|
Hormonlarımızın
Miktar Tespiti
İnsan
bir gün içinde vücudunda ne gibi olaylar olduğunun hiç farkında
değildir. Ne kalbinin atması için, ne böbreklerinin kanı süzmesi
için, ne de midesinin yediklerini öğütmesi için bir çaba göstermez.
Kanında ne kadar şekere ihtiyaç var, büyüme hormonunun ne kadarına
ihtiyacı olacak ve ihtiyacı olan bu hormonu nasıl üretecek diye
düşünmez. Zaten Cenab-ı Allah'ın kurduğu eksiksiz düzen sayesinde
bunları düşünmeye de ihtiyacı yoktur.
Nisa
Suresinin 86. ayet-i kerimesinde de buyurulduğu gibi Rabbimiz herşeyi
bir ölçüyle yaratandır ve içinde bulunduğumuz evrende kurmuş olduğu
mükemmel düzeni sağlamak için varettiği ölçüler yine O'nun izni
ile bozulmadan devam etmektedir. Herşeyin hesabını tam olarak yapan
Cenab-ı Allah, ihtiyacımızı bilen ve ona göre belli miktarda hormon
salgılanmasını sağlayandır. Bu işlem için vesile edilen Hipofiz
bezinin ürettiği hormonlardan biri böbreklerde tutulacak su miktarını
ayarlarken, bir başka hormon da doğum esnasındaki gerekli kasılmayı
ve doğum sonrasındaki süt oluşumunu düzenler.
Beynin
hemen arkasında bulunan hipofiz bezi bilindiği gibi vücudun diğer
organlarından oldukça uzaktadır. Hiç tanımadığı, hayatı boyunca
tanıyamayacağı birçok organın faaliyeti için tam onların istediği
formüllerde bir maddeyi üretmektedir. Bunun ise tek bir açıklaması
vardır, o da, bu iş için özel olarak çok yüksek bir güç sahibi tarafından
yaratılmış olması. İşte bu gücün, evrenin her noktasında tecelli
eden olağanüstü nizamın ve akılalmaz dengenin sahibi olan Rabbimiz
olan Allah (C.C.)'tır.
Hipofiz Bezi'nin salgıladığı sayısız hormonlardan biri büyüme hormonudur.
Hücrelere alınan gıdanın miktarını kontrol ederek, büyümeyi düzenler.
Bilindiği gibi büyüme hormonu sadece bir sıvıdır ve bir sıvının
hücrelere alınacak gıda miktarını hesaplayabilmesi ve bunu hiç şaşırmadan
yapabilmesi ancak Allah'ın izni ile gerçekleşebilecek bir mucizedir.
Cenab-ı Allah'ın sonsuz ilim ve ölçüyle yaratması sayesinde vücut
fonksiyonları sağlanır.
Yaratılmış
olan herşey gibi, Allah'a boyun eğmiş olan bu hormonlar görevlerini
yerine getirirken birbirleriyle inanılmaz bir şekilde işbirliği
yaparlar. Örneğin büyüme hormonu bir yandan büyümeyi düzenlerken,
bir yandan da insülinle işbirliği içinde çalışarak kandaki şeker
miktarını ayarlar. Şüphesiz iki sıvının birbiriyle uyum içinde olmaları,
hiç yanlış yapmadan kandaki şeker miktarını ayarlayabilmek gibi
büyük çapta bilgi ve beceri gerektiren bir görevi yerine getirebilmeleri,
Rabbimizin kudretiyle gerçekleşen oldukça büyük birer iman hakikatidir.
Vücudumuzda
hayati fonsiyonlar gerçekleştiren bir başka hormon üreticisi de
tiroid bezleridir. Tiroid bezlerinin görevi kanda ve kemiklerdeki
kalsiyum ve fosfor miktarlarını düzenleyen bir hormon üretmektir.
Etten kemikten oluşan insan bedeninin kandaki kalsiyum ve fosfor
ihtiyacını hesaplayarak, tam ihtiyaca göre üretim yapabilmesi, şüphesiz
Rabbimizin bir hikmeti ve sonsuz ilminin bir tecellisidir.
Vücudumuzda
hormon üreten bir başka bölüm de böbrek üstü bezidir. İç içe iki
ayrı salgı bezinden oluşan bu bölümde iki hormon üretilir. Bilindiği
gibi sinir sistemimiz korku ya da kızgınlık gibi yoğun duygulara
tepki gösterir. Bu durumda iç bezden büyük miktarlarda hormon salgılanır.
Vücudu acil durumlar için adeta teyakkuza geçiren bu hormonların
salgılanması sonucunda kan basıncı artar, gözbebekleri büyür, kan,
hayati organlara ve iskelet kaslarına pompalanır, kalp atışı hızlanır.
İnsan
vücudunda meydana gelen hemen her türlü işlemde ayrı ayrı fonksiyonları
olan hormonlar insan yaşadığı müddetçe kendilerine verilen görevleri
eksiksiz olarak yerine getirirler. Bu hormonların her birinin biraz
eksik veya fazla olması insan icin hayati tehlike taşır. İnsanın
haberi bile olmadan herşeyi büyük bir denge ile idare eden Rabbimiz,
onun ihtiyacı olan hormonları tam zamanında, tam bedenin ihtiyacı
kadar yaratıp, bedenin eksiklerini giderir. Hipofiz dediğimiz şey
de, diğer salgı bezleri de Allah (C.C) tarafından yaratılan birer
sebeptirler. Yoksa bir bezelye tanesi kadar olan Hipofiz sadece
bir et parçasıdır ve göklerde ve yerde varolan herşey gibi Allah-u
Teala'nın "OL" emrine boyun eğmiştir.
"Göklerde
ve yerde her ne varsa O'nundur, tümü O'na gönülden boyun eğmişlerdir.
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin
olmasına karar verirse, ona yalnızca "ol" der, o da
hemen oluverir." (Bakara Suresi, 117)

|