KÖTÜ AHLAK ÖRNEKLERİ VE KURAN AHLAKI

Günlük yaşamımızda gerek televizyonlarda gerekse basında sık sık ahlaki dejenerasyondan bahsedildiğine şahit olmaktayız. Özellikle de hırsızlıkların, yolsuzluk ve vurgunların gündeme geldiği dönemlerde bunun arttığı gözlemlenmektedir. Bunlardan bahsedilirken artık dürüst insanların azlığından dem vurulup geçmişte bu tip olaylarla daha az karşılaşıldığından da söz edilir. İnsanların pek çoğu 'güzel ahlak' sahibi olmayı konunun din ile bağlantısını ihmal ederek, davranışlardaki doğruluk derecesine dayandırırlar. Hatta dinsiz ama son derece ahlaklı insanların da var olduğunu savunarak, konuyu "din olmadan da iyi insan olunabileceğine" getirmeye çalışırlar. Oysa Allah'ın insanlar için belirlemiş olduğu güzel ahlak örnekleri, insanların sosyal değer ve ölçülerle oluşturduğu ahlak anlayışından çok farklıdır. Kur'an-ı Kerim'de Bedeviler, inançlarındaki çarpıklık ve bu çarpıklıkların davranışlarına yansıması nedeniyle kötü ahlak sahibi kişilere örnek teşkil etmişlerdir.
"Bedeviler inkâr ve nifak bakımından daha şiddetlidir. Allah'ın elçisine indirdiği sınırları bilmemeye de onlar daha 'yatkın ve elverişlidir.' Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir." (Tevbe Suresi, 97)

Hırsızlıktan tecavüze kadar tüm ahlaksız davranışların kökeninde Allah'ı ve O'nun koyduğu sınırları tanımamak vardır. Bugüne kadar tarihin hemen her döneminde Allah'a isyanı, fıskı, ahlaksızlığı, adaletsizliği ve sevgisizliği yaşayan bir inkarcı güruh varolagelmiştir. Ancak şu da var ki, bu zihniyetin temsilcileri, Allah'ın insanlar için seçtiği düzenin işlediği bir yerde, kendi heva ve heveslerine ve Allah'tan başka ilah edindiklerine kulluk edemeyeceklerdir. İslam ahlakının yaşandığı bir yerde, kendi karakterleriyle özdeşleşen davranışlarını rahatlıkla yerine getiremeyeceklerdir. Dolayısıyla amaç, herşeyden önce kişinin kendi nefsini temizleyip arındırması ve bu çirkin davranışlardan kaçınması gerekmektedir. Çünkü, Allah korkusunu kalbine yerleştirmiş bir kişi sözü edilen kötü ahlak örnekleri ile kendi arasına adeta bir duvar çekmiş olur. Kuran-ı Kerim'in birçok ayetinde tutulması gereken yolun ne olduğu açıkça ifade edilmiştir. Allah (cc) şöyle buyuruyor:

"Ey iman edenler, Allah'tan nasıl korkup-sakınmak gerekiyorsa öylece korkup-sakının ve siz, ancak müslüman olmaktan başka (bir din ve tutum üzerinde) ölmeyin." (Al-i İmran Suresi, 102)

Allah'a iman etmeyen ve O'nun yolundan alıkoymaya çalışanlar, kötü ahlak örneklerini yoğun olarak taşırlar. Allah'ı gerektiği gibi tanımayan kişi için en önemli şey, hatta hayatının tek uğraşı, kendi nefsinin bencil arzularını karşılamaktır. Kendi nefsini, egosunu tatmin etmek her zaman birinci planda olduğu için, onun için adaletsizlik yapmanın, ezerek başkalarının haklarına tecavüz etmenin ve benzeri tavırlar sergilemenin hiçbir sakıncası yoktur. Kur'an-ı Kerim'de bahsi geçen bu tavırlar ve bunlarla ilgili ayetler şunlardır:

Allah'a karşı yalan uydurmak (Zümer, 32),
İman ettikten sonra küfre sapmak (Münafikun, 3),
Menfaat, rahatlık ve eğlenceyi mücadeleye tercih etmek (Cuma, 11),
Kadınlara değer vermemek (Enam, 139),
Kibirlilik (Hadid, 23),
Hayra engel olmak (Hud, 119),
Mala düşkünlük (Fecr 17-20),
İnsanların haklarından kısmak (İsra 35).
Müsriflik (İsra, 26-27),
Darlık zamanı isyana sapmak (Mülk 21),
Sadece tehlike anında halisleşmek, sonra nankörlük edip Allah yolundan dönmek (Yunus 22-23),
Çekiştirmek-söz taşımak-dedikodu yapmak (Nur 15),
Yoksula destek olmamak (Hakka 33-35),
Başıbozukluk ve sınır tanımamazlık (Mütaffifin 12) ,
Mal ve çoklukla övünmek (Tekasür 1-2),
Allah'tan ümit kesmek (İsra 31),
Küçümsemek, hakir görmek ve alaycılık (Hümeze 1),
Zinaya yaklaşmak (İsra 32),
Allah yolunda yaptıklarını yeterli görmek (Alak 6-7),
Günahtan vazgeçmemek (Casiye 7),
Yetimi gözetmemek (İsra 34),
Yapmayacağı şeyi söylemek (Saf 2-3)