ALLAH YOLUNDA GÖSTERİLECEK SABIR

İnananların Allah'ın dinini yaşamak ve Kur'an ahlakını tebliğ için girdikleri yol zorluklarla doludur. Bu yolda saldırıya maruz kalmak, iftiraya uğramak, hapsedilmek, eziyet görmek, aç ve susuz kalmak hatta öldürülmek bile vardır. Eğer kişi bu yolda karşılaştığı güçlüklere göğüs germe ve karşı koyma direncine sahip değilse, yolun sonuna varması yani Allah'ın rızasını, rahmetini ve cennetini kazanması mümkün değildir.

Yaşamını İslam'ın gösterdiği biçimde şekillendirmek ve bu hayat tarzına uygun olmayan davranışlardan kendini uzak tutmak, müminin yaşamı süresince gerçekleştireceği bir ibadettir. Bu konuda ısrarlı olmak, taviz vermemek ve zamanın yıpratıcı etkisinden korunmak, sabır göstermektir.

Sabretmek gibi bir vasıftan yoksun olanın imanının sağlamlığından bahsetmek oldukça zordur. Çünkü sabırsız kişi karşılaştığı her imtihanda, her zorlukta Allah'a isyana açık bir kapı bırakmaktadır. Burada insanı, sabır gösteremeyerek isyana sürükleyen şey, 'Allah'ın her şeye her zaman hakim olduğu'ndan şüpheye düşmesidir. Eğer kişi, karşılaştığı zorluk her ne olursa olsun, bunu karşısına çıkaranın Allah olduğunu ve zorluğun mutlaka kendi hayrına olduğunu bilirse bunu zorluk olarak dahi görmeyecek ve sabır göstermekte bir problem hissetmeyecektir.

Allah (cc), müminlerin sabır yoluyla deneneceklerini de bildirir ve insanı imtihan sırrına binaen hayatı boyunca birçok musibete uğratır. "Hayır ve şerrin Allah'tan olduğunu" bilen mümin kullarının da bu durum karşısında sabretmelerini emreder. Çünkü sabır Allah'a ve ahiret gününe olan imanın önemli bir göstergesidir. İnsanların kurtuluşa ve mutluluğa erebilmeleri için imtihan olarak verilenlere sabretmeleri gerekir. İnsanların pek çoğu ise, şer gibi görünen şeyin aslında hayır olduğunu sabredemedikleri için
farkedemezler. Allah (cc) Kuran-ı Kerim'de şöyle buyuruyor: "Andolsun, biz sizden mücahid olanlarla sabredenleri bilinceye (belli edip ortaya çıkarıncaya) kadar, deneyeceğiz ve haberlerinizi sınayacağız (açıklayacağız)." (Muhammed Suresi, 31)

Zorluğa, sıkıntıya, Allah yolunda karşılaşılan baskıya Allah'ın istediği gibi sabır gösterildiğinde bunun mükafatını veren de şüphesiz Allah olacaktır.

"Sizin yanınızda olan tükenir, Allah'ın katında olan ise kalıcıdır. Sabredenlerin karşılığını yaptıklarının en güzeliyle biz muhakkak vereceğiz." (Nahl Suresi, 96)

Sabır sonuna kadar götürüldüğünde kıymet kazanır. Eğer zorluğa karşı belirli bir süre dayanma söz konusu ise bu durumda sabır değil, tahammül söz konusudur. Tahammül ise, yalnız Allah için metanet göstermek değil, bir sıkıntı ve acıya karşı bu durumdan memnun olmadan direnmektir. Mümin için sabır süresi ölüme kadar olmalıdır, çünkü sabrın kaynağı Allah'tır.

Allah dünya hayatında sabır gösterenlere sonsuz mutluluğu vaadetmiştir. Bu konuda şüphesi olanlar inananlara karşı olumsuz tavırlar ortaya koysalar da, mümine düşen yine sabretmesi ve imanını korumasıdır.

"Öyleyse sen sabret; hiç şüphesiz Allah'ın va'di haktır; kesin bilgiyle inanmayanlar da sakın seni telaşa kaptırıp-hafifliğe sürüklemesinler." (Rum Suresi, 60)