|
Evrimi
Çürüten Fedakarlık - 2
Evrimi
çürüten fedakarlıkların bir diğer çarpıcı örneğini yarasalar ortaya
koymaktadırlar. Sürüler halinde yaşayan bu hayvanlar, geceleri beraber
yiyecek aramaya çıktıktan sonra sabah gruplar halinde yaşadıkları
mağaralarda uykuya dalarlar. Beraber dolaşmalarına rağmen, aralarından
bazıları yiyecek bulmuş, bazıları da bulamamıştır.
Yiyecek bulamamak ise, yarasalar için bazı durumlarda son derece
hayati bir tehlike anlamına gelir. Zira yarasalar 60 saatten fazla
yemek yemedikleri takdirde açlığa dayanamamakta ve ölme tehlikesiyle
karşı karşıya kalmaktadırlar.
İşte bu noktada, Darwin'in felsefesini tamamen yalanlayan son derece
ilginç bir olay gerçekleşir. Kendi öz çıkarlarını gözetmesi ve başkalarınınkine
kör davranması gereken bu canlılar aralarında açlık tehlikesiyle
karşı karşıya kalanları belirleyerek bunların ağızlarına yemiş oldukları
yemekten verirler böylece bu riski ortadan kardırmış olurlar.
Bu
olayda bütün çarpıcılığıyla ortaya çıkan; hayvanların birbiriyle
olan iletişimi ve şuurlu birer canlıymış gibi yardımlaşmalarıdır.
Yarasaların evrim kanunlarının öngördüğünün tam aksine, bencil ve
egoist değil, kendi aleyhlerine ama sürünün lehine göre hareket
ettikleri kesindir. Şüphe yok ki yarasalar, bu hareketle kendi hayatta
kalma şanslarını oldukca azaltmış olurlar. Zira bir sonraki gün
kendilerinin de yemek bulamayıp aynı duruma düşmeleri ve zayıf kalma
ihtimalleri her zaman mevzubahistir. Ancak bu hayvanlar, doğadaki
binlerce örnek gibi, ertesi gün ne yiyeceğinin derdine düşmeden,
son derece tevekküllü bir şekilde bu sahte felsefeyi yalanlar şekilde
hayatlarını sürdürmektedirler.
Evrimci mantığı çürüten bir diğer örnek yaşamı pahasına fedakarlığı
göze alan Yağmur Kuşudur. Bu kuş, yavrularının bulunduğu yuvaya
herhangi bir yabancının yaklaşması durumunda, düşmanın dikkatini
zayıf ve kendilerini koruyamayacak durumda olan yavrularının üzerinden
kendi üzerine çekmek için inanılmaz güç bir hareket yapar. Bir kanadını
yere yarı açık vaziyette sanki kırılmış gibi uzatan yağmur kuşu,
olduğu yerde çırpınarak düşmanının ilgisini çekmeye çalışır. Çoğu
zaman başarılı olup ilgiyi kendi üzerine çeken anne kuş, kolay bir
av olduğu izlenimini bir kere verdikten sonra, saldırganı yuvadan
uzaklaştırmak için son derece akıllı bir taktik izlemeye başlar.
Arada bir kanat çırpararak, yuvanın bulunduğu bölgenin aksi yönüne
doğru sıçramalarla ilerler. Düşmanının yuvadan iyice uzaklaşıp yuvayı
bir daha bulamayacağına tam kanaati geldiğinde ise, yaptığı rolü
bir anda terk ederek yavrularının yanına uçarak geri döner.
Bu olayda hayvanın böyle bir taklidin işe yarayacagını akletmesi
ve bu derece gerçekçi bir şekilde uygulayarak mükemmel bir plan
kurması gibi mucizelerin yanında, müthiş bir cesaret ve fedakarlık
örneği göstermesi de dikkat çekmektedir.
Hayvanların gösterdikleri tüm bu fedakarlıklar, evrende yaratılmış
bulunan her olayın, Kur'an-ı Kerim'in ifadesi ile düşen her yaprağın,
açıkta ve gizlide olan herşeyin yalnızca Rabbimizin izniyle hareket
ettiğini ve onun kurduğu hak sistemin işlemekte olduğunu gösteren
sayısız örneklerden yalnızca bir iki tanesidir. Etrafımızı saran
her detay, her ayrıntı, tüm yaratılanların tesadüfen değil, aksine
tüm eksikliklerden münezzeh, sonsuz bir aklın eseri olduğunun kesin
birer delilidirler.

|