KURAN-I
KERİM'DE MÜMİNLERİN ÖZELLİKLERİ
İnsanın
yaratılışı Allah'a kul olma üzerine kuruludur. İnsanlar, sonsuz
ihtiyaç ve isteklerini kendi başlarına karşılamaları mümkün olmadığı
için, yaratılıştan Allah'a muhtaç durumdadırlar. Bunun şuuruna
varan ve Allah'ın iman nasip ettiği insanlar, Allah'ı "Rab"
(eğitici, yol gösterici, kural koyucu) olarak kabul ederler. Kuran-ı
Kerim'de müminler olarak tarif edilen bu insanlar, hayatları boyunca
O'nun koyduğu kurallara göre yaşarlar, Allah'ın rızasını ararlar,
kendilerine verilen nimetlere şükrederler. Kısaca Allah'a kulluk
ederler.
Kuran-ı
Kerim, müminlerin özelliklerini (karakterlerini, yaşadıkları olaylar
karşısındaki tavırlarını, vs.) detaylı bir biçimde tarif etmiştir.
Müminlerin Kuran-ı Kerim'de sayılan vasıflarının belli başlılarını
şöyle sıralayabiliriz:
Müminler
ancak Allah'a kulluk ederler. O'ndan başka zihinlerinde ilahlaştırdıkları
hiçbir varlık yoktur. (Yusuf Suresi, 104; Fatiha Suresi, 1-7;
Nisa Suresi, 36)
Allah'tan
korkup-sakınırlar. Allah'ın yasakladığı veya rızasına aykırı olan
bir şeyi yapmaktan çok çekinirler. (Ali İmran Suresi, 102; Yasin
Suresi, 11; Tegabün Suresi, 15-16; Zümer Suresi, 23)
Yalnızca
Allah'a güvenirler. Bu güven, hiç kimseden bir destek ve yardım
ummadan, inkarcılara karşı cesurca meydan okumalarından anlaşılır.
(Bakara Suresi, 249; Tevbe Suresi, 25-26)
Allah'tan
başka hiç kimseden korkmazlar. (Azhab Suresi, 39)
Allah'a
şükrederler. Bu nedenle ekonomik yönden darlıkta ya da bollukta
olmaları onlara her hangi bir üzüntü ya da böbürlenme vermez.
(Bakara Suresi, 172; İsra Suresi, 3; İbrahim Suresi, 7)
Kesin
bilgiyle iman etmişlerdir. Girdikleri yoldan dönmek gibi bir düşünceye
asla kapılmazlar. Her gün daha şevkli ve heyecanlı biçimde hizmetlerini
sürdürürler. (Hucurat Suresi, 15; Bakara Suresi, 4)
Kuran'a
kuvvetle bağlıdırlar. Tüm hareketlerini Kuran'a göre düzenlerler.
Kuran'a göre yanlış olduğunu gördükleri bir tavırdan hemen vazgeçerler.
(Araf Suresi, 170; Maide Suresi, 49; Bakara Suresi, 121)
Sürekli
Allah'ı anarlar. Allah'tan kopuk ve ayrı kalmaz, sürekli Allah'ı
hatırda tutarlar. (Ali İmran Suresi, 191; Rad Suresi, 28; Nur
Suresi, 37; Araf Suresi, 205; Ankebut Suresi, 45)
Allah
karşısında acizliklerini bilirler. Mütevazidirler. (Ancak bu,
insanlara karşı aciz görünmek ve ezik tavırlar sergilemek demek
değildir.) (Bakara Suresi, 286; Araf Suresi, 188)
Her
şeyin Allah'tan olduğunu bilirler. Bu nedenle hiçbir olay karşısında
telaşa kapılmaz, her zaman serinkanlı ve rahat davranırlar. (Tevbe
Suresi, 51; Tegabün Suresi, 11; Yunus Suresi, 49; Hadid Suresi,
22)
Ahirete
yönelmişler, asıl hedef olarak ahireti belirlemişlerdir. Ancak
dünya nimetlerinden de faydalanır, dünyada da cennet ortamının
bir benzerini oluşturmaya çalışırlar. (Nisa Suresi, 74; Sad Suresi,
46; Araf Suresi, 31-32)
Sadece
Allah'ı ve müminleri dost ve sırdaş edinirler. (Maide Suresi,
55-56; Mücadele Suresi, 22)
Müminler
tüm güçleriyle Allah adına mücadele ederler. İnkarcılara, özellikle
inkarcıların önde gelenlerine karşı büyük bir akıl savaşı verirler.
Hiç yılmadan ve gevşemeden mücadelelerini sürdürürler. (Enfal
Suresi, 39; Hac Suresi, 78; Hucurat Suresi, 15; Tevbe Suresi,
12)
Hakkı
söylemekten çekinmezler. İnsanlardan dolayı gerçeği açıklamaktan
geri kalmazlar. İnkar edenlerin haklarında söylediklerine, alay
ve saldırılarına aldırmazlar. (Maide Suresi, 54; Maide, 67; Araf
Suresi, 2)
Dini
yaymak için her yolu dener, çeşitli biçimlerde insanları Allah'ın
dinine davet ederler. (Nuh Suresi, 5-9)
Akıl
sahibidirler. Her an ibadet bilincinde olduklarından sürekli dikkatli
ve uyanıktırlar. Devamlı olarak müminleri ve dinin lehine akılcı
eylemler yaparlar. (Mümin Suresi, 54; Zümer Suresi, 18)
Baskıcı
değillerdir. Merhametli ve yumuşak huyludurlar. (Nahl Suresi,
125; Tevbe Suresi, 128; Hud, 75)
Öfkelerine
kapılmazlar, hoşgörülü ve bağışlayıcıdırlar. (Ali İmran Suresi,
134; Araf Suresi, 199; Şura Suresi, 40-43)
Güvenilir
insanlardır. Son derece güçlü bir kişilik sergiler, etraflarına
da güven telkin ederler. (Duhan Suresi, 17-18; Tekvir Suresi,
19-21; Maide Suresi, 12; Nahl Suresi, 120)
Büyücülük
ve delilikle suçlanırlar. (A'raf Suresi, 132; Yunus Suresi, 2;
Sad Suresi, 4; Hicr Suresi, 6; Kamer Suresi, 9)
Baskı
ve zulüm görürler. (Şuara Suresi, 49; Şuara Suresi, 167; Ankebut
Suresi, 24; Yasin Suresi, 18; İbrahim Suresi, 6; Neml Suresi,
49; Hud Suresi, 91; Neml Suresi, 56)
Zorluklara
katlanırlar. (Al-i İmran Suresi, 142; Ankebut Suresi, 2-3; Bakara
Suresi, 214; Al-i İmran Suresi, 146; Ahzap Suresi, 48; Bakara
Suresi, 156; Al-i İmran Suresi, 195; Muhammed Suresi, 31; En'am
Suresi, 34)
Zulümden
ve öldürülmekten korkmazlar. (Tevbe Suresi, 111; Al-i İmran Suresi,
173; Şuara Suresi, 49-50; Saffat Suresi, 97-99; Al-i İmran Suresi,
156; Al-i İmran Suresi, 169-171; Nisa Suresi, 74; Al-i İmran Suresi,
157-158)
İnkarcıların
saldırı ve tuzaklarıyla karşılaşır, alaya alınırlar. (Bakara Suresi,
14; Bakara Suresi, 212)
Allah'ın
koruması altındadırlar. Aleyhlerinde kurulan tüm tuzaklar boşa
çıkar. Allah, onları tüm iftira ve tuzaklara karşı koruyarak,
onları galip kılar. (Ali İmran Suresi, 120; İbrahim Suresi, 46;
Enfal Suresi, 30; Nahl Suresi, 26; Yusuf Suresi, 34; Hac Suresi,
38; Maide Suresi, 42; Al-i İmran Suresi, 110-111; Maide Suresi,
105; Nisa Suresi, 141)
Münafıklara
karşı mücadele eder, münafık karakterlileri aralarından ayırırlar.
(Tevbe Suresi, 123; Tevbe Suresi, 83, 95)
İnkarcılara
karşı tedbirlidirler. (Nisa Suresi, 71; Yusuf Suresi, 67; Nisa
Suresi, 102)
Müminler
Şeytan'ı ve yandaşlarını düşman edinmişlerdir. (Fatır Suresi,
6; Zuhruf Suresi, 62; Mümtehine Suresi, 1; Nisa Suresi, 101; Maide
Suresi, 82)
İnkarcıların
zorbalıklarına engel olurlar. (Ahzab Suresi, 60-62; Haşr Suresi,
6; Tevbe Suresi, 14-15; Tevbe Suresi, 52)
İnkarcılara
tuzak kurarlar. (Yusuf Suresi, 70-76; Enbiya Suresi, 62-67; Saffat
Suresi, 85-90; Ali İmran Suresi, 121)
Münafıkları
cezalandırırlar. (Tevbe Suresi, 66; Tevbe Suresi, 49-52)
İnkarcıların
kalplerine korku salarlar. (Müddesir Suresi, 49-51; Haşr Suresi,
13)
Birbirlerine
danışarak, (istişare ile) hareket ederler. (Şura Suresi, 38)
İman
etmeyenlerin gösterişli yaşantısına özenmezler. (Kehf Suresi,
28; Tevbe Suresi, 55; Taha Suresi, 131)
Zenginlik
ve mevkiden etkilenmezler. (Hac Suresi, 41; Kasas Suresi, 79-80;
Nahl Suresi, 123)
İbadetlere
titizlik gösterir, namaz, oruç ve benzeri ibadetleri dikkatle
yerine getirirler. (Bakara Suresi, 238; Enfal Suresi, 3) (Müminun
Suresi, 1-2)
Çoğunluğa
değil, Allah'ın verdiği kıstaslara uyarlar. (Enam Suresi, 116)
Allah'a
yakınlaşmak, örnek ve önder bir mümin olmak için gayret sarfederler.
(Maide Suresi, 35; Fatır Suresi, 32; Vakıa Suresi, 10-14; Furkan
Suresi, 74)
Mümin
oldukları yüzlerinden belli olur. Allah, yüzlerinde imanın getirdiği
tevazu, sevgi ve teslimiyeti belli eden bir "secde izi"
(Fetih Suresi, 29) kılmıştır.
Şeytan'ın
etkisine girmezler. (A'raf Suresi, 201; Hicr Suresi, 39-42; Nahl
Suresi, 98-99)
Atalarına
körü körüne uymazlar. Geleneklere göre değil, Kuran'a göre hareket
ederler. (İbrahim Suresi, 10; Hud Suresi, 62; Hud Suresi, 109)
Kadınların
ezilmesine göz yummazlar. (Nuh Suresi r, 4; Talak Suresi, 6; Bakara
Suresi, 241; Bakara Suresi, 231; Nisa Suresi, 19)
İsraftan
kaçınırlar. (Enam Suresi, 141; Furkan Suresi, 67)
İffetli
davranırlar ve Allah'ın istediği şekilde evlenirler. (Müminun
Suresi, 5-6; Nur Suresi, 30; Bakara Suresi, 221; Nur Suresi, 3;
Nur Suresi, 26; Maide Suresi, 5; Mümtehine Suresi, 10)
Dinde
aşırılığa kaçmazlar. (Bakara Suresi, 143; Nisa Suresi, 171)
Fedakardılar.
(İnsan Suresi, 8; Al-i İmran Suresi, 92; Al-i İmran Suresi, 134;
Tevbe Suresi, 92)
Temizliğe
dikkat ederler. (Bakara Suresi, 125; Bakara Suresi, 168; Müddessir
Suresi, 1-5)
Estetik
ve sanata önem verirler. (Sebe Suresi, 13; Neml Suresi, 44)
Müminlerin
arkasından konuşmaz, kusurlarını araştırmazlar. (Hucurat Suresi,
12)
Allah'ın
dini yararına inkarcıların yeteneklerinden faydalanırlar. (Sebe
Suresi, 12-13; Sad Suresi, 36-39)
Hasedden
kaçınırlar. (Nisa Suresi, 128)
Allah'tan
bağışlanma dileyenlerdir. (Bakara Suresi, 286; Al-i İmran Suresi,
16-17; Al-i İmran Suresi, 147; Al-i İmran Suresi, 193; Haşr Suresi,
10; Nuh Suresi, 28)