CAHİLİYE
TOPLUMU - 3
Cahiliye
toplumu, özellikle de bu toplumun önde gelenleri müminlerin Allah'ın
dinini anlatmasından son derece endişe duyarlar. Çünkü insanlar
müminlere inanacak olurlarsa, cahiliye toplumunu yönetmelerine
imkan veren düzen sarsıntıya uğrayacaktır. İnsanların vicdanları,
dini yaşamları, hayata bakışları, mal, yargı, ruh ve bedenleri
üzerindeki egemenlik iddiaları son bulacaktır. Onları kendilerine
kul ettiremeyecek, böylelikle varlıklarından istifade edemeyeceklerdir.
Bu
nedenle, cahiliye toplumunun önde gelenleri, ellerindeki güç ve
iktidarı inananları tehdit ederek sindirmek için kullanırlar.
Halka ise, onları hak olana çağıranların gerçekte atalarından
kalan dini değiştirmek isteyenlerin olduğunu ve bunların sapkın
olduklarını ilan ederler. Bununla da yetinmez, tıpkı Firavun ve
kavmin ileri gelenlerinin, Hz. Musa ve Hz. Harun'a yaptıkları
gibi, müminlerin esas amaçlarının 'şahsi çıkar sağlamak' olduğunu
bile iddia ederler:
"Onlar:
'Siz ikiniz, bizi atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)dan çevirmek
ve yeryüzünde büyüklük sizin olsun diye mi bize geldiniz? Biz,
sizin ikinize inanacak değiliz' dediler." (Yunus Suresi,
78-79)
İnananların
kötü duruma düşmeleri için ellerinden geleni yaparlar, çünkü; onları
sıkıntı içinde görmekten hoşlanırlar. Bu nedenle müminlere iftira
atmaktan, komplo düzenlemekten çekinmezler. İman edenlere karşı
kalblerindeki kin, dilleriyle ifade ettiklerinden daha da büyüktür.
"Ey
iman edenler, sizden olmayanları sırdaş edinmeyin. Onlar size
kötülük ve zarar vermeye çalışıyor, size zorlu bir sıkıntı verecek
şeyden hoşlanırlar. Buğz (ve düşmanlıkları) ağızlarından dışa
vurmuştur, sinelerinin gizli tuttukları ise, daha büyüktür. Size
ayetlerimizi açıkladık; belki akıl erdirirsiniz." (Al-i İmran
Suresi, 118)
Eğer
iftira ve komploları bir işe yaramazsa onları yurtlarından sürmekle
tehdit ederler. İnkar edenlere göre müminlerin sürgünden kurtulmalarının
tek yolu, onların da kendileri gibi şirke dayalı dini kabul etmeleridir.
"İnkâr edenler, resullerine dediler ki: "Muhakkak
(ya) sizi kendi toprağımızdan süreceğiz veya dinimize geri döneceksiniz."
Böylelikle Rableri kendilerine vahyetti ki: "Şüphesiz biz,
zulmedenleri helak edeceğiz." (İbrahim Sure si, 13)
İnkar
edenlerin müminlere karşı kullandığı yöntemler, tehditlerle, düzenlerle
kısıtlı değildir. Müminlere karşı takındıkları zorba tavırlar onları
öldürmeye kadar varacaktır. Kuran-ı Kerim'de 'Ashab-ı Uhdud' adıyla
geçen zalim kavmin, insanları sırf imanları yüzünden yakarak öldürmeleri
şöyle anlatılır:
"Kahrolsun
Ashab-ı Uhdud. 'Tutuşturucu-yakıt dolu o ateş,' Hani kendileri
(ateş hendeğinin) çevresinde oturmuşlardı. Ve mü'minlere yaptıklarını
seyrediyorlardı. Onlardan, yalnızca 'üstün ve güçlü olan,' öğülen
Allah'a iman ettiklerinden dolayı intikam alıyorlardı. Ki O (Allah),
göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Allah, her şeyin üzerinde şahid
olandır. Gerçek şu ki, mü'min erkeklerle mü'min kadınlara işkence
(fitne) uygulayanlar, sonra tevbe; işte onlar için, cehennem azabı
vardır ve yakıcı azab onlaradır." (Buruc Suresi, 4-10)
|