Sığırcık Kuşlarının Görülmedik Temizlik Yöntemi

Beslenme, savunma gibi konularda, diğer canlılardan faydalanarak kendilerine çeşitli kolaylıklar sağlayan kuşlar, temizlikleri konusunda da oldukça ender rastlanılan yöntemlerle bazı hayvanlardan yardım almaktadırlar. Kuşlar, temizliklerini tüylerinin arasından gagalarını geçirmek suretiyle, bazen su, bazen de diğer yardımcı sıvılar aracılığıyla sağlarlar. Birçok kuş türünün kuyruklarında yağ bezeleri bulunmaktadır. Gagalarıyla bu bezede üretilen yağı tüylerinin üzerine süren ve onları adeta cilalayan kuşlar, bu sayede bedenlerinin parlak ve gösterişli görünümlerini sürekli olarak korurlar.

Yarattığı her canlıya türlü ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için biribirinden ayrı sayısız özellik bahşeden Rabbimiz, kuşlara da temizlik ihtiyaçlarını giderebilmeleri için, su ve yağ haricinde, kullanabilecekleri oldukça ilginç yöntemler ilham etmiştir.

Bunların en ilginç olanlarından birisi de, kuşların bedenlerinin temizliğini sağlayabilmek için, diğer canlıların sahip oldukları özelliklerden faydalanmalarıdır. Konuyla ilgili en ilginç örneklerden birisini sığırcık kuşları oluşturur. Bu kuşlar, kendilerini temizlemek için, bir karınca cinsinin - oldukça farklı bir amaç doğrultusunda - üretmiş olduğu sıvıyı kullanırlar.

Karıncaların sahip oldukları ve diğer canlılarda pek rastlanmayan bir vücut salgısı olarak karşımıza çıkan bu sıvı, son derece keskin bir asit türü olan formik asittir. Karınlarındaki bir salgı bezinde üretilen bu asit türünü karıncalar, kendilerini savunmada oldukça etkili bir silah olarak kullanmaktadırlar. Bu asitin oluşumunun ve kullanımının her safhası ayrı birer iman hakikati olarka karşımıza çıkmaktadır.
Oldukça kuvvetli bir sıvı olan formik asitin 2 mm. boyundaki bu canlının mikroskobik salgı bezinde, üstelik karıncaya hiçbir zararı olmadan üretiliyor olması, müthiş bir mekanizmanın hayvanın içine yerleştirilmiş olmasını gerektirmektedir. Zira karınca bu asidi, hem kendi boyundaki, hem de kendisinden daha büyük olan düşmanlarını safdışı bırakmak için kullanmaktadır. Allah'ın üzerindeki koruması ve rahmeti olmasa, kendisinin de bu sıvıdan etkilenmesi kaçınılmazdır. Oysa bu küçük yaratık, belki de ne derece tahrip edici bir sıvı meydana getirebildiğinden bile habersizdir.

Dilediğini kuvvetlendiren Allah-u Teala, bu milimetrik canlıyı kendisini savunabileceği bu müthiş savunma sistemiyle desteklemiştir. Karınca bir düşman tehlikesiyle karşı karşıya kaldığında vücudunun arka kısmını öne doğru büker ve düşmanın üstüne formik asit fışkırtmak suretiyle kendisini savunur. Bu, asidin kendi üzerine bulaşmaması için olabilecek en uygun metodtur. Ancak karıncaların kullandıkları bu savunma yönteminden daha şaşırtıcı olan başka bir canlının bu yöntemi keşfedip, kendi temizliği için kullanmasıdır: Avustralya Beşik Kuşları.

Beşik kuşları temizlenmek istediklerinde, diğer kuşlar gibi, su banyosu yapmak yerine, inanılmaz bir tavır göstererek asit banyosu yaparlar. Karınca yuvasını gaga ve tırnak darbeleriyle açan kuş, tüylerini özenle kabarttıktan sonra bu karınca yuvasının tam ortasına yerleşir. Yuvalarının uğradığı bu ani işgalden dolayı şaşkına dönen karıncalar, hedef tespiti yaptıktan sonra düşmanın üstüne doğru saldırıya geçerler. Karıncaların düşmanlarının kendileri için oldukça tehlikeli bulup, paniğe kapılarak kaçmasına sebep olan bu saldırı, beşik kuşu için oldukça cazip bir fırsattır. Karıncaların bu hücumundan rahatsız olmak bir yana, adeta memnunluk duyan beşik kuşu, hiç hareket etmeden tüm karıncaların üzerine çıkmalarına izin verir. Düşmanlarını tamamen saran karıncalar, dört bir yandan formik asiti kuşun tüylerine püskürtmeye başlarlar ve böylece beşik kuşu da esas amacına ulaşmış olur.

Diğer hiç bir hayvanın denemeye bile cesaret edemeyeceği bir yola başvurarak kendini bu küçük saldırganlara gönüllü olarak teslim eden kuşun tüylerini, formik asit tamamen dezenfekte ederek ona mükemmel bir temizlik sağlar. Beşik kuşunun karıncanın püskürttüğü asidin kendisine zararı olmayacağını, bilakis faydalı bir sıvı olarak kullanabileceğini kendiliğinden bulabilmesi tabii ki imkansızdır. Zira böylesine mükemmel bir metodu hayvanın uygulayabilmesi için her şeyden önce karıncanın bu asidi neden ürettiğini ve hangi şartlarda kullandığını, püskürtme tekniğini çok iyi gözlemleyip-incelemiş olması gerekir. Ardından ancak bir laboratuvarda içeriği anlaşılabilecek bu sıvıyı, kuşun analiz edip kendisi için hangi yönde faydalı olacağını teşhis etmiş olması gerekir. Bu teşhisin doğruluğu kuş için hayati önem taşır, zira tek bir deneme hakkı vardır. Asitin umduğu gibi çıkmaması hayatına malolabilir. Bu olay da, evrendeki tüm diğer olaylar gibi, ancak Allah-u Teala'nın ilhamıyla gerçekleşmektedir. Çünkü bir kuşun tüm bu kabiliyetlere kendi iradesiyle sahip olması elbette mümkün değildir.

Karıncaların akılcı bir yöntemle kullanılmaları açısından, sadece bu olay bile olağanüstü bir örnek teşkil ederken, bu karıncaların aynı özelliklerinden daha farklı bir şekilde faydalanan bir diğer canlı vardır ki, kullandığı yöntem beşik kuşuna kıyasla çok daha ilginçtir. Sığırcık kuşları, karıncaların ürettiği formik asitten faydalanmak için, bu küçük canlıların arasından seçtikleri bir tanesini gagalarıyla yakalayarak, kabartmış oldukları tüylerine yaklaştırırlar. Düşmanı tarafından kıskıvrak yakalanmış olan karınca sahip olduğu tek silahı olan formik asidi olanca gücüyle bu dev canlıya püskürtür. Karıncanın düşmanı olan pek çok hayvana ölümcül etkisi olan bu yakıcı sıvı, sığırcık kuşuna da zarar vermek bir yana, tam tersi bir etki yaparak, kuşun tüy bakımını sağlamış olur.

Bilindiği gibi formik asit oldukça yakıcı bir sıvı olduğundan, sığırcık kuşu bu temizlik işlemi sırasında oldukça büyük bir riski de göze almış durumdadır. Asit çok hassas bir yeri olan gözlerine de zarar verebilecektir. Ama kuş, püskürtme olayı sırasında formik asitten zarar görmemek için ani bir refleksle gözlerini kapar. Yüce Rabbimiz sığırcık kuşuna muhtemel tehlikelerden sakınmasını da en güzel şekilde ilham etmiştir.

Sığırcık kuşuna da, beşik kuşuna da yol gösteren, bize varlığının delillerini her an sergileyen ve yüceliğini her an hissettiren Cenab-ı Allahtır. Kainatı ve onda her an olup biten tüm olayları takdir ve tedbir eden Rabbimiz, bunun gibi sayısız örneği de öğüt alıp düşünmesini bilen müminler için, birer nimet ve şükür vesilesi olarak yaratmıştır.