Kardelen

Doğadaki her canlı, varlığını korumak için, yapısına ve ihtiyacına uygun koşullarda bulunmak zorundadır. Bitkiler için bu ortam ve denge yanıbaşlarında kurulmuştur. Bitkilerin kimi humuslu veya nemli topraklara ihtiyaç duyarken, kimi kuru toprak istemektedir. Elbetteki bu özel ortamları, ne kendileri birer tohum iken ne de olgunlaşmışken seçebilecek iradede değildirler. Hiç şüphesiz, onlara bu uygun koşulları var eden, rızkını veren Cenab-ı Haktır.

"Yeryüzünde hiçbir canlı yokur ki, rızkı Allah'a ait olamasın. Onun karar yerini de geçici bulunduğu yeri de bilir. Tümü apaçık bir kitapta yazılıdır." (Hud Suresi, 6)

Rabbimiz,küçük bir tohumu vesile ederek, çeşitli güzellik ve ilimle yarattığı bitkilerin kimini soğuğa, kimini de sıcağa dayanıklı kılar. Kardelen çiçeği de, narin ve ince yapısına rağmen, zararlı hayvanlar ve hastalıklarla mücadele edebilmesi bakımından, üstün genetik özelliklere sahip olarak yaratılmıştır. Topraktan çıkışı esnasında, şaşılacak derecede sağlamlık göstererek buzlanan kar tabakasını rahatlıkla kaldırabilen bu narin bitki, -15 C'nin altında bile gelişimini sürdürebilmektedir. İnsanların dahi normal koşullarda dayanamayacağı bu dondurucu soğukta, son derece narin bir bitki olan kardelen, karların, buzların erimesini beklemeden, sıyrılıp boy vermektedir.

Yapay koşullarda yetiştirilmesi çok zor olan bu bitki, ülkemizin çeşitli bölgelerinde sekiz çeşidi yetişmektedir. 45 metreden 1100 metre yükseltiye kadar olan ağaçların bulunduğu orman yamaçlarında yetişerek, geniş bir alana yayılabilen kardelenler, yalnızca tohumla değil, toprak altında gelişen soğancıkların yardımıyla da çoğalırlar. Her kardelen bitkisi ana soğanın yanında geşeltirdiği bir soğancık sayesinde ertesi yıl yeni bir bitki ürebilir.

Cenab-ı Allah, kardeleni yarı ıslak toprakta yetişebilecek özellikte yaratarak, çiçekler için erken ve soğuk olan Ocak, Şubat aylarında bile bu narin bitkiyle etrafı süsler. Bu estetik görünüşün yanısıra, kanser ve kalp hastalıkları dahil pekçok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Ayrıca, içerdiği "lektin" adındaki protein de yaprak bitleri üzerinde etkilidir. Bediüzzaman da Mesnevi-i Nuriye'sinde bitkilerden şöyle bahsetmektedir.

"... Ve öyle tevfik-i hareket ediyorlar ki, onların o hareketlerinde bir şuur, bir basiret, bir kasd, bir irade, bir ilim, bir kemal bi hikmet parladığı görünüyor.