Tarih
boyunca Allah'ı inkar edip bu dünya hayatına dalan inkarcı insan
toplulukları, kendilerine tek hedef olarak belirledikleri dünya
nimetlerini elde etmek için büyük bir çaba göstermişlerdir. Bu
maddeci/materyalist güruh, tüm yaşamları boyunca, zengin olmak,
ünlü olmak, herkes tarafından sevilmek ya da toplumda statü kazanmak
için ellerinden gelen herşeyi yaparlar. Çok kısa süre içinde
tümüyle ellerinden gidecek olan dünya hayatının bu "az bir
değeri" (Tevbe Suresi, 9) uğruna büyük bir çaba gösterirler.
İnkarcılarınkinden
çok daha büyük bir karşılığa, Allah'ın rızasına ve sonsuz cennetine
talip olan mümin de kendi hedefleri için ciddi bir çaba gösterir.
Kuran-ı Kerim, müminin bu özelliğini şöyle tarif ediyor:
"Kim
çarçabuk olanı (geçici dünya arzularını) isterse, orada istediğimiz
kimseye dilediğimizi çabuklaştırırız, sonra ona cehennemi (yurt)
kılarız; ona, kınanmış ve kovulmuş olarak gider. Kim de ahireti
ister ve bir mümin olarak ciddi bir çaba göstererek ona çalışırsa,
işte böylelerinin çabası şükre şayandır." (İsra Suresi, 18-19)
Mümin
Allah rızası ve ahiret için "ciddi bir çaba göstererek"
çalışır. Allah yolunda bütün hayatını adamış olan bir insan, Allah
rızası için karşılaşacağı hiçbir zorluktan etkilenmez. Allah rızası
dışında hiçbir şeye yönelmez.
Müminin
Allah yolunda göstereceği çabanın gerçekten ciddi olup olmadığı
da denenecektir. Allah yolunda hiçbir şeyden çekinmemelidir. Mümin
olmanın ölçüsü, Allah rızasına karşı yoğun ve şiddetli bir istek
duymak ve gerektiğinde bu yolda fedakarlık göstermekten kaçınmamaktır.
Müminler, "katıksızca ahiret yurdunu düşünüp anan ihlas
sahipleri"dirler (Sad Suresi, 46). Mümin, Allah'ın rızasının
yanında başka çıkarlar gözetmez. Allah'tan rızasını, rahmetini
ve cennetini umar, çünkü Kurani ifadeyle "Erkek
olsun, kadın olsun inanmış olarak kim salih bir amelde bulunursa,
onlar cennete girecek ve onlar, bir 'çekirdeğin sırtındaki tomurcuk
kadar' bile haksızlığa uğramayacaklardır." (Nisa Suresi,
124)
Kuran-ı
Kerim'de Allah'ın tarif ettiği bu mümin modeli çok açık ve nettir.
Bir insan, "ya ahiret varsa" gibi çarpık ve küstah bir
mantıkla arada sırada bazı ibadetleri yerine getirmekle mümin
olmaz. Allah'a ve ahirete "kesin bir bilgiyle" (Lokman
Suresi, 4) iman edip, sonra da Allah yolunda "ciddi bir çaba"
gösterenlerin yurdudur cennet. Allah'a ancak "bir ucundan
ibadet" edip, diğer yanda dünyaya
bağlanarak küçük manevralarla ahireti kendince "kurtarabileceğini"
zannedenlerin durumu, şöyle açıklanıyor: