KURAN'I KERİM'İN BİR MUCİZESİ

"Gerçekten o (Kuran), alemlerin Rabbinin (bir) indirmesidir." (Şuara Suresi, 192)

Rabbimiz'in 1400 yıl önce indirdiği Kuran-ı Kerim, tüm insanlığı karanlıklardan nura çıkaran bir rehberdir. İnsanlara yol gösteren, Allah'ın yüceliğini tanıtan, dünyanın yaratılış sebeplerini, insanların Rablerine karşı olan vazife ve sorumluluklarını bildiren ve onları sonsuz bir kurtuluşa, esenlik ve mutluluğa davet eden mübarek bir kitaptır. Sadece bir asra değil, kıyamet gününe kadar bütün asırlara hitap eden Kuran'ın eşsiz ve benzersiz üslubu, içerisindeki üstün hikmet ve çarpıcılık ise Allah sözü olduğunun kesin delillerindendir.

Allah İsra Suresi'nde, bütün ins ve cin toplulukları bir benzerini getirmek üzere toplansa, hatta bir kısmı bir kısmına destekçi olsa bile Kuran'ın bir benzerini meydana getiremeyeceklerini söylemiştir.
Bediüzzaman Said Nursi de Kuran'ın üstün hikmetlerini ve her döneme, tüm insanlara hitap ettiğini bir sözünde şöyle belirtmiştir:

"Kuran bütün zamanlardaki bütün insanlara indirilmiştir. Kuran zamanın, kişilerin ve ihtiyaçların türlerine göre herkese hitap eder... Zamanların ihtiyaçları mütehaliftir. İnsanlara fikirce, hisce, zekaca, gabavetce bir değildir. Kuran mürşiddir. İrşad umumi oluyor. Bunun için Kuran'ın ifadeleri zamanların ihtiyaçlarına, makamların iktizasına, muhatapların vaziyetlerine göre ayrı ayrı olmuştur."

Kuran insanların kalplerine kuvvet ve gıda, ruhlarına ise şifadır. Kuran insanları manen güçlendirmesinin yanı sıra, pekçok konuda da insanlara bilgi vermektedir. Örneğin, indirildiği dönemde bilimsel olarak saptanması mümkün olmayan, ancak bugünün teknolojisi ve bilimi ile keşfedilmiş birçok bilimsel gerçeği ve mucizeyi bizlere asırlar öncesinden haber vermiştir. Teknoloji ve bilimsel seviye ilerledikçe bizler bu mucizelere teker teker şahit olmaktayız.

Kuran'ın bilimsel mucizeleri konusunda son zamanlarda okuduğum en öğretici kitap Harun Yahya'nın Kuran Mucizeleri isimli eseriydi. Bugün, o kitaptan öğrendiğim, Kuran mucizelerinden özellikle birine değinmek istiyorum. Kitabın bir bölümünde, "beynimizde yer alan, hareketlerimizi ve davranışlarımızı yönlendiren bölgenin" neresi olduğunun asırlar öncesinden Kuran'da bildirildiği anlatılmıştı. Bu bölümün tüm Müslümanlar için büyük bir imani şevk ve coşku kaynağı olacağına kaniyim. Kuran'ın tüm mucizeleri gibi bu büyük mucize de, aynı zamanda inkarcıların batıl inançlarına vurulan bir darbe olması açısından çok önemli bir müjdedir.

Alak suresi 15 ve 16. ayetlerinde Allah şöyle buyurmuştur:

"Hayır; eğer o, (bu tutumuna) bir son vermeyecek olursa, andolsun, onu perçeminden tutup sürükleyeceğiz; O yalancı, günahkar olan alnından."

Yukarıdaki ayetlerde görüleceği üzere Allah insanlardan bahsederken "günahkar alın"ları olduğunu söylemektedir. Geçtiğimiz 20. yüzyılda yapılan bilimsel araştırmalar neticesinde elde edilen bilgiler, beynin bazı faaliyetlerini yöneten bölümün kafatasının ön alın bölgesinde bulunduğunu ortaya koymuştur. Essentials of Anatomy and Physiology isimli kitapta bu durum şu şekilde anlatılmaktadır:
"Hareketlerin motivasyonu, planlama öngörüşü ve başlatılması alın loblarının ön kısmı olan ön alın bölgesinde (cerebrum) gerçekleşir. Burası çağrışım (birlik) korteksinin bir bölgesidir... Hareketle olan ilgisiyle beraber, ön alın bölgesinin aynı zamanda saldırganlığın da fonksiyonel merkezi olduğu düşünülmektedir..."

Buradan da insan beyninin ön alın bölgesinin, hareket, planlama, iyi veya kötü bir davranışa karar verme, yalan veya doğru söyleme gibi faaliyetlerin yürütüldüğü merkez olduğu anlaşılmaktadır. Kuran'da Alak Suresi'nde geçen "yalancı, günahkar olan alın" ifadesi ile yukarıdaki bu izah önemli bir bağlantı göstermektedir. Bilim adamlarının beynimizin bu ön bölgesi ile ilgili son altmış yıl içerisinde keşfettikleri bu bilimsel buluş, bundan 14 asır önce Rabbimiz tarafından Kuran'da insanlara bildirilmiştir. (Kaynak: Harun Yahya, Kuran Mucizeleri, Vural Yayıncılık)

Elbette bu anlattığım, Kuran'ın mucizelerinden sadece bir tanesidir. Kuran'da, evrenin sürekli bir genişleme içerisinde olduğundan, yörüngelerin varlığına, atmosferin yedi katmandan oluştuğundan dünyanın yuvarlaklığına kadar sayısız bilimsel gerçek mucizevi olarak bildirilmektedir. Kainatta bulunan varlıkların her biri, insanın kendisi, çevresindeki doğa olayları hep Allah'ın varlığının, gücünün, birliğinin ve kutsal kitabımız Kuran'ın O'nun katından olduğunun birer delilidir.

Tüm bu delilleri gördükten sonra insana düşen, Rabbinden kendisine indirilmiş bu Kitaba sımsıkı sarılması, yaşamını Kuran'a ve Peygamber Efendimiz'in Sünnetine göre şekillendirmesi ve Rabbinin rızasını kazanacak salih amellerde bulunmasıdır.