ALLAH'IN İSİMLERİNİ DAİMA YÜCELTMEK

"Her şeyin bir parlatıcısı, temizleyicisi vardır. Gönlün parlatıcısı ve temizleyicisi de zikrullahtır" diyen din büyüğümüz Mehmet Zahid Kotku bir diğer sözünde de hikmetli bir teşbih yaparak, Rabbimizi zikir eden biri ile etmeyeni ölü ile diri olanın durumuna benzetmiştir. Gerçekten de zikir insana hayat, nur ve kuvvet kazandırmaktadır. Hakiki lezzetler ancak zikir ile alınabilmektedir. Allah Kuran'da Kendisi'ni zikretmenin 'en büyük ibadet' olduğunu belirtmiştir. (Ankebut Suresi, 45)

İnsana en hayırlı yardımcı zikirdir. Kişi kendisini Allah'a bırakırsa her şey ve her olay lehine gelişir. Zira Allah'a kul olan kişinin, her şey emrine verilmiş demektir. Bediüzzaman'ın da bir sözünde belirttiği gibi "hakiki zevk ve elemsiz lezzet ve kedersiz sevinç ve hayattaki saadet yalnız imandadır… Her bir ism-i İlahi, bu kainattaki bir alemi nurlandırır ve zulümatı dağıtır." Bu yüzden Allah'ın varlığına iman etmek, O'nu hem kalp, hem de dil ile çokça zikretmek, insana dünyada da ahirette de fayda getirecek bir ibadettir.

Ancak Allah'ın kadrini hakkını vererek takdir edebilmek çok önemlidir. Eğer sığ, sathi ve zahir bir şekilde düşünülürse, Allah'ı zikrederken pek çok hataya düşülebilir. Bu yüzden gerek yazılı, gerekse sözlü ifadelerde müslümanın her zaman çok dikkatli davranıp kendisine sayısız nimetler bahşeden Allah'ı en doğru, en güzel ve en seçkin üslup ve kelimelerle anması gerekir. Bilhassa umuma açık mekanlarda seçtiği kelimelerde yanlış anlamaya mahal bırakacak bir izahta bulunmaması üzerine düşen bir sorumluluktur. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki kişinin Allah korkusu ve takvası ne kadar güçlü, imani derinliği ne kadar fazla ise Allah'ı anarken kullandığı üslubu ve seçtiği kelimeleri de o denli saygı ve haşyet dolu, içli, samimi ve hikmetli olacaktır.

Mümin ve muttaki kişilerle iman zaafiyeti olan kişilerin Allah'ı anışları birbirinden farklıdır. Allah Araf Suresi 180. ayetinde; "İsimlerin en güzeli Allah'ındır. Öyleyse O'na bunlarla dua edin. O'nun isimlerinde 'aykırılığa (ve inkara) sapanları' bırakın. Yapmakta oldukları dolayısıyla yakında cezalandırılacaklardır." demektedir. Doğru olan da Allah'ı bu güzel isimleriyle, en güzel sıfatlarla anmaktır.

Ancak günümüz toplumlarında bu konuda yeteri kadar titiz olmayan, hatta galiz hatalar yapan insanlar vardır. Örneğin önemle durulması gereken hususlardan biri şudur: Allah'ı anarken -haşa- Zatı'nın kişileştirilmesi, fıkra, deyim ve şarkı sözlerinin içerisinde isminin yüceltici olmayacak şekilde kullanılması ya da O'na karşı isyan ifade eden cümle veya kelimeler sarfedilmesi son derece hatalı olacaktır. Bunun yerine bir Müslüman'ın her zaman Allah'a karşı haşyet dolu korkusunu, saygısını, teslimiyetini, sevgisini, muhtaçlığını ifade eden, samimi ifadeler kullanması gerekir. Allah insanı yaratan, yaşatan, onu çeşit çeşit güzellikle nimetlendirendir. İşte bu yüzden Müslümanın Allah'ın ismini zikrederken göstereceği titizlik, elbette ki Allah'a karşı saygısının bir alameti olmaktadır.

Müslümanlar Allah'ı zikrederken son derece itinalı ve O'nu içten bir saygı ile yücelten bir üslup kullanırlar. Ağızlarından çıkan her kelimenin ahirette hesabını vereceklerinin şuurunda hareket ederler. Çünkü her şeyden önce Allah'ı anmanın kendileri için önemli bir ibadet olduğunun ve kendisini ve tüm kainatı yaratanın Allah olduğunun, maddi ve manevi varlığının tümünü O'na borçlu, her an O'na karşı aciz ve muhtaç olduğunun bilincindedir. Bununla birlikte Allah müslümanlara iman ve ihlasları neticesinde akıl gibi bir cevher nasip etmektedir. Bu yüzden de sahip oldukları bu akıl ile Efendisi, Sahibi ve Yaradanı olan Allah'ı zikrederken ve düşüncelerini arz ederken çok seçkin ifadeler seçebilmekte, tavır ve konuşmalarını en güzel hale getirebilirler.

Salih müslümanlar her konuda olduğu gibi bu konuda da çevrelerindeki insanlara örnek olmaları gerektiğini bilirler.

Müslümanın Allah'ı anması onun bir ibadetidir, vicdanı ve ruhu da her zaman Allah'ı anmaktan ve O'nun isminin yüceltildiği meclislerde bulunmaktan rahatlık ve huzur bulmaktadır. Rad Suresi'nin 28. ayetinde Allah, iman edenlerin kalplerinin ancak Allah'ın zikriyle mutmain olacağını bildirmektedir. Aksi, yani küfür ve inkar sözleri, nefsine de kalbine de çirkin ve sıkıntılı gelir. Çünkü Allah müminleri İslam fıtratı ve iman üzerine, cennet ehli olarak yaratmıştır.

              51-100