının en göze çarpan özelliklerinden bir tanesi de başkalarının
ihtiyaçlarını, isteklerini, rahatını kendininkinden her zaman için
ön planda tutmasıdır. Bir başka hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz
"İnsanların hayırlısı, başkalarına faydası dokunandır; insanların
şerlisi de başkalarına zarar verendir." Buyurmuş ve hayırlı
insanın kendinden başkalarına da fayda getireceğini vurgulamıştır.
Zorlukta, sıkıntıda, hastalıkta bu yüksek ahlakında hiçbir şekilde
taviz vermediği için, mümin her zaman için fayda ve güzellik getiren
mübarek bir insandır. Nitekim müminlerin hayır konusunda kendileri
arasında yarış içinde olmaları, bir işten boşaldıklarında başka
bir işle yorulmaya devam etmeleri, her an çevrelerindeki insanların
menfaatini düşünmeleri, sıkıntıda oldukları anlarda da güzel bir
sabırla sabrederek Allah'ı vekil edinmeleri onlarda tecelli eden
hayrın sürekliliğinin sebeplerindendir.
Mehmet Zahit Kotku, bir yandan yukarıda yer verdiğimiz kamil iman
sahibi mümin tariflerini yaparken, bir yandan da bizzat kendi hayatıyla
bunu fiilen göstermiş ve hepimize bir örnek, bir önder olmuştur.
Nitekim bu değerli İslam alimimizi her andığımızda kendisini hep
hayırlarıyla hatırlıyor ve onun hayırlı hizmetlerinden biri olan
eserlerinden istifade ediyoruz.
|