Yavru Guguk Kuşlarının İlginç Yaşantısı

Allah'ın dünyanın dört bir yanına döşeyip yaydığı geniş ormanlar, içlerinde milyonlarca hayvanın yaşadığı büyük bir barınağı andırır. Zehirli kobraların, avını avlamak için pusuda bekleyen gelinciklerin, binlercesinin bir araya gelerek inanılmaz yuvalar inşa ettiği karıncaların ve adını bile bilmediğimiz sayısız canlının yaşadığı bu mükemmel barınağın her köşesi, ayrı bir mucizeye sahne olur. Bu nedenle dünyanın en büyük ormanlık alanları, bilim adamlarının akın akın geldiği en önemli araştırma sahalarıdır.
Afrika ve Asya'nın yeşil arazilerinde oldukça sık rastlanan bu mucizevi canlılardan biri de, yavrusunun bakımı için yaptığı inanılmaz planlarla tanınan guguk kuşlarıdır. İklimi yumuşatan ılık rüzgarların hakim olduğu tropikal bölgelerde yaşayan bu kuşlar, her sene belirli dönemlerde son derece aceleci ve telaşlı bir arayış içine girerler. Ağaçların içerisinde daldan dala geçerek sürdürülen bu arayış, guguk kuşunun kendisine yuva yapmak için uygun bir yer aradığı izlemini verse de, onun amacı çok daha farklıdır. Çünkü yumurtlama dönemi yaklaşan kuşun, ormanın içinde yaptığı bu gezinti sırasında çoğu zaman sık ve büyük yapraklı dalların arasına gizlendiği ve dikkatli bir inceleme içine girdiği görülmüştür. Bu ilginç yolculuğun ancak uzun zaman gözlemlenmesinden sonra, guguk kuşlarının neden böylesine telaşlı bir arayış içine girdikleri anlaşılmıştır.

Ilıman iklimi seven guguk kuşlarının vaktinin büyük bir bölümünü ağaçların arasında dolaşarak geçirmesinin sebebi, yavrulama mevsimi boyunca doğacak yirmi yumurtası için, yirmi ayrı hazır yuva aramasıdır. Bu kuşlar diğer türlerinin aksine kendilerine bir barınak inşa etmek için özel bir uğraş içine girmezler. Bunun yerine oldukça fazla sayıda olan yumurtalarının bakımını, özel olarak belirledikleri kuşlara devrederler. Böylesine akılcı bir plan yaptıktan sonra guguk kuşu, etraftaki ağaçları teker teker gezerek yumurtasını bırakacağı uygun bir yuva aramaya başlar. Ormanın dört bir yanında, dalların üzerine özenle inşa edilmiş kuş yuvalarını bir bir gezen bu kuşlar, sadece bazılarının önünde durur ve kendilerini gizleyerek yuvaları dikkatle incelemeye başlarlar.


Araştırmacıların hayretle izlediği kuşun bu seçiciliği, hayvanlar alemindeki olağanüstü akıl gösterilerinden biridir. Emanetçi kuş oldukça iyi gizlenerek yaptığı takibe başlamadan önce, özellikle yumurtaları kendininkilere benzeyen hayvanları seçer. Çünkü kendi yumurtaları oldukça küçük ve değişik renklerdedir. Guguk kuşu, yavrusuyla yabancı yuvadaki diğer yumurtaların arasında renk ve büyüklük farkı olmamaması için çok titiz bir çalışma içerisine girer. Bir süre sonra aradığı özelliklere sahip kuşu bulmasına rağmen, hemen harekete geçmez. Bunun sebebi henüz yumurtlamamış olan hayvanın yuvasının boş olmasıdır. Eğer guguk kuşu yumurtasını boş yuvanın içine bırakacak olsa, ev sahibi değişikliği hemen farkedecektir. Bunun nedenle anne kuş, takibe aldığı hayvanın yumurtlaması için uzun zaman beklemek zorunda kalır.

Hayvanın yumurtlamasından sonra yuvadan uzaklaştığı ilk an, gizlendiği yerden çıkarak harekete geçen guguk kuşu, büyük bir süratle yuvaya doğru ilerler. Acele etmesinin sebebi ev sahibi yuvasına geri dönmeden bir an önce, yumurtasını diğer yumurtaların arasına bırakabilmektir. Bu nedenle kısa sürede yuvanın içinde yumurtlayan guguk kuşu, hemen geri dönmesi beklenirken hayret verici ve bir o kadar da mucizevi bir tavır sergiler. Kendi yumurtasıyla, yuvanın içindeki diğer yumurtalar, gerçekten ev sahibi tarafından farkedilemeyek kadar birbirine benzemektedir. Fakat yine de yuvanın gerçek sahibinin dikkatini çekebilecek ve tedbir alınması gereken önemli bir nokta daha vardır. Bu da, yuvaya kendi yumurtasını bırakmasıyla artan yumurta sayısının, karşı tarafın dikkatini çekme ihtimalidir. Bu ihtimali nasıl düşünebildiği hiç bir zaman teknik olarak açıklanamamış olan guguk kuşu, tehlikeyi ortadan kaldıracak kesin bir çözümü de beraberinde düşünmeyi ihmal etmemiştir. Anne kuş yavrusunun hayatını emniyet altına almak için, oradan ayrılmadan evvel yuvadaki fazla yumurtalardan birini de yanına alır ve iyice uzaklaştığına kanaati geldiğinde yere atarak kırılmasını sağlar. Önce sadece bir kereye mahsus olmak üzere bunu yapıp yapmadığı merak edilen anne kuşlar, aynı hareketi diğer ondokuz yavrusu için de tekrarlamış ve her seferinde bıraktığı yumurta yerine diğerlerinden birini ağzına alarak alarak aşağıya atmıştır.

Tropikal iklimin güzel görünümlü kuşlarından biri olan guguk kuşları, böylesine akılcı ve zekice hazırlanmış bir planı aşama aşama uygulayarak aksi bütün teorileri çürüten yaradılış gerçeğinin çok çarpıcı örneklerinden birini oluştururlar. Guguk kuşu, yumurtası kendisininkine benzeyen kuşları, yüzlerce farklı türün içinden ayırt edebilmektedir. İnsanların bile ayırt edebilmekte zorlandığı sayısız kuş çeşidi içerisinden bu hayvanlar, çok keskin bir zeka gerektiren böyle bir gözlemi nasıl yapabilmektedir? Üstelik henüz yumurtlamamış olan bu kuşu seçerken, yumurlarının benzerliğinden en ufak kuşku duymayan bir kararlılıkla hareket etmektedir. Bunun sebebi, anne kuşun bir önceki yumurtlama mevsimininden bu kuşların özelliklerini hatırlıyor olmasıdır. Ancak emanetçi kuşun geçen dönemden aklında kalan bilgiyle, etraftaki binlerce kuş arasından aynı türü ayırt edebilmesi için hayvanın büyüklüğünü, tüylerinin rengini, gaga yapısını, yumurtasının kendisininkiyle olan benzerliğini ve bunun gibi fiziksel özelliklerini aklında tutarak diğerleriyle kıyas yapması gerekmektedir. Böyle bir hafızası ve zekası olmadığı halde, bu hayvanın her seferinde doğru seçimi yapabiliyor olması, gözlemciler tarafından sesizce kabullenilen bir çok yaradılış mucizesinden sadece bir tanesidir.

Guguk kuşu doğacak olan yavrusunu herhangi bir çalılığa, toprağın üzerinde uygun bir zemine veya başka bir hayvanın yuvasına bırakabilirdi. Böyle bir durumda yavru kuş, gerekli bakımı göremeyeceği için her seferinde hayatını kaybederdi. Ama dişi guguk, yavrusuna ancak kendisi gibi bir kuşun bakabileceğini düşünerek, yumurtalarını bırakmak için muhakkak bir kuş yuvası arar. Bundan sonra sabırlı bir şekilde ev sahibininin yumurtlayacağı zamanı uzaktan takip eden anne kuş, yuvanın içi dolduktan sonra kendi yumurtasını bırakır. Bu olayda guguk kuşunun karşı tarafın yumurtlama zamanı olduğunu nasıl bilebildiğine hiç bir bir açıklama getirilememektedir. Bu kuşların yavrularını boş bir yuvaya bıraktıklarında dikkat çekebileceğini ama bir kaç benzer yumurtanın arasında bunun farkına varılamayacağını hesap edecek bir zekaları olmadığına göre, böyle bir planı nasıl tasarlayıp uygulamış olabilirler? Üstelik kendi yumurtaları hangi renkteyse, aynı renkte yumurtaları bularak onların yanına yerleştirirler. Bu hayvanın iki renk arasındaki farkı bile anlayabilmesi büyük bir mucizeyken, böyle bir farkın yavrusu açısından tehlike teşkil edebileceğini kendi aklıyla düşünebilmesi kesinlikle mümkün değildir. Guguk kuşunun bunlardan sonraki en son aşamada yaptığı tavır ise, araştırmacıların her seferinde bir kere daha şaşkınlığa düştükleri ve ona bu hareketleri ancak Yüce bir Yaratıcının yaptırabileceğini kabul etmeye mecbur kaldıkları önemli bir iman delilidir. Guguk kuşu yumurtasını, hayvanın yuvasına bıraktığında sayının arttığını farketmiştir. Dikkati çekmemek için ise eklediği yumurta sayısı kadar eksiltme yapması şarttır. Bunun için hayvanın yavrularından birini aşağıya atarak eşitliği sağlamış olur. Fakat bu kuşun böyle bir hesabı yapabilecek ilmi bilgisi, matematik zekası ve iradesi hiç bir zaman var olmamıştır.

Guguk kuşlarının bu olağanüstü özellikleri bunlarla da sınırlı kalmaz. Onların hayatlarına hakim olan akılcılık, yumurtadan ilk çıktıkları andan itibaren kendini göstermeye başlar. Yumurtasını, uyguladığı tedbirlerle güvenliğe aldığını düşünen anne kuş, bundan sonra yabancı yuvadan ayrılır. Artık misafir yavrunun bakımını bilmeden de olsa üstlenmiş olan ev sahibi, kendi yumurtalarına oldukça benzeyen guguk kuşunun yumurtasını, bu benzerlikten dolayı hiç bir zaman ayırt edemez. Fakat yumurtalar kırılıp içinden yavru kuşların çıkması durumu değiştirecektir. Çünkü ev sahibinin yavruları arasında görünümüyle oldukça değişik kalacak yeni yavru, hemen farkedilecek ve belki de bundan dolayı hayatı tehlikeye girecektir. Ancak yavru guguk kuşunun yuvaya kabul edilmememesi beklenirken, tam tersi olmuş ve evsahibi tüm ilgisini bu kuşa yöneltmiştir. Bunun sebebi yavru kuşun doğar doğmaz hayatını garanti altına almak için aldığı mucizevi tedbirdir. Yuvaya bırakıldıktan yaklaşık oniki gün sonra kabuğunu kırıp yumurtadan çıkan misafir yavru, dört gün içinde gözlerini açarak hareketlenmeye başlar. İlk başta oldukça sakin görünen yavru kuş, kendisine bakacak olan ev sahibi oradan uzaklaşır uzaklaşmaz içerideki diğer yumurtaları büyük bir güç sarfederek aşağıya atar. Böylece yuvanın içinde tek başına kalan yavru guguk kuşunu kendi yavrularıyla kıyaslama imkanı bulamayan evsahibi, bu hayvanı kendi yavrusu zannederek haftalarca besler ve büyütür. Hatta zamanla oldukça irileşen ve kendine bakan kuştan çok daha büyük bir boya ulaşan misafir yavru, bu haliyle bile yuvada kalmaya devam eder.

Yavru guguk kuşunun hayata gözlerini açar açmaz ilk defa karşılaştığı yumurtaların içinden çıkan kuşların kendisi için bir tehlike olduğunu düşünmesi nasıl mümkün olmuştur? Yavru kuşun yumurtaları sırtıyla iterek yuvadan aşağıya atması, kendisi için oldukça zor olmasına rağmen, o, bu zorluğu göze almış ve bütün yumurtaları aşağıya atmayı başarmıştır. İlk defasında tesadüf olup olmadığı merak edilen bu olay, yabancı bir yuvada yumurtadan çıkan her guguk yavrusunun da aynı hareketleri yapmasıyla inanılmaz bir hal almıştır.

Bu hayvanın daha doğduğu ilk an böyle bir plan yapabilmesi için yabancı bir yuvada olduğunu, yumurtadan henüz çıkmamış diğer kuşların kendisinden farklı olacağını, ve bakıcısı olan hayvanın diğer yavruları görmesinin kendisi açısından tehlikeli olabileceğini biliyor olması gerekmektedir. Fakat küçük bir kuş, bütün bunları düşünebilecek bir akla ve zekaya sahip değildir. Guguk kuşlarının ustaca hazırlanmış böyle planlar yapabilmelerinin, bunları aşama aşama büyük bir dikkatle uygulayıp başarılı olmalarının arkasında yatan tek gerçek, onlara bütün bunları ilham eden sonsuz akıl sahibi bir Yaratıcının varlığı ve merhametidir. Bütün varlıkların yaratıcısı olan Cenab-ı Allah, kainattaki her detaya hakim olan mükemmelliği guguk kuşlarının hayatına da hakim kılarak çok büyük bir iman delilini insanların gözleri önüne sermiştir.