Hayvanlarda Yön Bulma - 2

Daha önceki yazımda da deyindiğim gibi. Bilimin henüz cevaplayamadığı birçok soru mevcuttur. Bu sorulardan biride, yine çöl ortamında yaşayan ve istediğinde saniyede 1m. yol katedebilen siyah çöl karıncasıdır. Bu hayvan, yiyecek aramak için yuvasının bulunduğu yerden itibaren, 200 m çapa kadar varabilen bir alanda geniş daireler çizerek dolambaçlı bir yol kateder. Bu zikzakların tüm karmaşıklığına rağmen, aradığını bulduğunda, hemen yuvasına doğru düz bir çizgi boyunca yola koyulur. Şunu unutmamak gerekir ki karınca için yanlış bir hesap, en geç bir saat içinde ölüm anlamına gelecektir. Boyu 1cm.'e ancak ulaşan bir hayvan için, 200m.'nin, yön tayin edebilmek için oldukça uzun bir mesafe olduğu bir gerçektir. Gözümüzün önünde daha iyi canlanması için bunu şu şekilde oranlayabiliriz: Bir insanın tamamen birbirine benzer kum tepelerinden oluşan onlarca kilometrelik bir çöl ortamında, hiçbir yön belirleyici faktör olmaksızın, önceden belirlenmiş bir noktayı bulabilmesi ne derece makulse, bu karıncanın tekrar yuvasına, hem de dümdüz bir çizgiyle ulaşması aynı derecede inanılmazdır.

Elbette, bilimin tüm bu müthiş olayları açıklama yönünde girişimleri vardır. Örneğin kuşların güneşi pusula gibi kullanmaları, doğduğu yeri belleyerek yönünü saptamaları, rüzgarların çıkardığı ve çok uzak mesafeleri aşabilen alçak frekanslı sesleri duyabilmeleri bu kuramlardan birkaçıdır. Yumurtadan çıkıp, hiç bir eğitime tabi olmayan, beşerin herhangi birşey öğretemeyeceği canlılar, nasıl olupta bir mühendis titizliğinde hesap bilgisine, bir jeoloğun ilmine, bir fizikçinin ölçümlerindeki hassasiyetine de sahip olmaktadırlar.

Şu bir gerçektir ki, bu canlılar, yukarıda saymış olduğumuz özelliklerden bir tanesine bile malik olmaya kendi başlarına güç yetiremezler. Beyinlerinin ağırlığı ancak bir kaç gram olan ve bu kararları verebilecek mekanizmanın, beyinlerinin neresinde yer aldığı hala bilimsel olarak açıklanamayan bu canlılara, böylesine üstün, teknolojik bir bilgiyi ve ancak, son derece gelişmiş cihazlar aracılığıyla elde edilebilecek uzmanlıkta bir coğrafi konum belirlemeyi maletmek, şüphesiz akla, ilme, ve vicdana ters düşer.

Bu canlıların hepsinde tecelli eden bu mükemmel planın ve müthiş aklın gerçek sahibi, ancak tüm varlıkların gerçek hakimi olan alemlerin Rabbi Allah'tır. Bu küçücük canlıların kapasitelerinin kat kat üstünde olan bu özellikler, ancak çok yüce, şefkatli ve adaletli bir gücün eseri olabilir.

Şüphesiz yeryüzü, Allahu Teala'nın ilminin, bunun gibi daha nice yansımalarıyla doludur. Ancak bunların gerçek manasını tam olarak görebilmek, damladan okyanusa, ışık hüzmesinden güneşe varabilmek için, ayetin "Zikir ehline sorun" şeklinde ifade ettiği gibi, zikre ve tefekküre yönelmek tek yoldur.