KURAN-I
KERİM'DE İNSAN KARAKTERLERİ - 3
Zorluk
anında Allah'a dua edip ferahlık zamanında azanlar: Başı sıkıştığında
Allah'ı hatırlamak cahiliye toplumunun en belirgin özelliklerindendir.
Deprem ve sel gibi doğal afetler, ölümcül hastalıklar ve kazaların
getirdiği sıkıntılarla başetmek için tüm imkanlar yetersiz kalındığında,
bunların Allah'ın dilemesiyle olduğu akla gelir. İnsanların çoğu
belki de içine düştükleri sıkıntılar nedeniyle acizliklerini anlarlar.
Kendilerini kurtarması için, o güne kadar hiç olmadıkları kadar
büyük bir samimiyetle Allah'a yalvarıp yakarırlar. Ne var ki sıkıntılar
kalkmaya başladığında samimiyetleri de kalkmaya başlar. Sanki
sıkıntıları veren Allah'mış da kaldıran O değilmiş gibi. Temelde
'Kıtlığı ve sıkıntıyı Allah verir, bolluğu ve rahatlığı insan
kazanır' (Haşa) gibi çarpık bir inanç, bu kişilerin bolluk zamanında
Allah'ı ve dinini unutmalarına neden olur. Çünkü iman olmadığı
zaman bolluk ve rahatlık insanın kibirini arttırmaktadır.
"İnsana
bir zarar dokunduğu zaman, gönülden katıksızca yönelmiş olarak
Rabbine dua eder. Sonra ona kendinden bir nimet verdiği zaman,
daha önce O'na dua ettiğini unutur ve O'nun yolundan saptırmak
amacıyla Allah'a eşler koşmaya başlar. De ki: 'İnkârınla biraz
(dünya Bu karakterdeki insanlara genelde inanlarla birlikte zevklerinden)
yararlan; çünkü sen, ateşin halkındansın'." (Zümer Suresi,
8)
Allah
yolunda zorlukla karşılaşınca inançlarından vazgeçenler: Bu gibilere
gerçekte iman etmiş gibi gözüküp, mümin topluluğun içinde yeralan
kişilerde rastlanılır. Bunlar, güvenilir bir arkadaş çevresi ya
da kendilerine sağlanan iyi yaşam koşulları gibi nefislerinin hoşuna
gidecek şeyleri bulduklarından müminlerin arasında barınırlar. Ancak
müminleri inançları dolayısıyla zorluklar da bekler. Böyle zorluk
anlarında nefsin hoşuna giden şeyleri bulmak oldukça zordur. Nefsini
tatmin için müminlerle birlikte görünenler bu durumda, başlarına
kötü şeyler geleceğinden endişe ederek onları terkederler. Tabii
zaman ve duruma göre uydurma bahaneler ileri sürmeyi de ihmal etmezler.
"
İnsanlardan kimi, Allah'a bir ucundan ibadet eder, eğer kendisine
bir hayır dokunursa, bununla tatmin bulur ve eğer kendisine bir
fitne isabet edecek olursa yüzü üstü dönüverir. O, dünyayı kaybetmiştir,
ahireti de. İşte bu, apaçık bir kayıptır." (Hac Suresi, 11)
"Hani onlar, size hem üstünüzden, hem alt tarafınızdan gelmişlerdi;
gözler kaymış, yürekler hançereye gelip dayanmıştı ve siz Allah
hakkında (birtakım) zanlarda bulunuyordunuz. İşte orada, iman
edenler, sınanmış ve şiddetli bir sarsıntıyla sarsıntıya uğratılmışlardı.
Hani, münafık olanlar ve kalplerinde hastalık bulunanlar: "
Allah ve Resulü, bize boş bir aldanıştan başka bir şey vadetmedi"
diyorlardı." (Ahzap Suresi,10-12)
|