ALLAH
ADALETLE HÜKMEDENLERİN EN HAYIRLISIDIR
"Sana
vahyolunana uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret. O, hükmedenlerin
en hayırlısıdır." (Yunus Suresi 109)
Cenab-ı
Allah kutsal kitabı Kur'an-ı Kerim'de tüm insanlara Kendini tanıtır.
Kudretini, gücünü ve üstünlüğünü tüm açıklığı ve delilleri ile anlatır.
Cenab-ı Allah bütün sıfatlarını Kuran aracılığı ile bizlere açıklamaktadır.
Cenab-ı Allah'ın Kuran'da zikredilen sıfatlarından biri de "Hakem"
sıfatıdır. Hakem, kulları arasında hak ile hükmeden ve herkese yapmakta
olduklarının karşılığını tam olarak veren anlamına gelmektedir.
Allah geçmişte yaşamış, şimdi yaşayan ve gelecekte yaşayacak olan
her insanın her yaptığını, gizli ve açık düşüncelerini, sözlerini
ve amellerini eksiksiz olarak bilmektedir. Hiçbir insanın tek bir
anı bile Allah katında unutulmaz. İnsanın kendisi bunları unutabilir
ancak Allah herşeyi en ince ayrıntısına kadar bilendir.
Dünyada yapılan iyilikler ve kötülükler hem Allah katında tek tek
bilinmektedir hem de herbirinin karşılığı misliyle ahirette eksiksiz
olarak verilecektir. İyilik yapanlar iyiliklerinin, kötülük yapanlar
da kötülüklerinin karşılığını bulacaklardır. Zayıf imanlı veya bilgisiz
kişiler bazen herkesin yaptığı ile karşılık bulmadığını zannederler.
Oysa Allah'ın sonsuz adaletinden hiçkimseye kaçış yoktur. Bu cahil
kimseler bazı zulüm ehlinin hiçbir karşılık bulmadan, hatta varlık
içinde ölüp gitmesini görüp onların karşılık bulmadığını zannederler.
Elbette sonsuz adalet sahibi olan Allah kullarından isyan edenlerin
ve zulmedenlerin de işlediklerinin hesabını tam olarak görendir.
Müşrikler, fasıklar, münafıklar, zayıf ve masum insanlara zulümde
bulunanlar yaptıklarının sonucunu kesin olarak göreceklerdir. İşlemekte
oldukları bu büyük günahları nedeniyle Allah'ın (c.c.) katından
gelecek, üstelik de ansızın gerçekleşecek bir azaba kucak açmaktadırlar.
Fakat akılsızlıkları nedeniyle bunun şuurunda değillerdir.
Cenab-ı Allah azabı hakeden bazı kimseleri dünyada da cezalandırabilir.
Kuran'ın birçok ayetinde "belki dönerler" diye bazı insanlara
veya topuluklara dünyevi azaptan tattırıldığı bildirilmektedir.
Bazı azap ehli kişilere ise zahiren hiçbir azap veya zorluk gelmemiş
gibi görülebilir. Hatta bu kişilerin bir kısmı varlık içinde sefahat
sürüyor gibi de görünebilir. Ancak Allah, sonsuz adaleti ile şu
gerçeği haber vermektedir:
"Şu
halde onların malları ve çocukları seni imrendirmesin; Allah bunlarla
ancak onları dünya hayatında azablandırmak ve canlarının inkar
içindeyken zorlukla çıkmasını ister." (Tevbe Suresi, 55)
Samimi
olarak iman eden, Cenab-ı Allah'ı gereği gibi tanıyan her müslüman
Allah'ın sonsuz adaletinden ve hükmünden emindir. Dünyada ve ahirette
herkesin yaptığı ile karşılık bulacağını bilir.
Sonsuz merhametli, esirgeyen ve bağışlayan olan Allah (c.c.) inkar
edenlere yaptıklarının misli ile karşılık verir. İman edenlere ise
ecirlerini kat kat arttırır. Bu Rahman olan Allah'ın sonsuz adaletinin
ve bağışlayıcılığının çok açık bir göstergesidir.
Hiç
şüphesiz üstün güç ve kudret sahibi olan Allah (c.c.) küfrün tümünü
bir anda yerle bir etmeye, onları anında büyük bir yıkıma uğratmaya
kadirdir. Dilediği anda yeryüzünde tek bir canlı bile bırakmayacak
güce sahiptir. Nitekim geçmiş kavimlerin sadece bir kuşluk vaktinde
ansızın gelen bir azapla yok olmaları bunun örneklerindendir. Kuşluk
vakti uyurken Allah tarafınan dolaşıp gelen bir bela bu azgın ve
zulmeden kavimlerin kökünü kurutmaya, bir süprüntü kılmaya yetmiştir.
Onların bu helakı Allah'ın hesabı seri gören olduğunu da kanıtlamaktadır.
Küfür büyük bir akılsızlıkla hesap anının kendisinden çok uzak olduğunu
düşünürken, apansız nereden geldiğini dahi anlamadığı bir azapla
karşılaşır. Onlar gaflet içinde oyalanırken şiddetli belalar bir
anda kendilerini kuşatır. Ondan kendilerini kurtarmaya ve yurtlarında
refah içinde yaşamaya bir daha asla güç getiremezler.
Ne var ki, Allah-u Teala kullarına şefkatinden onların hesabını
belirli bir süre ertelemektedir. Başlarına gelenlerden öğüt alıp
düşünmelerini ve dine yönelmelerini istemektedir. Özellikle geçmiş
kavimlerin karşılaştıkları durumlar ve ne şekilde helak oldukları
Kur'an-ı Kerim'da çok ayrıntılı tarif edilmektedir. Bunun sebebi
iman edenlere bir ibret olması, inkar edenlerinde umulur ki korkup
sakınmasıdır. Böylece kalpleri tam olarak katılaşmamış olanlar,
vicdanlarını biraz açık tutanların imana girmeleri ve hakkı kabul
etmeleri mümkün olabilir.
Hakem olan Allah, hükümlerini ve emirlerini kutsal kitapları ile
bildirir. Kur'an-ı Kerim'in değerli vasıflarıdan biri Allah-u Teala'nın
hükümlerini en hikmetli şekilde beyan etmesidir:
"Gerçekten
Biz onu, belki aklınızı kullanırsınız diye Arapça bir Kur'an kıldık.
Şüphesiz o, Bizim katımızda olan Ana Kitap'tadır; çok yücedir,
hüküm ve hikmet doludur. " (Zuhruf Suresi 3-4)
Allah'ın
(c.c.) yüce kelamı Kur'an Allah'ın emirleri, yasakları, tavsiyeleri
ile müminlere yol göstermektedir. Ayrıca Rahman olan Allah bu kutsal
kitabının ayetleri ile hükmetmektedir. Buna binaen Kur'an-ı Kerim'in
bir çok ayet-i kerimesinde Allah'ın kulları arasında nasıl hükmettiği
çok açık bildirilmektedir.
Zulmün karşılığı hak kitabımıza göre kesinlikle zulümdür. Allah'a
karşı büyüklenenler, Yaratandan hiç ummadıkları bir karşılık alacaklardır.
Bu karşılık onlar için henüz dünyada iken başlayacak ve ahirette
sonsuza kadar da devam edecektir. Dünyada Allah'ın (c.c) Hakem sıfatı
müşriklerin hor ve aşağılık kılınması, zillet içinde küçük düşmeleri
ile tecelli edecektir. İman edenler ise dünyada mütevazilikleri
ve sürekli hayır işlemeleri dolayısıyla Allah'tan bir rahmet olarak
şan ve şeref ile ödüllendirileceklerdir.
Hiç şüphesiz Allah-u Teala'nın Hakem sıfatına, bugüne kadar gelmiş
geçmiş tüm kavimler tarafından ahirette şahit olunacaktır. Cenab-ı
Allah herkesi amel defterleri ve tartıları ile beraber haşredecek
ve dünyada iken yaptıklarını teker teker ortaya dökecektir. O gün
hiç kimse için gizli diye bir şey kalmayacaktır. Rahman olan Allah
hesap günü kulları arasında hükmederken asla unutmayan ve yanılmayan
olduğunu, herşeyi teker teker yazdığını ve herşeyin üzerinde Şahit
olduğunu herkese gösterecektir. Allah'ın vereceği hükümden kaçış
asla mümkün olmayacaktır. İman edenler Allah'tan razı olmuş ve razı
olunmuş olarak cennete girerken, inkar edenler ve inkarda direnenler
cehennemin şiddetli azabına sürükleneceklerdir. Bu Allah'tan kullarına
eksiksiz ve en güzel karşılıktır.
|