Kusursuz Bir Filtre; Karaciğer

Dünyaya gelen bebek, herşeyden habersiz bir şekilde neredeyse günün tamamını uykuda geçirdiği ilk günden itibaren, bedenini meydana getien organlar olağanüstü uyum ve akıl göstererek çalışır. Hiçbir sebep olmaksızın kalbi sürekli atar, karaciğeri yüzlerce görevini aynı anda yerine getirir, ciğerleri vücuttaki kirli havayı temizler. Ne yeni doğmuş bir bebek organlarının tüm bu işlevini farkeder ve müdahale eder, ne de yetişkin bir insan. Ama onlar büyük bir akıl örneği göstererek kendilerine verilen görevleri yerine getirirler.

Örneğin, karaciğerin 500'e yakın görevi hem de aynı anda yerine getiriyor olması bu mucizelerden biridir. Bu son derece işlevsel organ, görevlerini yaparken; önce kendini meydana getiren hücreler arasında, sonra da canlıyı meydana getiren diğer organlar arasında, çok titiz bir haberleşme ağı kurar.

Karaciğer haber aldığı kandaki atık maddeleri kusursuz bir filtre görevi yaparak temizler. Bu görevini yaparken böbreklerle işbirliği içindedir. Böbreklerde temizlenemeyen karmaşık yapılı maddeler (ilaçlar ve hormonlar gibi) karaciğer tarafından süzülerek canlının yaşamı için gerekli olan kandaki temizliği sağlar. Aynı zamanda karaciğerde bulunan Kupffer hücreleri, bakterileri yutarak kandaki zararlı maddeleri etkisiz hale getirir. Kupffer hücreleri sayılarının yetmediği durumda da bunu tespit ederek hemen sayılarını arttırırlar.

Karaciğerin en önemli görevlerinden biri de glikozu üretebilecek mükemmel bir yaradılışa sahip olmasıdır. Glikoz, vücudun ana enerji kaynağıdır. Vücutta glikoz eksikliği veya fazlalığı bilgisi karaciğere ulaştığında hemen gerekli önlemleri alır. Eğer vücutta glikoz fazlası varsa hemen bunları glikojene çevirerek, bünyesinde depolar. Glikozun azaldığı durumda ise daha önce depoladığı glikojen glikoza çevirir.

Karaciğer genişleyebilen ve küçülebilen bir yapıya sahip şekilde yaratılmıştır. Vücudun ihtiyacına göre kanı depolayabilir veya kanı dolaşım sistemine geri verebilir. Bunları ise kanı pompalama gücüne göre yapar. Eğer kalp hızlı atıyorsa kanı salar, kalbin yavaş çalıştığı durumda ise hemen tedbirini alır vefazla gelebilecek kanı depolar.

Bununla beraber, karaciğer vücudun en gelişmiş deposudur, tüm mineralleri, proteinleri, vitaminleri, demiri ve az miktarda da yağı depolar. Depoladığı maddelerden vücudun ihtiyaç duyduğunu, en kısa zamanda gerekli bölgeye gönderir.

Karaciğer tüm bu görevlerini yaparken, iktisat politikası izlemeyi de ihmal etmez. Kaslarda glikozun harcanması sırasında, metobolizma artığı olarak laktik asit çıkar , laktik asit kaslarda bulunduğunda hem acı verir, hem de kasların çalışmasını engeller. Karaciğer yaradılışındaki mükemmelliği bir kez daha gözler önüne sererek bu zararlı maddeyi glikoza dönüştürür.

Karaciğerin yalnız bir özelliğini bile düşünsek Mevlamızın sonsuz kudretini azemetini ve Fatır ( Yaratan, icat eder ) sıfatının tecellisini görüp, tefekkür ve tespih ederiz.