GÖKLERDE VE YERDE BULUNANLAR İNSANIN EMRİNE AMADE KILINMIŞTIR

Allah'ın, birçok Kuran ayetinde belirttiği gibi, göklerin ve yerin arasındaki herşey insanın emrine amade kılınmıştır. Bunların hepsi, insanın ihtiyacına ve kullanımına yönelik olarak yaratıldığı gibi, onun sağlığı, yaşamının devamı ve gelişimi için de mükemmel bir uygunlukta yaratılmıştır. Bütün bu nimetlerin ve Allah'ın lütfunun karşısında insana düşen, gereği gibi şükretmek ve Allah'a hamdetmektir. Hakkıyla yapılan şükrün, bütün nimetlerin yaratılış gayelerinden biri olduğu yine Kuran ayetlerinde şöyle ifade ediliyor:

"Sizin için gökten su indiren O'dur; içecek ondan, ağaç ondandır (ki) hayvanlarınızı onda otlatmaktasınız. Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir topluluk için ayetler vardır.Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin emrinize verdi; yıldızlar da O'nun emriyle emre hazır kılınmıştır. Şüphesiz bunda, aklını kullanabilen bir topluluk için ayetler vardır. Yerde sizin için üretip-türettiği çeşitli renklerdekileri de (faydanıza verdi). Şüphesiz bunda, öğüt alıp düşünen bir topluluk için ayetler vardır.Denizi de sizin emrinize veren O'dur, ondan taze et yemektesiniz ve giyiminizde ondan süs-eşyaları çıkarmaktasınız. Gemilerin onda (suları) yara yara akıp gittiğini görüyorsun. (Bütün bunlar) O'nun fazlından aramanız ve şükretmeniz içindir." (Nahl Suresi, 10-14)

Örneğin, Allah'ın insana rızık olarak sunduğu ve türlü türlü renklerde ve tatlarda yaratılmış olan bitkiler ve onların meyvelerini ele alalım. Bitkiler besin olarak alınırken vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineraller de karşılanmış olur. Yaşamımızı devam ettirmek için sahip olduğumuz beslenme alışkanlığı, meyve-sebzelerdeki tat ve renklilik sayesinde hazza dönüşmektedir.

Meyveler, içlerinde taşıdıkları tohumları gelişimleri sırasında korurlar. Buna karşın besin yönünden oldukça yüksek değerde yaratılmışlardır. Bitkiler, çok daha sade ve yalnızca koruyucu özellikte olabilecekken, insanların ve hayvanların yağ, şeker, vitamin, su gibi temel ihtiyaçlarını tam olarak karşılayabilecek bir yapıda yaratılmışlardır. Üstelik çok çeşitli renkleri ve tatlarıyla albenileri en
yüksek düzeyde tutularak. Allah'ın nimetine layıkıyla şükredebilmek için bütün bunların üzerinde düşünmek gerekiyor.

Meyveler insanların ihtiyaçlarını karşılayacak dönemlerde yetişecek şekilde yaratılmışlardır. Örneğin portakal insanın C vitamini ihtiyacının yoğun olduğu dönem olan kışta yetişmektedir. Suya ve enerjiye ihtiyacın arttığı yazın ise son derece sulu ve şekerli olan karpuz yetişmektedir.

Meyvedeki mükemmellik sadece içindeki maddelerin ince ince hesaplanıp düzenlenmesi ile kalmaz. Bitkiden aldığımız bu ürünün ambalajı yani kabukları da çok hassas tasarlanmıştır. Tüm meyveler kendilerine en uygun kabukla paketlenmişlerdir. Örneğin karpuzun kabuğu sert ve kalın olacağına eriğinki gibi ince ve yumuşak olsaydı, insanların ondan faydalanmasına fırsat bulamadan bozulurdu. Peki ya eriğin kabuğu karpuzunki gibi olsaydı? Şüphesiz karpuz kabuklu bir erikten faydalanmak oldukça zahmetli olacaktı.

Bu son derece basit örneklere karşı bile, bir parça akıl sahibi birinin bunların tesadüf eseri oluştuğunu söylemesi mümkün müdür? Önümüze konan bütün nimetler, organ ve duygularımızın hoşlanacağı, istifade edeceği ve vücudumuza herhangi bir zarar vermeyecek özellikte yaratılıp hizmetimize sunulmuştur. Bu da ancak sonsuz bir bilgi ve gücü gerektirir ve ancak Allah'ın kudretiyle mümkün
olabilir.