|
İYİLİĞİ
EMREDİP, KÖTÜLÜKTEN MEN ETMENİN YOLLARI
İslam ahlakına sahip Müslümanlar, çevrelerindeki insanların sorunları,
eksiklikleri ve hataları ile her zaman yakından ilgilenirler. Kendileri
Allah'ın azabından şiddetle korktukları ve cehennemden sakındıkları
gibi çevrelerindeki insanların da bu tehlikeden haberdar ve bu tehlikeye
karşı uyanık olmalarını isterler. Müminleri bu ahlaka teşvik eden
hükümlerden bir tanesi, Allah'ın Kuran'da bildirdiği "insanlara
iyiliği emredip, kötülükten sakındırma" emridir. Ancak çoğu
insan Allah'ın bu emrini yerine getirmek için bir çok şartın bir
arada bulunması gerektiğini düşünür. Halbuki insanları iyiliğe davet
etmek için bu tip şartların oluşması gerekmez. İnsan günlük hayatında
bu hükmü yüzlerce kez yerine getirilebilir. Çünkü bir kişinin güzel
ahlaka teşvik edilmesi, bir tavsiyede bulunmak, kötü bir hareket
yapmasına engel olmak, iyi bir hareket yaptığında takdir etmek,
hatalı bir düşüncesini düzeltmek iyiliği emredip, kötülükten men
etmek anlamına gelir.
Allah'ı
Hatırlatmanın Yolları
Örneğin işyerinde size yakın olan bir iş arkadaşınız için yapabileceklerinizi
düşünelim. Bu kişi eğer İslam ahlakını yaşamayan bir insan ise size
"iyiliği emretme" hükmünü yerine getirmeniz için önemli
bir yol açılmış demektir. Çünkü gün içinde karşınızdaki kişiye Allah'ı
tanıtmak için pekçok fırsatınız vardır. Pencereden bakarken gördüğünüz
ağacın tek bir tohumun içinden nasıl böyle ihtişamlı bir hale geldiğini
ve nasıl mucizevi aşamalardan geçtiğini anlatarak, ona bu güne kadar
hiç bilmediği bir bakış açısı kazandırabilirsiniz. Veya elinin tersiyle
kovduğu bir sivrisineğin saniyede beş yüz kez kanat çırpmasının
ne kadar mucizevi bir durum olduğunu tarif edebilirsiniz. Bir kuşun
uçuş sistemindeki mükemmel tasarım örnek alınarak yapılan teknolojik
gelişmelerden bahsedebilirsiniz.
Tek bir sineğin, küçük bir kuşun veya bir santimetrelik bir tohumun
sistemindeki sonsuz aklı ve gücü görmesi bu insanın hayatında ilk
defa Allah'ın gücünü düşünmesine sebep olabilir. Böylece belki de
Allah'ı düşünmesine, Allah'a karşı içinde bir korku ve sevgi uyanmasına
vesile olabilirsiniz. Böylece iyiliği emretme hükmünü en güzel şekilde
yerine getirmiş olursunuz.
Ahireti
hatırlatmanın yolları
Bu insanın ahiretten gafil yaşamasını da gün içinde yaptığınız doğal
konuşmalarla ortadan kaldırmanız mümkündür. İnsan ömrünün ne kadar
kısa olduğunu, yaşlılığın insan bedeninde yarattığı tahribatı, gençliğin
çok kısa bir zaman sürüp hemen bittiğini, ölümün çok yakın olduğunu
hem kendinizden hem de başkalarından verdiğiniz örneklerle anlatmanız
bu insanın dünya hayatına olan bağlılığını azaltıp, ölümden sonrasını
düşünmesine vesile olabilir. Genellikle insanların bir çoğu ölümü
kendi üzerinde hiç düşünmek istemez. Bu nedenle sanki hiç ölmeyecekmiş
gibi yaşamaya alışır. Ahireti hatırlamaktan kaçınır. Ancak siz karşınızdaki
kişiye ahireti, dünyanın geçiciliğini ve ölümün yakınlığını hatırlatabilirsiniz.
Böylece belki de ilk defa ciddi olarak ahireti düşünmesine imkan
tanımış olabilirsiniz.
Kur'an
okumasını teşvik etmenin yolları
Hayatında hiç Kur'an okumamış olan bir insana Kur'an'ı detaylarıyla
anlatacak bir imkana sahip olmasanız bile, ona Kur'an mucizelerinden
bahsedebilirsiniz. Gezegenlerin yörüngelerinin, dünyanın yuvarlaklığının,
ana rahmindeki bebek gelişiminin, parmak izinin ve bunun gibi bir
çok bilimsel gelişmenin Kur'an'da asırlar evvel yazılı olduğunu
anlatmanız, bu kişide Kur'an'a karşı ilgi uyandıracaktır. Belki
de bu merak hayatında ilk defa kalbine Kur'an okuma isteği verebilir
ve Kur'an'ı ilk defa kendi isteğiyle şevk içinde okumasını sağlayabilirsiniz.
Nitekim Said Nursi'nin Risalelerde insanları Kur'an'ı okumaya teşvik
ederken öncelikli olarak onlara Kur'an'ın hikmetlerini, mucizelerini
ve güzelliklerini anlatarak içlerinde bir sevgi ve merak uyandırdığını
görürüz. Üstad'ın Kur'an'a karşı hayranlığı artıran bu hikmetli
tariflerinden bir tanesi şu şekildedir.
"Kur'an'ı
Hakim hakimdir. Herşeye kıymeti nisbetinde bir makam verir. İşte
Kur'an, bir üç yüz sene evvel istikbalin zulümatında müstetir
ve gaybi olan semerat ve terakkiyaı insaniyeyi görüyor ve gördüğümüzden
ve göreceğimizden daha güzel bir surette gösterir. Demek ki Kur'an
öyle bir Zatın kelamıdır ki, bütün zamanları ve içindeki bütün
eşyayı bir anda görüyor.
İslam
dinine karşı içinde sevgi uyandırmanın yolları
Kuran ahlakının yaşanmadığı ortamlarda günlük hayata bir sıkıntı
hakimdir. İnsanların bencil, öfkeli, alaycı vefasız, ikiyüzlü, sahtekar
olmaları herkese rahatsızlık verir. Kimsenin güvenebileceği bir
dostu, yanında rahat ettiği ve tavırlarından rahatsızlık duymadığı
bir arkadaşı yoktur. İnsanların hemen hepsi, çevresindekilerin ahlak
bozukluğu nedeniyle bir zarara uğramıştır. Kalbi kırılan, güvendiği
bir insanın sadakatsizliğine uğrayan, küçük düşen, aşağılanan çok
fazla insan vardır. Bu nedenle her insan kötü ahlakın zararlarını,
verdiği azabı ve sıkıntılarını çok yakından tanır. Ancak bunun dışında
bir ahlak modeli ve bir hayat şekli olduğunu düşünmez. Tüm bunları
hayatın gerçek yüzü olarak tanımlar ve mümkün olduğunca böyle bir
ortamın içinde yaşadığını düşünmemeye, bu kötülükleri görmemeye
ve umursamamaya gayret eder.
Dolayısıyla siz cahiliye ahlakını yaşayan ve yakından tanıyan bir
kişiye bu ahlakı gerçekçi olarak tarif ettiğinizde, aslında nasıl
bir kayıp içinde olduğunu düşünmek zorunda kalacaktır. Böylece çevresinde
yaşanan kötülükleri doğal karşılayan bir insan, zaman içinde bunlardan
rahatsız olmaya başlayacaktır. Bu durumda tek çözüm yolunun Kuran
ahlakı olduğunu o da anlayacak ve belki de samimiyetle Allah'a yönelme
ihtiyacı hissedecektir. Dolayısıyla siz de çevrenizdekileri İslam
ahlakına yönlendirerek, Allah'ın iyiliği emredip kötülükten menetme
hükmünü yerine getirmiş olacaksınız.
|