|
Tehlikeli
Karıncalar Arasındaki Usta Kamuflajcı
Cenab-ı
Allah'ın sonsuz ilmi ile yaratılan milyarlarca canlı, hem yaşam
tarzları, hem de vücut yapıları ile birbirinden tamamen farklı özelliklerle
donatılmışlardır. Tüm canlıları içinde barındıran doğada insanı
hayrete düşürecek kadar olağanüstü bir çeşitlilik ve muazzam bir
hayat hüküm sürmektedir.
Yaşadıkları ortamda Cenab-ı Allah'ın kendilerine bahşettiği türlü
türlü rızıktan faydalanan, kurdukları yuvalarında güven içinde yaşayan
bu canlıların en dikkati çeken özelliklerinden biri düşmanlarına
karşı kendilerini savunma yöntemleridir. Zira bazı hayvanlar düşmanlarına
karşı vücutlarında ürettikleri özel zehirleri kullanarak kendilerini
savunurken, bazıları insanı hayrete düşürecek kadar şaşırtıcı yöntemler
uygulamakta, yaşadıkları yere tam bir uyum içinde yaratılmış olan
diğerleri de mükemmel bir kamuflaj yeteneği sergilemektedirler.
Vücutlarındaki mükemmel donanımla, insanı hayrete düşürecek kadar
kusursuz bir yaratılışa sahip olan örümcekler, özellikle vücutlarında
bulunan etkili zehirleriyle canlılar aleminin tehlikeli hayvanları
arasında yer alırlar. Oldukça sağlam ipliklerle ördükleri birbirinden
ilginç ağlarla, düşmanlarını amansız tuzaklarına düşüren son derece
etkili zehirleri ile tehlike oluşturan örümcekler, kimi zaman karşımıza
usta kamuflajcılar olarak da çıkarlar. Nitekim birbirinden ilginç
renklere ve farklı yapıdaki bedenlerine rağmen büyük küçük pek çok
örümcek, kamuflaj yöntemi ile ya düşmanlarına karşı kendini korumakta
ya da bu taktikle avlanmaktadır. Fakat bu örümcekler arasında karıncalarla
beslenen, "Myrmachne" adlı sıçrayan örümcek, kendini gizleme
metodu ile oldukça dikkati çekmektedir.
Karıncalar arasında gezinen bu küçük örümcek kendini öylesine mükemmel
saklar ki, onu diğer karıncalardan ayırt etmek adeta imkansızdır.
Karınca kolonisinin içinde, sıçrayan örümceğin farkedilmemesinin
en önemli nedeni, kuşkusuz bu örümceklerin bedenlerinin tıpkı bir
karıncaya benzemesidir. Nitekim ilk bakışta insan bu küçük örümceklerin
karıncalardan hiç bir farkı olmadığını zanneder. Gerçekten de sıçrayan
örümcekle karıncayı birbirinden ayırmaya yardımcı olacak tek bir
özellik vardır ki, o da ikisinin bacak sayılarının farklı olmasıdır.
Binlerce karınca arasında saklanan örümceğin sekiz tane ayağı varken,
karıncanın sadece altı ayağı vardır. Kalabalık karınca ordusunun
içinde rahatlıkla gezinen örümcek ise, bu duruma zekice bir çözüm
bulmuştur. Öyle ki küçük örümcek binlerce karınca arasında farkedilmemek
için iki bacağına adeta anten havası vererek öne uzatır. Elbette
bu noktada "Myrmachne" örümceğinin yaptığı hareketin ne
kadar hayret verici olduğunu farkedebilmek için, hesaba kattığı
tüm ayrıntıları gözler önüne sermek gerekir. Öncelikle bu örümcek
böyle bir taklit yapabilmek için, kendi beden yapısının karıncalara
şaşırtıcı bir benzerlik gösterdiğini bilmek zorundadır. Oysa dünyanın
dört bir köşesine yayılmış, birbirinden ilginç renklere ve oldukça
farklı bedenlere sahip binlerce örümcek türü vardır. Bunlardan kimi
son derece küçük ve tehlikesizken, kimi insanı şaşırtacak kadar
büyük ve zehirli yaratılmıştır. "Myrmachne" ise, beslendiği
karıncalara onlardan ayırdedilemeyecek kadar benzemektedir. İşte
bu noktada mucize olan, bu çeşitlilik içinde özellikle "Myrmachne"nin
kendine benzeyen karıncalar arasında taklit yapmasıdır. Ne var ki,
örümceğin bu takliti yapabilmesi için, sadece kendi bedeni ile karınca
arasındaki kusursuz benzerliği bilmekle kalmayıp, kıyas yaparak
bacak sayılarının da aynı olmadığınıda farketmesi gerekmektedir.
Bu kıyasın ardından örümcek kendini açığa çıkarmamak için karıncayı
dikkatlice incelemeli ve bacaklarını anten gibi kullanarak onu taklit
edebileceğine karar vermelidir. Elbette matematik bilgisine sahip
olmayan bu örümceğin kendi kendine bacak sayıları arasındaki farkı
hesaplayarak doğru bir kıyas yapması imkansızdır. Ayrıca "Myrmachne"nin
ne karıncayla kendi vücudunu karşılaştıracak bir bilgisi, ne de
gizlenmek için çözüm bulabilecek bir zekası yoktur. Şüphesiz doğadaki
her canlı gibi sıçrayan örümcek de Rabbinin ilhamı ile hareket etmekte
ve ona bahşettiği bu mükemmel kamuflaj yeteneğini kullanmaktadır.
Tüm bunların yanında olaydaki mucizeyi görebilmek için, örümceğin
karıncadan tamamen farklı yaratıldığını da hesaba katmak gerekir.
Bu nedenle tabii ki, örümceğin ayaklarını anten gibi göstererek
karıncayı kandırması yeterli olmayacaktır. Aynı zamanda karıncaların
yürüyüşlerini, duruşlarını ve yaptıkları hareketleri de taklit etmesi
gerekir. İşte burada mucize olan nokta, gözlem yapma kabiliyetine
sahip olmayan bu küçük örümceğin böylesine mükemmel bir takliti
başarıyla yapabilmesidir. Şüphesiz sıçrayan örümceği bu yeteneklerle
donatan ve onu düşmanları içinde koruyup saklayan Rahman olan Allah'tır.
Bunun yanında örümceğin üstün taklit yeteneğine rağmen, karınca
kolonisi içinde rahatlıkla gezinmesini engelleyecek son derece önemli
bir ayrıntı daha vardır. Bu, küçük örümceklerin karıncalar gibi
oldukça dikkati çeken, iri ve siyah gözlerinin olmamasıdır. Bu durumda,
elbette örümceğin karıncaların arasına girer girmez farkedilmesi
beklenir. Fakat sonsuz akıl sahibi Rahman olan Allah (c.c) örümceğin
başının iki yanında göze tıpatıp benzeyen, iki benek varederek,
bunu, karıncaların içinde farkedilmemesine vesile kılmıştır. Gerçekten
de örümcek karınca kolonisi içine girdiği andan itibaren büyük bir
tehlike altındadır. Çünkü topluluk halinde yaşayan ve mükemmel bir
sistem kuran karıncalar, düşmanlarına karşı son derece saldırgan
ve tehlikeli bir tavır sergilerler. Eğer aralarında gezen bu örümceğin
de kendilerinden olmadığını anlarlarsa, hiç tereddüt etmeden saldırıya
geçeceklerdir. Elbette güçlü çeneleri ile ısırdıkları taklitçi örümceğin,
böyle bir atak karşısında yapabileceği hiç bir savunma kendini kurtarmasına
yetmeyecektir. İşte böylesine büyük bir tehlike ile karşı karşıya
olan örümceğin, usta kamuflajında
göze benzeyen beneklerinin ne kadar önem taşıdığı açıkça görülmektedir.
Fakat binlerce karınca arasında en ufak bir endişe bile duymadan
rahatlıkla gezen bu örümceğin, ne göz yapısının karıncadan farklı
olduğunu ne de bu iki benek sayesinde farkedilmediğini bilebilmesi
mümkün değildir. Örümceği ve karıncayı birbirine benzer yaratan
ve mükemmel bir kamuflaj ile "Myrmachne" örümceğini gizleyen
Cenab-ı Allah, bu örnekle bir kez daha yaratmadaki benzersiz sanatını
bizlere göstermektedir.
Gökleri
ve yeri yaratan, gece ile gündüzü ardarda getiren, rüzgarları gönderip
bulutları kaldıran, taneyi ve çekirdeği yaran Cenab-ı Allah, her
an her yerde varlığının gizli ve açık tüm delillerini, muhteşem
sanatının tecellilerini gözler önüne sermektedir. Rabbin sonsuz
ilmini yansıtan her delil, şüphesiz O' nu tesbih etmemiz ve şanını
yüceltmemiz için güzel bir vesile olmaktadır.

|