CAHİLİYENİN "ÖFKELİ SOY KORUYUCULUĞU" VE KURAN'A GÖRE ÜSTÜNLÜK - 2

Allah katında imanın, ırk, soy, dil, renk gibi insani bağlardan daha önemli olduğu, Kuran-ı Kerim'de Hz. Nuh'un oğlu, Hz Lut'un da karısından ayrılmasının anlatılması örnekleriyle en güzel biçimde açıklanmıştır. İman bağı, kabilecilik, ırkçılık gibi bağların yerini alarak bütün müslümanları birbirine kardeş kılmıştır.

Peygamber Efendimizin (sav) ashabında Rum (Süheyb), İranlı (Selmani Farisi) ve bir zenci (Bilali Habeşi) olmasına karşın bu insanlara sahip oldukları ırka göre değil, gösterdikleri mümin vasıfları ölçüsünde değer verilmiştir. Kuran-ı Kerim bunun ölçüsünü şu ayetle açıklamıştır:

"Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiç bir kavim (topluluk) bulamazsın ki, Allah'a ve elçisine başkaldıran kimselerle bir sevgi (ve dostluk) bağı kurmuş olsunlar; bunlar, ister babaları, ister çocukları, ister kardeşleri, isterse kendi aşiretleri (soyları) olsun. Onlar, öyle kimselerdir ki, (Allah) kalplerine imanı yazmış ve onları kendinden bir ruh ile desteklemiştir. Onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacaktır; orda süresiz olarak kalacaklardır. Allah, onlardan razı olmuş, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte onlar, Allah'ın fırkasıdır. Dikkat edin; şüphesiz Allah'ın fırkası olanlar, felah (umutlarını gerçekleştirip kurtuluş) bulanların ta kendileridir." (Mücadele Suresi, 22)

Mümin, insanları renkleri dilleri ve ırklarına göre değerlendirmenin doğru olmadığını bilir, çünkü bu 'isimlendirmelerin' insanlar arasındaki Allah'ın ayetlerinden olduğunu bilir.

"Göklerin ve yerin yaratılması ile dillerinizin ve renklerinizin ayrı olması, O'nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda, alimler için gerçekten ayetler vardır." (Rum Suresi, 22)

Allah katında bir insanın üstün olarak kabul edilmesi için siyah veya beyaz olması, Arapça veya Türkçe konuşmasının bir önemi yoktur. Allah katında makbul olan, insanın O'nun haramları ve helallerine riayet etmede gösterdiği titizliği, her işini O'nun rızasını gözeterek yapmasıdır.

" ...Şüphesiz, Allah katında sizin en üstün (kerim) olanınız, (ırk ya da soyca değil) takvaca en ileride olanınızdır. Şüphesiz Allah, bilendir, haber alandır". (Hucurat Suresi, 13)

Nitekim müminler renkleri ve ulusları ne olursa, iman eden her insanı kardeşleri olarak bellerler. Zaten Allah (cc) Hucurat Suresi'nin 10. ayetinde "Mü'minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin ve Allah'tan korkup-sakının; umulur ki esirgenirsiniz." buyurmaktadır.

Müminlerin kardeşlik ilişkileri gibi düşmanlık anlayışları da biyolojik ve coğrafi farklılıklara bağlı değildir. Hiç kimse sırf falanca renkte ya da falanca ulustan olduğu için müminlerin düşmanı değildir.

"Allah, sizinle din konusunda savaşmayan, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkarmayanlara iyilik yapmanızdan ve onlara adaletli davranmanızdan sizi sakındırmaz. Çünkü Allah, adalet yapanları sever. Allah, ancak din konusunda sizinle savaşanları, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkaranları ve sürülüp-çıkarılmanız için arka çıkanları dost edinmenizden sakındırır. Kim onları dost edinirse, artık onlar zalimlerin ta kendileridir." (Mümtehine Suresi, 8-9)