|
İSLAMA
HİZMET ETMENİN YOLLARI
Allah
(c.c.) Kur'an'da tarih boyunca İslam için en büyük hizmeti veren
peygamberler ve onların yanında mücadele eden müslümanlardan örnekler
vererek, dine hizmet etmenin yollarını bizlere açıklamıştır. Allah
(c.c.)'ın örnek verdiği müslümanların en büyük özelliği dine hizmette
sınır tanımamalarıdır. Kur'an dine hizmeti tarif ederken bunun için
müslümanlara belirli bir yaş, konum ya da şart belirtmemiştir. Peygamberler
çok genç yaşlarda dine hizmet etmeye başlamış ve bütün hayatları
boyunca, ölünceye kadar bunu devam ettirmişlerdir. Örneğin Hz.Nuh
bir yerde kavminin dini kabullenmekte direnmesine karşı onlara yaptığı
tebliğ için şu ifadeyi kullanmaktadır.
"
Dedi ki: "Rabbim, gerçekten kavmimi gece ve gündüz davet
edip-durdum." (Nuh Suresi, 5)
Hz.
Nuh kavmini gece gündüz davet etmiştir. Çünkü İslamda yapılan hizmetin
zamanı ve yeri yoktur. Kur'an'a göre hizmet, insanın iman ettiği
andan itibaren başlar ve hayatının her anını, her gününü kaplayacak
şekilde devam eder. Müslümanın hizmetinin noktalanması ancak onun
ahirete geçişi ve bu dünyayı terketmesiyle yani ölümüyle mümkün
olur. "
Dolayısıyla müslümanlar için mesleki hayat, özel hayat ve dini hayat
diye bir ayırım yoktur. Peygamberler Cenab-ı Allah'ın emrettiği
ve razı olduğu ideal müslüman hayatını, en mükemmel şekliyle yaşamış
olan insanlardır. Onların hayatlarına baktığımızda sürekli olarak
İslam ahlakının güçlenmesi ve yayılmasına yönelik faaliyet içinde
bulunduklarını görürüz. Kimi zaman evlerini terkederek, kimi zaman
halkın arasına katılarak, kimi zaman yazılı, kimi zaman sözlü bir
tebliğ faaliyetini gece gündüz durmaksızın devam ettirirler. Bir
yandan islam ahlakını yayarken, bir yandan müslümanları mücadeleye
teşvik eder, yeni müslümanlar yetiştirir, içlerindeki münfıklara
karşı teyakkuzda olur, dinsizlerin saldırılarına cevap verir, bu
saldırılara karşı müminleri korur ve insanları sahip oldukları önyargılardan,
batıl inanç ve atalardan kalma hurafelerden kurtarmaya çalışırlar.
Kısaca hizmette sınır tanımazlar. Ellerindeki her fırsatı, her imkanı
İslam'ın lehine değerlendirirler.
İşte bir müslüman için ideal olan hayat budur. Ve her müslüman kendi
dini için elinden gelenin en fazlasını yapmakla yükümlüdür. İslama
hizmet etmenin ise peygamberlerin hayatlarında Cenab-ı Allah'ın
bize örnek gösterdiği gibi bir çok yolu vardır.
Bir müslümanın İslam'a yapacağı en büyük hizmet ilk başta, ahlakını
geliştirmesi ve müslümanlara örnek olacak çok yüksek bir imana sahip
olmasıdır. Çünkü tek bir samimi müslümanın Cenab-ı Allah'a olan
kuvvetli bağlılığı ve dindeki şevki bütün inananlar arasında hızla
yayılan bir şevk ve heyecan dalgasına sebep olur. Peygamberler İslam
için mücadele etmeye hep tek başlarına başlamış ve onların Allah
(c.c.)'a olan dostluğundan, sadakatinden, yüksek ahlakından ve dindeki
kararlılığından etkilenen insanlar büyük hızla onun dinine girmeye
başlamışlardır. Onun şevkiyle şevklenmiş, onun samimiyetini görerek
dine karşı yakınlaşmış, onun Allah (c.c.)'a olan imanını görerek
iman sahibi olmuşlardır. Yani peygamberlerin Cenab-ı Allah'a olan
bağlılıkları, bütün bütün toplumları etkisi altında alarak, dalga
dalga insanların İslam'a girmesine vesile olmuştur.
Bu nedenle tek bir kişinin İslam'a canla başla hizmet ettiğini görmek,
dinde gevşek olan ya da henüz müslümanlığı tanımayıp dine eğilimli
olan her insanı harekete geçirir. Onlar için örnek model teşkil
eder, dine hizmeti gevşek tutanlar bu durumlarından utanıp hizmetini
arttırır, dine hizmeti sıkı tutanlar da daha şevklenerek İslam'a
sarılırlar.
Müslümanları teşvik etmek, onlara Cenab-ı Allah'ın müslümanlara
mutlak galibiyet vaadettiğini hatırlatmak, samimi müslümanlar için
hazırlanmış olan cennet müjdesini vermek, dünya hayatının kısalığını
ve ölümün yakınlığını hatırlatmak, müslümanların nasıl büyük bir
nimet içinde olduklarını anlatmak, Allah (c.c.)'ın onlara dünyada
ve ahirette maddi ve manevi nimetler vereceğini bildirmek veya müslümanların
diğer insanlara nazaran ahlak ve akıl üstünlüğünü vurgulamakla olur.
Müslümanlara mücadelelerinde yol göstermek, dinsizlere karşı kullanacakları
mücadele yöntemlerini izah etmek, onları dinleri konusunda eğitmek,
içinde bulunulan durumu akılcı ve gerçekçi bir şekilde tarif etmek,
üzerlerindeki rehaveti kaldırarak canlandırmak, cehennemi detaylı
olarak düşünmelerini sağlamak, Allah (c.c.) korkularını arttırmakla
olur. Bütün bunlar müslümanların şevk ve heyecanlarını arttırmanın
Kur'ani yollarıdır.
Dine hizmetin önemli bir başka yönü de dine karşı mücadele edenlerin
ortaya attıkları felsefe, ideoloji ve inançları insanlara çok detaylı
tarif etmek, bu düşünce sistemlerinin zaaflarını, hatalarını, eksik
noktalarını, sahtekarlıklarını, gerçek amaçlarını ve tümüyle Cenab-ı
Allah (c.c.)'ı inkar etmeye dayalı birer düşünce akımı olmalarını
insanlara bütün detay ve delilleriyle izah etmektir. Nitekim Hz.İbrahim'in
kavmi, bir atalar kültürü olan putperestliği benimsemiş ve bu inanç
şeklinden de hiç bir şekilde vazgeçmemekte direnmiştir. İnsanlar
Allah (c.c.) inancını ve hak dini tümüyle terketmiş ve bambaşka
bir yaşantının içine girmiştir. Hz.İbrahim ilk başta bu sistemi
ortadan kaldırmaya yönelik çok ciddi bir mücadele ve çaba içerisine
girmiştir. Hatta bu inanç şeklinin bozukluğunu ve tümüyle batıl
bir düşünceye dayandığını gösterebilmek için çok büyük tehlikeleri
göze almıştır.
Bu
nedenle bir müslümanın ilk yapacağı hizmetlerin başında, kendi döneminde
İslam'a karşı öne sürülen düşünce ve felsefe akımlarını tespit ederek
bunların gerçek yüzlerini halka göstermek gelir. İnsanlara Cenab-ı
Allah'ın varlığını göstermek, dinlerini öğretmek bir müslümanın
en büyük vazifelerinden bir tanesidir.
İnsanlar yaşamları için neyin doğru neyin yalnış olduğunu bir tek
müslümanlardan öğrenebilirler. Bunun için müslümanların durmaksızın
bir anlatım yapmaları gerekmektedir. Din adına uygulanan hurafeleri
ortadan kaldırmak, Cenab-ı Allah hakkındaki zanlara cevap vermek,
dinin gerçeğini öğretmek müslümanların sorumluluğundadır. Müslümanların
dünyadaki bozuk düzenin nelerden kaynaklandığını, bunları önleminin
yollarını insanlara anlatmaları şarttır. Çünkü Kur'an, dünya üzerinde
zulüm sisteminin yıkılmasını ve zalimlerin faaliyetlerinin engellenmesini,
müslümanlara farz kılmıştır. Bu nedenle müslümanların yapacağı en
büyük hizmetlerden bir tanesi bu zulüm sisteminin temeline el atmak
ve temelini dayandırdığı düşünce sistemini yıkmaktır. Dinsiz ideolojilerin
dayandığı düşünce sistemi yıkıldığında, doğal olarak insanlar hak
dine ve hak dinin çağırdığı ahlaka yönelecek ve zulüm sistemi de
ortadan kalkmış olacaktır. Bu nedenle hem dine karşı öne sürülen
ideolojilerin maskesini indirmek hem de bunun yerine doğru olan
sistemi yani Cenab-ı Allah'ın dinini tarif etmek gerekmektedir.
|