KAİNATIN
KANUNLARINI DOĞRU DEĞERLENDİRMEK
Belirli
sebepler çerçevesinde işleyen, kanunları olan bir kainatta yaşıyoruz.
Bu kanunlar insanların inançlarına göre hiç bir değişkenlik göstermiyor.
İster yahudi, ister müslüman isterse ateist olsun tüm insanlar
kainatın kanunlarına göre yaşamak zorundalar. Örneğin yerçekimi,
suyun kaldırma gücü, müslümanı da hıristiyanı da aynı şekilde
etkiliyor.
Şüphesiz
kainatın kanunları değişmez, ancak onları değerlendirme biçimleri
değişir. Mesela, materyalist görüşü savunan bir bilim adamına
kuşların havada uçmasının ne kadar mükemmel bir olay olduğunu
izah edemezsiniz. Hemen size kuşların kemik yapılarının içlerinin
hava dolu olmasıyla uçmaya son derece müsait olduğunu, kanatlarını
çırparak yerçekimini yenecek karşı bir kuvvet oluşturduklarını,
bu yüzden uçmalarının son derece normal olduğunu söyleyecek ve
ardından da bunu tabiatın bir kanunu olarak değerlendirecektir.
Oysa
ki Allah'a iman eden bir kişi için kuşun havada uçması gibi bir
örneğin bile ayrı bir anlamı olmalıdır. Şüphesiz bu ayrılık, müslümanın
tüm bu teknik açıklamaları reddetmesi ya da küçümsemesinden kaynaklanmaz.
İman eden bir kişi için kuşu havada tutan kuvveti kimin yarattığı,
bu kuvvetin oluşumunun teknik nedenlerinin açıklanmasından daha
önemlidir. Kuşun havada durması için birbirine bağlı yüzlerce
sebebin sayılması bu sebeplerin yaratıcısının gücünü ve şanını
daha da yüceltmek olacaktır.
"Göğün
boşluğunda boyun eğdirilmiş (musahhar kılınmış) kuşları görmüyorlar
mı? Onları (böyle boşlukta) Allah'tan başkası tutmuyor. şüphesiz,
iman eden bir topluluk için bunda ayetler vardır." (Nahl
Suresi, 79)
'Ölüm'
kainatın değişmez temel kanunlarından bir diğeri. Aynı bilimadamı
size ölümü, hücrelerin yaşamsal faaliyetlerini yerine getirme yeteneklerini
kaybetmesi şeklinde açıklayabilir. Ayrıca önceden ölmüş insanları
da göstererek, bedenlerin ölümden sonra bir yere gitmediğini bu
dünyaya toprak olarak katıldıklarını bu nedenle ölümden sonrasına
inanmanın 'bilimsel bir değerinin olmadığını' size anlatır.
Evet
gerçekten de her kim olursa olsun ölen insanın bedeni toprak olacaktır.
Allah'a inansanız da böyle olacak, inanmasanız da. Bu bilimadamı
için ölüm toprağa karışma yok olma anlamındadır. İnanan bir insan
için ölüm, toprağa karışmanın ötesinde anlamlar taşır. Ölümün varoluşunda
yaratılışın sebebi gizlidir: İnsanlar Allah tarafından denenmek
için yaratılmışlardır. Ölüm bu denemenin sona erdiği ve sonucunun
açıklanacağı bir adımdır.
"...Sonunda
sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, elçilerimiz onun 'hayatına
son verirler.' Onlar (bu işte, ne eksik ne fazla) kusur etmezler.
Sonra gerçek mevlaları olan Allah'a döndürülürler. Haberiniz olsun;
hüküm yalnızca O'nundur. Ve O, hesap görenlerin "O, amel
(davranış ve eylem) bakımından hanginizin daha iyi (ve güzel)
olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstün ve güçlü
olandır, çok bağışlayandır." (Mülk Suresi, 2)
|