Göçebe Atemeleslerin Yaz ve Kış Barınakları

Kainat içerisinde varolan tüm canlılar, Cenab-ı Allah'ın yaratışının ne denli mucizevi ve hayranlık verici olduğunu bizlere göstermektedir. Doğada yaşam süren herhangi küçük bir canlı dahi incelendiğinde, büyük bir ölçü, sanat ve akıl ile karşılaşılır. İşte bu yüzdendir ki, Kur'an-ı Kerim insanları etraflarındaki olayları incelemeye, Cenab-ı Allah'ın bunlar üzerinde tecelli eden ayetlerini görmeye davet etmektedir.
Cenab-ı Allah'ın yaratmadaki üstünlüğünü ve kudretini gösteren örneklerle dolu olan yeryüzünde, olağanüstü bir düzen göze çarpmaktadır. Öyle ki doğada hayat süren her canlı varlık, Allah'ın kendilerine verdiği mucizevi sayılabilecek özelliklerle insanda hayranlık uyandırmaktadır. Nitekim gözle görülemeyecek kadar küçük bir bedene sahip olan ve "Atemeles" adı verilen böcek türlerinin göstermiş oldukları yetenekler de, Cenab-ı Allah'ın sonsuz gücü ve sanatının büyük bir göstergesidir.

Atemeles böcekleri, kendilerine bütün bir yıl içinde kalacakları bir yuva seçerken oldukça titiz davranırlar. Öyle ki bu böcekler, kendi yuvalarını kendileri inşa etmek yerine genellikle başka böceklerin yuvalarında misafir olurlar. Özellikle yiyecek bakımından oldukça zengin olan karınca yuvalarını tercih eden Atemelesler, bu yuvalar arasından da kendileri için en ikramkar olabilecek iki karınca yuvası tespit ederler. Ancak özenle seçilen bu yuvaların her ikisinde de bütün bir sene boyunca sürebilecek kapasitede olan bir yiyecek bolluğuna rastlanmaz. Bu yüzden de bu böcekler, yaz ayından kışa geçiş aşamasında hayli ilginç bir yolculuk sergilerler.

Öncelikle, bütün bir yaz ayını, ormanlık bölgelerde yaşayan "Formica karıncaları"nın yuvalarında konaklayarak geçiren Atemelesler, kışın geldiğini anladıklarında, yaz boyunca içinde yaşadıkları bu yuvadan hemen ayrılırlar. Yapılan bu hummalı göç hazırlıklarının elbetteki belli bir sebebi vardır. Bunun nedeni, kış aylarında Formica karıncalarının yuvalarında bir gelişim ve çoğalma dönemine rastlanmaması, buna bağlı olarak da yuvaya gelen yiyecek akışının oldukça azalmasıdır. Ne var ki bu küçük böcekler, gelecek yaz ise yine aynı yuvaya dönmeyi de ihmal etmezler. Çünkü Formica karıncaları için her yaz ayı üreme dönemi olduğundan, besin depolama işlemi burada eskiden olduğu gibi yine oldukça fazlalaşacaktır. İşte bu yüzden Atemeles böcekleri de, kendilerine bütün bir kış boyunca beslenebilecekleri bir başka karınca yuvası bulmak ve buraya yerleşmek zorundadırlar. Bu böceklerin kışın ikamet edecekleri yeni mekanları ise yeşil ve otluk bölgelerde bulunan "Myrmica karıncaları"nın yuvalarıdır. Atemeleslerin etraflarında daha yüzlerce karınca kolonisi varken özellikle Myrmicaları seçmeleri elbetteki bir tesadüf değildir. Özenle seçilen bu yuvanın özelliği, içinde yaşayan murmicaların bütün bir kış ayını kulukça dönemi olarak geçirmeleri, buna bağlı olarak da yuvanın besin kaynağı bakımından oldukça büyük bir zenginliğe sahip olmasıdır. Kaldı ki Atemeles böceklerinin göç ettikleri otluk bölgede, birçok karınca yuvası bulunmakta ve her bir tür, kendi kolonilerine has, sayısız özellikler göstermektedir.

Hiç şüphesiz bu küçük böceklerin Myrmica karıncalarının yaşadıkları yerleri, kendilerine barınabilecekleri en uygun yuva olarak seçebilmeleri için, öncelikle çevrelerindeki diğer yüzlerce karınca kolonilerini tek tek incelemeleri, onların yaz ve kış ayları boyunca geçirecekleri çoğalma dönemlerini saptayabilmeleri ve tüm bunlar arasından kendileri için besin bakımından en zengin koloniyi tespit edebilmeleri gerekmektedir. Kaldı ki bu mekanda yaşayan bütün karınca yuvalarının mevsimlere göre değişen yaşantıları, atemeleslerin bu koloniler hakkında birçok bilgiye hakkıyla vakıf olmalarını da zorunlu kılmaktadır. Nitekim Atemelesler, sanki karıncalar üzerinde geniş çaplı bir araştırma yapmışçasına hareket ederek, onların çoğalma dönemlerinde yuvalarına oldukça fazla yiyecek sağladıklarını da bilebilmektedirler. Elbetteki sayılan tüm bu ihtimaller, bu ayrıntıları düşünebilecek bir akla ve iradeye sahip olmayan küçücük bir canlı için kesinlikle mümkün değildir. Cenab-ı Allah'ın ilhamı sonucu yapılan bu kusursuz seçim, bu küçük hayvanlar üzerinde tecelli eden sonsuz ilmi ve aklı da bizlere göstermektedir.

Ne varki yapılan göç esnasında ilk bakışta Atemeles böceklerinin bu yuvalara giderken ve dönerken yollarını bulmada hayli zorlanmaları gerekmektedir. Halbuki atemelesler, bu konuda da hiçbir zorluk çekmezler. Çünkü ziyaret edecekleri karınca yuvalarını bulabilmek için, Cenab-ı Allah'ın kendilerine bahşettiği özel bir yeteneği kullanırlar. Kış ayını içinde geçirecekleri yeni yuvaları otluk ve yeşillik bir alanda bulunduğundan, bu yuvayı bulmada güneş ışığı onlar için mükemmel bir kılavuzdur. Ancak bu hayvanlar, her ne kadar ışığın yoğun olarak geldiği tarafa yönelseler de, yine onları burada başka bir problem daha beklemektedir. O da, Myrmica karıncalarının bulundukları ortamda, onların diğer karınca yuvalarından ayırt edilmesi işlemidir. Gözle görülemeyecek kadar küçük olan bu hayvanların nasıl olup da hiç zorlanmadan yüzlerce karınca kolonisi arasından Myrmicaları bulabildiği ise çok büyük bir iman delilidir. Nitekim Atemeles böcekleri, Myrmica karıncalarının çevreye yaydıkları çok özel bir koku sayesinde onları bulabilmektedirler. Öyle ki bu böcekler, etraflarına yayılan yüzlerce koku varken tüm bunların arasından yalnızca kendileri için besin kaynağı olan karınca kolonisinin salgıladığı kokuyu ayırt edebilmektedirler. Bu küçük hayvanların koku alma organları bu kadar hassas mıdır ki, çevrelerindeki binlerce çiçeğin, ağacın ve hayvanın kokusuna rağmen, toprak altında yaşayan tek bir karınca sürüsünün salgıladığı kokuyu seçebilmektedir. İnsan gibi gelişmiş bir canlı dahi, etrafındaki birçok kokuyu tanımakta hayli zorlanırken, kendisinden kat kat daha küçük bir canlı, doğada inanılmaz bir yetenek sergilemekte ve bu özelliğiyle insanları Cenab-ı Allah'ın yaratışındaki mucizeviliği tefekkür etmeye davet etmektedir.

Kaldı ki tüm bunların yanında, yaz-kış yuva değiştiren bu hayvanların her iki karınca türü tarafından da kabul edilmeleri ve bu yuva ortamlarına rahatça adapte olabilmeleri, üzerinde tefekkür edilmesi gereken başlı başına bir diğer iman delilidir. Yapılan uzun araştırmalar sonucu Atemeleslerin karıncalara karşı mükemmel bir "adaptasyon" yöntemi uyguladıkları ortaya çıkmıştır. Nitekim bu küçük böcekler, bünyelerinde ürettikleri çok güçlü kimyasal bir salgıyı, ziyaret ettikleri karıncalara karşı kullanırlar. Karıncalar üzerinde özellikle "sakinleştirici" bir etki yapan bu salgı, gerçekten de bu özelliği ile insanı hayrete düşürmektedir. Çünkü Atemeles böceklerinin bu ilacı karıncalara karşı kullandıklarında, karıncaların bünyelerinde ne tip bir etki yapacağını önceden bilebilmeleri gerekmektedir. En gelişmiş kimya laboratuarlarında bile bu etkiyi yapabilecek bir ilaç üretmek için gece-gündüz çalışan birçok bilimadamının yaptıkları onca masrafa karşılık, bu küçük hayvanlar, akla durgunluk verecek şekilde böyle bir maddeyi vücutlarında kolayca sentezleyebilmektedirler. Elbetteki karıncalara karşı vücutlarında yaratılan bu salgıyı kullanabilme fikri de, beraber yaşadıkları karıncaların bünyelerinde bu salgının güçlü bir etkisinin olması da büyük bir iman hakikatidir.

İnsan akıl ve vicdan gözüyle ertafındaki tüm canlılara baktığında, Cenab-ı Allah'ın tüm varlıklar üzerindeki sonsuz kudretini, gücünü ve ilmini görecektir. Açıktır ki son derece kompleks bir yapıya ve çalışma sistemine sahip olan milyonlarca canlı türü, O'nun eşsiz ilmi ve sanatı ile yaşam bulmaktadır.