|
Güneş
Kollektörü Siyah Benekler
Bahar
aylarında çokça gördüğümüz, hepsi birbirinden etkileyici kanat renklerine
sahip olan kelebekler, uçma yetenekleriyle de göz doldururlar. Fakat
bu uçuşları öncesinde insanların bilmediği çok detaylı bir hazırlık
dönemi geçirirler.
Kelebeklerin uçmak için vücut ısılarının en az 28 °C olması gerekir.
Fakat genel olarak vücut ısıları düşük olan bu canlılar, insanı
şaşkınlığa sürükleyecek ısınma teknikleriyle ısılarını arttırırlar.
Bunun için güneş ısısını kullanan kelebekler öncelikle bu seçimleriyle
bizi düşünmeye teşvik ederler. Neden başka bir ısı kaynağı değil
de güneş? Güneşin, ihtiyaçları olan ısıyı onlara sağlayacağını nereden
biliyorlar? Bu ısıyı sağlamak için onları yakıp kavuracak bir ateşin
etrafında da şuursuzca toplanabileceklerken, onlar için hiçbir tehlike
taşımayan ve gerekli ısıyı onlara kolaylıkla sağlayabilecek güneş
enerjisini tercih etmeleri bizi herşeyin yaratıcısı ve koruyucusu
olan Allah- u Teala'ya yöneltmektedir. Bir insan için vücut ısısının
arttığı veya düştüğünü anlamak, ancak teknik aletlerle mümkün olurken,
toplu iğne başı büyüklüğünde bir beyin hacmine sahip olan bu kelebeklerin,
otomatik olarak 28°C lik bir ısıyı hesaplamaları, bu ısıya ulaşmak
için de kendilerini güneş ısıyıyla ısıtmaları oldukça düşündürücüdür.
Colias türü kelebekler, güneş ışınlarının vücutlarına yatay geleceği
uygun bir yere konup kanatlarını, vücutlarının arka kısmı açıkta
kalacak şekilde, sırtlarına doğru eğerler. Böylece, açıkta kalan
kısımlara gelen ısı, vücutlarını uçmaları için gereken sıcaklığa
getirir. Vücut ısılarının 40 °C nin üstünde çıkması halinde ise,
yatay olan vücutlarını, kendi eksenleri etrafında çevirerek güneş
ışınlarının paralel geleceği bir konuma getirir ve böylece vücut
ısılarının düşmesini sağlarlar.
Burada büyük bir titizlikle ayarlanmış matematiksel ve fiziksel
hesaplar vardır. Herşeyden önce, bahsettiğimiz canlı avucumuzun
içine alıp kapattığımızda görülmeyecek kadar küçük bir kelebektir.
Ve bu varlık, bir insanın kendi başına teknoloji kullanmadan yapamayacağı
hesapları kolaylıkla yapabilmekte, rahatlıkla uçabilmesi için vücut
ısısının en az 28°C olması gerektiğini bilip, vücudunu güneş ışınlarına
hedef yapmakta, gereken yerlerini istediği kadar ısıttıktan sonra,
oluşan ısı fazlasını da, vücudunun ışınlara olan konumunu değiştirerek,
düşürmektedir.
Yine bu kelebek türünün kanatları üzerinde; ısınması gereken yerlere
yakın bölgelerde siyah noktacıklar bulunmaktadır. Bunların sayısı,
yaşanılan yerler soğudukça artış göstermektedir. Bu noktaları, onların
kanatlarına yerleştiren, onlara ısı toplayı, vücutlarını ısıtmayı
öğreten, herşeyin yaratıcısı olan Rabbimizdir.
Peki bu noktalar neden beyaz, sarı veya mavi değil de siyahtır?
Siyah rengin ısıyı toplama özelliğinin olmasıyla, bu ısıya gerçekten
ihtiyacı olan kelebeklerin kanatlarındaki noktaların siyah olmasının
teknik bir ortaklığı olabilirmi ?
Siyah renge ısı toplama özelliğini verenle, kelebeklerin kanatlarına
bu benekleri yerleştiren aynı iradedir.
Yoksa bir kelebeğin, tüm bu bilgiye sahip olup, kendi türündeki
tüm kelebeklere (tam da olması gereken yerlere isabet edecek şekilde)
o siyah noktaları yerleştirmesi düşünülemez.
Calias kelebeklerinin, soğuk bölgelerde yaşayanlarının, kanatlarındaki
renkler daha fazladır. Bunların hava sıcaklığını bilip, üstündeki
noktaların sayısını arttırması demek, kendi güçleriyle hücre yapılarını
ve genlerini değiştirebilmeleri demektir. Bunu ise değil küçük bir
kelebek, diğer hiçbir canlının yapabilmesi mümkün değildir.
Bu
türden farklı olarak "Pieris" cinsi kelebekler de vücutlarını
ısıtmak için kanatlarını çukur ayna gibi kullanmayı öğrenmişlerdir.
Buraya gelen güneş ışınlarını belli bir odakta toplayıp, vücutlarının
gereken noktalarına bu ısıyı yansıtırlar. Vücut ısıları istedikleri
noktaya ulaşınca da kanatlarını oynatmak suretiyle, sıcaklığı vücudun
diğer kısımlarına aktarırlar.
Tüm bunlar ancak gözdeki ve düşüncedeki ülfeti kaldırdığımızda bizleri
etkiler. Bir kelebeğin ancak çukur ayna pozisyonunda iken güneş
ısısını toplayacağını bilmesi, bunu elde edincede bu ısıyı vücudunun
diğer yerlerine yayması gerektiği bilgisine sahip olması çok büyük
bir olaydır.
Tüm bu olaylar; o küçük hacimli beynin tüm bunları düşünmesi ve
kontrolü altındaki tüm organları bu yönde yönlendirmesi demektir.
Ki bunun imkansızlığı bizleri, tüm bunları bu derece ayrıntılı yaratma
gücüne sahip olan Yüce Rabbimize götürmektedir.
Tek bir kelebeğin, onun tüm kolonisinin, yüzlerce değişik türünün
ve diğer tüm yaratılmış canlıların bu sonsuz Aklın Rahmeti altında
olduğu, kafamızı çevirip baktığımız herşeyde detaylı olarak gözükmektedir.
Fakat bunları ancak kalp gözüyle ve derin bir teslimiyetle bakan
samimi gözler görebilmektedir.

|