|
AHİR
ZAMAN ALAMETLERİ VE ALTINÇAĞ -2-
Peygamber Efendimizin hadislerinde kıyamet öncesinde iki dönem yaşanacağından
söz edilir. Bunlardan birincisi önceki yazımda bahsettiğim ahir
zamandır. Hadislerde bildirildiğine göre, tarih boyunca insanlar
ahir zamanda olduğu kadar baskı, zulüm, adaletsizlik ve zorbalık
görmeyeceklerdir. Dinsizliğin geniş kitleler tarafından benimsendiği,
dine bidatların karıştırıldığı ve İslam aleyhtarı çevrelerin çoğaldığı
bu dönemden sonra ise, dinin aslına döndüğü yeni bir dönemin yaşanacağı
Peygamberimiz tarafından iman edenlere müjdelenmiştir. Bu dönemin
adı Altınçağ'dır. Altınçağ, Hz. Muhammed (SAV) hayattayken yaşanan
Asr-ı Saadet döneminde olduğu gibi, bolluğun, bereketin, rahatlığın,
huzurun ve güvenliğin hakim olduğu bir dönem olacaktır. Bu dönemde
dünyayı saran karmaşa sona erecek, yerini Peygamberimiz'in vefatından
bu yana görülmemiş bir huzur, refah ve mutluluk ortamı alacaktır.
Altınçağ'da
insanlar bolluk ve bereket içinde yaşayacaklardır
Altınçağ'ın en önemli özelliklerinden biri, dünyadan açlık ve kıtlık
sorununun kalkması, bolluğun, bereketin ve zenginliğin dünyaya hakim
olmasıdır. Bu da İslam ahlakının ve Kuran'daki adalet, merhamet,
yardımlaşma, sevgi, saygı, iyilik anlayışının tüm insanlar tarafından
öğrenilip yaşanmaya başlamasıyla olacaktır. Böylece dünyadaki kaynaklar
eşit şekilde paylaşılacak, ekonomik kaygılarla yaşanan adaletsizlikler
ve haksızlıklar ortadan kalkacaktır. Yeryüzündeki kaynakların kullanımında
Allah teknolojide yaşanan gelişmeleri de vesile edecek ve tarımda
yeni tekniklerin devreye sokulmasıyla toprağın bereketi artacaktır.
Genetik biliminde yaşanan gelişmelerden tüm insanların iyiliği yönünde
faydalanılacak ve savaşların, ekonomik sıkıntıların, ahlaki dejenerasyonın
ortadan kalkmasıyla bilimde çok büyük bir ilerleme yaşanacaktır.
Teknolojinin ve bilimsel gelişmelerin en yüksek noktada olduğu Altınçağ'da,
bu imkanların insanların hayrına kullanılması ve din, ırk, millet,
sosyal sınıf ayırımı yapılmaksızın adaletli bir şekilde dağıtılması
sonucunda insanlar tarihin en güzel dönemini yaşayacaklardır. Tohumlar
üzerinde yapılan genetik çalışmalar, ürünlerin uzun zaman bozulmadan
saklanabileceği tekniklerin uygulanması, sulama teknolojindeki yeni
yöntemlerin devreye sokulması, ürün dağıtımında hızlı, kolay ve
yeni tekniklerin uygulanması ve bunun gibi teknolojik kolaylıkların
hizmete girmesi büyük bir bolluk ve bereket getirecektir. (Detaylı
bilgi için bkz. Harun Yahya, Altınçağ, Vural Yayıncılık)
Altınçağ"da yaşanacak olan bolluk ve bereket Peygamber Efendimizin
hadislerinde de bizlere şu şekilde müjdelenmiştir:
Benim ümmetim o devirde öyle bir refah bulacak ki, o güne dek
onun mislini kesinlikle bulmamıştır. Yer yemişini (gıda ürünlerini)
verecek ve insanlardan hiçbir şey saklamayacak (vermemezlik etmeyecektir).
Mal da o gün çok birikmiş olacaktır. (Sünen-i İbn-i Mace, 10-347,
Ramuz El Ahadis, s.508)
Başka bir rivayette ise Altınçağ'ın bolluğu ve bereketi şu şekilde
anlatılır:
Ümmetimin sonunda bir halife gelecek, malı adaletle saymayacak
avuçla dağıtacaktır. O zaman ümmetim iyisi kötüsü hepsi de mislini
görmedikleri nimetlerle nimetlenir. Allah onlara bol yağmur gönderir.
Arz nebattan bir şey saklamaz. Mal hakir olur. (Kitab-ül Burhan
Fi Alametil Mehdiyy-il Ahir zaman, s.16)
Aslında bu hadiste geçen 'mal hakir olur' ifadesi Altınçağ'da nasıl
bir ortam olacağının anlaşılması açısından oldukça hikmetli ve önemlidir.
Zira günümüzde mal varlığı ve zenginlik insanların bir çoğu için
en büyük ve en kıymetli metadır. Bugün insanlar mallarını biraz
daha artırabilmek, bir nebze daha zengin olabilmek için büyük bir
hırs göstermekte ve maddi menfaatleri söz konusu olduğunda manevi
ve ahlaki değerlerinden taviz verebilmektedirler. Bir yanda insanlar
zenginlik ve ihtişam içinde yaşarken, öte yandan pek çok insan da
hayatını devam ettirebilmek için zaruri olan geliri bile oldukça
zor elde etmektedir. Günümüz toplumlarının en önemli değeri olan
malın, Altınçağ'da değerini kaybedecek olması bu nedenle oldukça
önemli bir işarettir. Bu hem insanların mala olan tutkularının azalacağına,
hem de o dönemde yaşanacak mal bolluğu karşısında kimsenin mal hırsı
yapmasına gerek kalmayacağına işaret etmektedir. Alllah'ın izni
ile, Altınçağ'da dünyanın dört bir yanında fazlasıyla bolluk olacak
ve insanlar artık malı, yiyeceği, zenginliği istemeyecek hale gelecektir.
Peygamberimiz de bir rivayetinde bu durumu şu şekilde anlatır:
Muhakkak
ki o zamanda mal çoğalıp su gibi akacak da onu hiç kimse tenezzül
edip kabul etmeyecektir" (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir zaman
Alametleri, s.464)
Kuşkusuz Altınçağ, ahir zamanın zorlu ortamından sonra insanlar
için büyük bir nimet ve lütuf olacaktır. Ancak Altınçağ'da tek rahatlama
ekonomik alanla sınırlı kalmayacaktır. Bu dönemde insanlar İslamı
akın akın yönelecekler ve İslam ahlakının uygulanmasıyla toplumlar
manevi açıdan da büyük bir mutluluk ve huzura kavuşacaklardır. Allah
iman edenlerin üstün gelip, inkar edenlerin büyük bir yenilgiye
uğrayacakları bu döneme Kuran'da şu şekilde işaret etmektedir:
Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara
va'detmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl 'güç ve iktidar
sahibi' kıldıysa, onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar sahibi'
kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine
yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra
güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca bana ibadet ederler ve
bana hiç bir şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra inkar ederse,
işte onlar fasıktır. (Nur Suresi, 55)
|