İSLAMIN
SUNDUĞU YAŞAM SİSTEMİ
"Allah
barış yurduna çağırır ve kimi dilerse dosdoğru yola yöneltip-iletir."
(Yunus Suresi, 25)
Müminin
hayatı boyunca sürdürdüğü mücadelesi, yeryüzünde barış ve esenlik
üzerine kurulu bir hayatın sürmesi içindir. Böylelikle öncelikle
kendi çevresinden başlamak üzere, yalnız kendisi gibi olanlar değil,
diğer bütün insanların da barış içinde yaşamaları sağlanmış olacaktır.
Bu mücadeleyi diğerlerinden ayıran fark, müminin hiçbir zaman gevşememesi,
üzülmemesi veya sürekli ilk günkü şevkini, heyecanını muhafaza etmesidir.
Ancak temel farklılık daha başkadır.
O
mücadelesini ne daha fazla ganimet, ne makam-mevki, ne bir bölgeyi
ya da ulusu savunmak ne de ailesini, çoluk-çocuğunu savunmak için
yapmaz. Onun asıl amacı yeryüzünün her köşesinde insanların Allah'tan
başka birilerini veya birşeyleri tanrılar edinmemelerini öğütleyip,
dini yalnızca Allah'a has kılmaktır. Allah müminlerin bu özelliklerini
şu ifadelerle açıklamaktadır:
"Bunlar,
Allah'a ve ahiret gününe iman eder, maruf(iyi) olanı emreder,
münker (kötü) olandan sakındırır ve hayırlarda yarışırlar. İşte
bunlar salih olanlardandır. " (Al-i İmran Suresi, 114)
O
iyiliği emredip kötülükten men etmeye çalışırken yolundan asla dönmez,
çünkü bu yol onun tek dostu, tek yardımcısı ve tek dayanağı olan
Allah'ın yoludur. Göreceği baskı, zulüm müminleri hiçbir zaman yıldırmadığı
gibi, aksine şevkini, heyecanını ve Allah'a olan bağlılığını daha
da arttıracaktır.
"Onlar,
kendilerine insanlar: 'Size karşı insanlar toplandılar, artık
onlardan korkun' dedikleri halde imanları artanlar ve: 'Allah
bize yeter, O ne güzel vekildir' diyenlerdir." (Al-i İmran
Suresi,173)
Mümin
Allah'ın rızası için insanlar arasında adaleti koruyan, onları adalete
yönelten kişidir. Yeryüzünde barış ve güven ortamını sağlamak için
gereken vasıflara müminler sahiptir.
Örneğin;
dünya malına büyük bir tutku duyan bir zihniyetin elindeki gücü
ve maddi imkanları, şahsi çıkarları için kullanacağı açıktır. İşte,
bu zihniyetin temsilcileri çıkar sağladıkları düzenlerine karşı
bir tehdit olarak gördükleri için, kendileri gibi düşünmeyenleri,
zor kullanarak sindirmeye çalışacaklardır. 'Allah korkusu' ve ahiret
inancı tam yerleşmemiş olduğundan hiçbirinde kendilerinden hesap
sorulacağı endişesi yoktur. Ancak unutulmamalıdır ki, 'Allah korkusu'ndan
yoksun bu toplumun sahip olduğu bu düzen yeryüzünde bozgunculuk
yapanların yaşadığı bir düzen olacaktır.
Oysa
mümin yeryüzünde Allah'ın halifesi olarak yaratıldığının bilincindedir.
İnsanları Allah'ın yolundan alıkoyanlara karşı büyük bir akıl savaşı
verecektir. Kuran'ın deyimiyle 'güçten düşürülmüş-müstezaf'lara,
'zavallı erkek ve çocuklara' Allah'ın kurtuluşunu ve adaletini ulaştıracaktır.
|