ÖLÜM BİR İBRET VE UYARICIDIR - 2

Her konuda kendi çıkar ve menfaatlerini en ince ayrıntısına kadar düşünen ve hesaplayan insanın doğrudan kendisini ilgilendiren ölüm konusunda kayıtsız ve umursuz olması son derece hayret vericidir. Dahası, bu psikolojideki bir insandan akılcı ve mantıklı bir açıklama beklemek de oldukça anlamsızdır. Çünkü 'kesin bir bilgiyle iman etmeyenler'e özgü olan bu genel ruh halini Allah, Kuran-ı Kerim'de tek bir kelimeyle tanımlamıştır: "Gaflet"
İnsanları sorgulama (zamanı) yaklaştı, kendileri ise gaflet içinde yüz çeviriyorlar. (Enbiya Suresi, 1)

Peki, ölüme hazırlık nasıl yapılmalıdır? Burada bahsettiğimiz hazırlık, panik ve stres içinde ölümü beklemek değil, onun Allah tarafından gelen bir gerçek olduğunun bilinci içerisinde kadere teslim olmaktır. Ölüm, Kuran'ın bizlere bildirdiği gibi 'süresi belirtilmiş bir yazıdır'.(Al-İmran Suresi, 145) Bu süre bazen uzun, bazen de kısadır. Aslında en uzun olarak tanımladığımız süre bile nadiren 80 senenin üzerine çıkabilmektedir.

Zaten önemli olan da uzun ya da kısa yaşamış olmak değildir. Önemli olan, bu süre içinde tüm yaşamın Kur'an'ın rehberliğinde ve onun gösterdiği yola uygun olarak değerlendirilmiş olmasıdır. Allah'ın verdiği süreyi kendi heva ve heveslerinin doğrultusunda, değersiz işler peşinde koşarak, sorumsuzca tüketenler ise ölümle karşılaşmayı elbetteki hiç istemeyeceklerdir.

"Size orada (dünyada) öğüt alabilecek olanın öğüt alabileceği kadar ömür vermedik mi?" (Fatır Suresi, 37) ayetinde, insana tanınan sürenin gerçek değeri ve amacı açıkça tarif edilmiştir.

Madem ki, ortalama 60-70 yıl gibi kısa bir ömür sürdürdükten sonra insanın yaşamına son verilecek; o halde bu hayattan alınacak öğüt, çıkarılacak sonuç nedir?

Bu dünya asıl yurt olan ahiret yurduna yönelik sonsuz bir yaşam içerisinde herkesin konumunu belirlemek için yaratılmış bir imtihan alanıdır:

Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz bize döndürüleceksiniz. (Enbiya Suresi, 35)

Şüphesiz biz, yeryüzü üzerindeki şeyleri ona bir süs kıldık; onların hangisinin daha güzel davranışta bulunduğunu deneyelim diye. (Kehf Suresi, 7)

Hiçkimse kendi imtihanının ne zaman son bulacağını bilmediğinden, uzun yaşama hesapları yapmak yerine herkesin Allah'a karşı sorumlu olduğunu ve hesap gününde bütün yaptıklarının hesabını vereceğini bilerek yaşaması gerekir. Kısa ve değersiz olan bu hayata duyulan düşkünlüğü bir kenara bırakıp, ölümden sonra başlayacak sonsuz yaşamda Allah'ın hoşnutluğunu kazanabilmiş kullar arasında olabilmek için yarışmak gerekir.